Emekli Çalışanların Primleri ve Haklı Fesih Koşulları
Emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden bireylerin sosyal güvenlik sistemindeki durumu, özellikle prim ödemeleri ve hak kayıpları konusunda pek çok soruyu beraberinde getiriyor. Ahmet Kıvanç, Habertürk okurlarının bu alandaki sorularını yanıtlayarak önemli detayları açıkladı.
Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) Nedir?
Emekli olmasına rağmen aynı iş yerinde çalışmaya devam edenler için yatırılan primler, normal sosyal güvenlik primleri değil, Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) olarak adlandırılıyor. Bu prim, adından da anlaşılacağı üzere sosyal güvenlik sistemini desteklemek amacıyla yapılan bir kesinti niteliğinde.
Emekli çalışanların ödediği SGDP'yi toplu para olarak geri almaları mümkün değildir. Ayrıca, bu primin emekli aylığına herhangi bir katkısı bulunmuyor. SGDP'nin tek faydası, olası bir iş kazası veya meslek hastalığı durumunda ortaya çıkıyor. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünü yüzde 10 ve üzerinde kaybedenlere, iş göremezlik geliri bağlanıyor ve bu gelir, kayıp devam ettiği sürece ödenmeye devam ediliyor.
Emekliler ve Genel Sağlık Sigortası (GSS)
Emekliler, EYT kapsamında olsun ya da olmasın, çalışsalar da çalışmasalar da Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödemek zorunda değiller. Emekli olan her birey, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden ücretsiz sağlık hizmeti alma hakkına sahip. Dolayısıyla, ödenen SGDP'nin emeklilerin sağlık hizmetlerinden faydalanması üzerinde herhangi bir etkisi bulunmuyor.
SGK'ya Yanlış Meslek Kodu Bildirimi ve Haklı Fesih
İş Kanunu'nun 24. maddesi, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümlerine veya iş sözleşmesi şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi durumunda, işçiye iş akdini derhal feshetme hakkı tanıyor. Bu durum, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı kabul ediliyor.
İşçinin kazancının SGK'ya eksik bildirilmesi, gelecekte emekli aylığının düşük bağlanmasına yol açabileceğinden, bir anlamda ücretin eksik ödenmesi sayılıyor. Bu nedenle, kazancın eksik bildirilmesi haklı fesih sebebi olarak değerlendirilebiliyor. Ancak, bu hakkın kullanılması için belirli süreler bulunuyor:
- Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle iş akdini derhal fesih hakkı, bu davranışın öğrenildiği günden itibaren 6 iş günü içinde kullanılmalı.
- Derhal fesih hakkı, her durumda fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz.
Özetle, işveren meslek kodunu yanlış bildirse bile brüt ücret tam olarak bildirilmişse haklı fesih yapılamıyor. Eksik bildirim sonrasında düzeltme yapılmışsa ve 6 günlük süre aşılmışsa, derhal fesih hakkı kullanılamıyor. Ancak, işverenden yazılı talepte bulunulmasına rağmen düzeltme yapılmazsa, ihbar sürelerine dikkat edilerek haklı fesih yapılabiliyor.
Eksik Prim Günleri ve Borçlanma İmkanları
Prim günü eksik olan bireylerin borçlanma yapabilme imkanları sınırlı. Erkekler askerlik, kadınlar doğum borçlanması yapabiliyor. Bunların yanı sıra, yurt dışı borçlanması, memurların aylıksız izin süreleri, doktora veya tıpta uzmanlık öğrenim süreleri, avukatlık staj süreleri, hekimlerin fahri asistanlık süreleri için de borçlanma mümkün. Ancak, eksik günler için topluca borçlanma hakkı bulunmuyor.
Kısmi emeklilikten yararlanmak isteyenler için ise belirli şartlar aranıyor. İlk defa sigortalı çalışmaya 8 Eylül 1999 tarihinde başlayanların SSK (4/a) statüsünde kısmi emeklilik hakkından yararlanabilmesi için 15 yıl sigortalılık, 3600 prim günü ve yaş şartı (kadınlarda 58, erkeklerde 60) gerekiyor.
Doğum İzin Sürelerindeki Değişiklik
Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda kabul edildi. Teklif, genel kurulda görüşüldükten sonra yasalaşacak ve Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek.
Komisyonda yapılan önemli bir eklemeye göre, kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 16 haftalık doğum izni süresi dolup işe dönmüş, ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreç henüz tamamlanmamış olanlara 8 haftalık ilave doğum izni verilecek. Bu durum, yeni düzenlemenin geriye dönük olarak da fayda sağlayabileceğini gösteriyor.



