TCMB'nin Yeni Anketi: Hanehalkı Enflasyon Beklentisi %48.81 ile Piyasanın Çok Üzerinde
Ekonomide vatandaşın nabzını tutmak, para politikasının başarısı için hayati önem taşıyor. Hanelerin ve şirketlerin davranış kalıplarını anlamadan, sadece finans piyasalarını yönlendirmeye çalışarak para politikasını etkin bir şekilde yönetmek mümkün değil. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da bir süredir bu gerçeğin farkında olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Para Politikasının Sanatsal Kısmı: Beklenti Yönetimi
Para politikasının en kritik unsurlarından biri, hiç şüphesiz beklenti yönetimidir. Hatta para politikasının sanatsal bir yönü varsa, bu kesinlikle beklenti yönetimidir. Uzun yıllar boyunca merkez bankaları, beklenti yönetiminde neredeyse yalnızca finans piyasalarını dikkate aldılar. Bu durum, birçok uzman tarafından ciddi bir hata olarak değerlendiriliyor. Ancak bu yaklaşım, çoğu merkez bankası için bir hatadan ziyade ideolojik bir tercihti.
Oysa ana hedefi fiyat istikrarını sağlamak olan bir kurumun, öncelikle haneleri ve şirketleri ikna etmesi gerekiyor. Çünkü mal ve hizmet fiyatlarının belirlenmesinde en etkili iki aktör onlardır. Haneler, tüketimde neyi, ne kadar ve nasıl alacağına karar veren tarafken; şirketler ise talebi ve maliyetleri göz önünde bulundurarak fiyatlama yapan taraftır. Finansal piyasalar bu denklemde elbette önemsiz değildir, ancak enflasyon açısından asıl belirleyici olan aktörler haneler ve şirketlerdir.
Merkez Bankalarının Değişen Yaklaşımı
Merkez bankaları, bu gerçeği ancak 2008 küresel finansal krizinin ardından tam anlamıyla idrak edebildi. İletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte daha fazla insanın ve şirketin sosyal medyaya yönelmesi, politika yapıcıların konuya bakışını da derinden etkiledi. Koronavirüs salgını sırasında yaşanan üretim sıkıntıları ve fiyat artışları ise ayrı bir dönüm noktası oldu. Son yıllarda merkez bankaları, hanehalkı ve şirket beklentilerini çok daha fazla dikkate almaya başladı. En azından bu kesimlere yönelik daha kapsamlı ölçümler ve saha çalışmaları yapma eğilimine girdiler.
TCMB'nin Hanehalkına Yönelik Çalışmaları
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da bu alanda önemli adımlar atıyor. Reel Sektöre İktisadi Mercek (RESİM) çalışması, bu bağlamda yürütülen değerli çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor. TCMB, sadece reel sektör tarafını değil, son bir iki yıldır hanehalkı tarafını da daha yakından takip etmek için çaba gösteriyor. Bu kapsamda, "Hanehalkı Beklenti Anketi" isimli saha çalışması daha nitelikli bir hale getirildi.
Bu saha çalışmasının güncellenmiş versiyonunun ilk sonuçları bu hafta kamuoyuyla paylaşıldı. Buna göre, hanelerin 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri %48.81 olarak açıklandı. Bu oran, piyasa katılımcılarının beklentisi olan %22.10'un oldukça üzerinde seyrediyor. Bu sonuç aslında sürpriz değil. ABD'den Yeni Zelanda'ya kadar birçok ülkede benzer bir eğilim gözlemleniyor. Çünkü hanelerin enflasyon beklentilerinde, geçmiş enflasyon deneyimleri ve satın alma gücündeki değişimler çok daha belirleyici oluyor. İnsanlar, piyasa profesyonelleri gibi karmaşık tahmin modelleri geliştirerek hareket etmiyor. Dolayısıyla hanehalkı beklentilerinde seviyeden ziyade trende ve farklı gruplar arasındaki ayrışmalara bakmak gerekiyor.
Beklentilerdeki Demografik Ayrışma
Anket sonuçları, kadınların enflasyon beklentilerinin erkeklere kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Çarşı ve pazar işlerini genellikle kadınlar yürüttüğü için, onların beklentilerinin bir tık daha kötümser olması normal karşılanıyor. Gelir gruplarına bakıldığında ise, asgari ücret ve altı gelire sahip olan hanelerin enflasyon beklentisi %49.5 iken, iki asgari ücret ve üzeri gelir grubunun beklentisi %46 seviyesinde kalıyor.
Haneler, önümüzdeki dönemde fiyatların en çok gıda ile yakıt ve enerji grubunda artacağını düşünüyorlar. Kira ise enflasyon beklentilerinde üçüncü sırada yer alıyor. Önümüzdeki aylarda daha fazla veri biriktikçe, bu anket üzerinden çok daha derinlikli analizler yapmak mümkün olacak. "Hanehalkı Beklenti Anketi"ne yönelik yapılan iyileştirmeler, kıymetli bir adım olarak değerlendiriliyor. TCMB'nin hanelere yönelik çalışmalarını daha da artırması bekleniyor.
Ekonomik Güven Endeksi 11 Ayın Zirvesinde
Ekonominin nabzını tutan bir diğer önemli gösterge olan 'Ekonomik Güven Endeksi'nde de olumlu gelişmeler yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Şubat 2026 verilerine göre, güven endeksi Mart 2025'ten bu yana ilk defa 100'ün üzerine çıkarak 'iyimser' bölgeye geçiş yaptı. Alt kırılımlara bakıldığında, reel sektörün güven derecesinin tarihsel ortalamanın üzerine çıktığı görülüyor. Tüketici güven endeksi ise tarihsel ortalamasının hafif altında seyretmeye devam ediyor.
Tüketici tarafındaki alt verilerde dikkat çeken bir gelişme var. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklenti seviyesi, Mayıs 2023'ten sonraki en yüksek değerine ulaşmış durumda. Beklentilerdeki bu iyimser havayı koruyabilmek, 2026 yılı için çok önemli bir sınav olacak. Enflasyonun düşmesi ve ekonomide işlerin daha iyiye gitmesi için, öncelikle haneleri buna inandırmak gerekiyor.



