Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Merkezin Güncesi blog sayfasında yayımlanan kapsamlı bir analizle hanehalkı enflasyon beklentilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Banka uzmanları Furkan Höçük, Ahmet Bilal Kurtoğlu ve ekonomist Halil İbrahim Korkmaz tarafından hazırlanan "Hanehalkı Enflasyon Beklentileri ve Hissedilen Enflasyon" başlıklı çalışma, beklentilerin dinamiklerini küresel örneklerle karşılaştırmalı olarak inceliyor.
Hanehalkı Beklentileri Yapısal Olarak Yüksek
Analizde, hanehalkı enflasyon beklentilerinin dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de yapısal bir şekilde mevcut enflasyonun ve diğer ekonomik aktörlerin beklentilerinin üzerinde seyrettiği vurgulanıyor. Son on yıllık döneme ait anket sonuçları, hanehalkının 12 ay sonrası için enflasyon beklentisinin genel olarak mevcut enflasyon düzeyinin oldukça üzerinde kaldığını ortaya koyuyor. Bu fark, enflasyonun tek haneli seviyelerde seyrettiği yıllarda dahi belirgin bir şekilde kendini gösteriyor.
Ekonomik Aktörler Arasında Beklenti Farklılıkları
Çalışmada, farklı ekonomik kesimlerin enflasyon beklentileri arasında önemli ayrışmalar olduğuna dikkat çekiliyor:
- Reel sektör beklentileri enflasyonun altında veya üstünde olabilmekle birlikte daha yüksek bir korelasyon sergiliyor.
- Piyasa katılımcıları ise dezenflasyon öngörüsü ile manşet enflasyondan daha düşük seviyelerde beklenti oluşturuyor ve enflasyondaki oynaklıklara en az tepkiyi veriyor.
- Hanehalkı beklentileri ise en yüksek hata payına sahip olarak öne çıkıyor ve enflasyonun ortalama 10 puan üzerinde kalıyor.
Özellikle enflasyonun daha yüksek ve oynak seyrettiği son yıllarda, hanehalkı beklentileri ile gerçekleşen enflasyon arasındaki farkın daha da açıldığı belirtiliyor.
Küresel Benzerlikler ve Hissedilen Enflasyonun Rolü
Analiz, hanehalkı ve diğer ekonomik aktörlerin enflasyon beklentilerindeki farklılaşmanın sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede de gözlemlendiğini ortaya koyuyor. Örneğin, enflasyonun uzun süre yüzde 2 veya altında seyrettiği ülkelerde dahi hanehalkı beklentilerinin yüzde 10 düzeylerinde olabildiği ifade ediliyor.
Bu ayrışmanın temel nedenleri arasında hissedilen enflasyon öne çıkıyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hissedilen enflasyon ile enflasyon beklentilerinin oldukça yakın düzeylerde olduğu vurgulanıyor. Bu durum, mevcut enflasyon ile beklentiler arasındaki önemli farkın büyük ölçüde hissedilen enflasyondan kaynaklandığını gösteriyor.
Türkiye'de Hissedilen Enflasyonun Belirleyicileri
Türkiye özelinde yapılan incelemeler, hanehalkı enflasyon beklentilerinin şekillenmesinde belirli harcama kalemlerinin kritik rol oynadığını ortaya koyuyor:
- Gıda ve enerji gibi düzenli harcama kalemleri küresel olarak öne çıkarken, Türkiye'de bu kalemlere olan hassasiyet genel olarak daha yüksek seviyelerde.
- Kira enflasyonu, uzun süredir manşet enflasyonun üzerinde seyretmesi nedeniyle hanehalkı beklentilerinde etkili bir rol oynuyor.
Hissedilen enflasyonu en fazla etkileyen kalemlerdeki fiyat artışları ile manşet enflasyon arasındaki farkın açılması, hanehalkı beklentilerini yukarı yönlü baskılıyor.
İletişimin Önemi ve Gelecek Beklentileri
Analizde, hanehalkının enflasyon beklentilerini oluştururken bilgi edinme kaynaklarının da önemli olduğu belirtiliyor. Türkiye'de televizyon ve radyonun yanı sıra sosyal medyanın da etkili bir mecra olduğu ifade ediliyor. Bu durum, TCMB'nin farklı kanallar kullanarak yürüttüğü iletişim faaliyetlerinin dezenflasyon süreci açısından taşıdığı önemi bir kez daha vurguluyor.
Merkez bankası hakkındaki bilgi ve farkındalığın enflasyon beklentileri ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu biliniyor. Bu nedenle, ekonominin tüm kesimleriyle etkin iletişimin sürdürülmesi, beklentilerdeki iyileşmenin istikrarlı şekilde devamı için kritik önem taşıyor.
Para Politikası ve Beklentilerde İyileşme Öngörüsü
Analizin sonuç bölümünde, para politikasındaki sıkı duruşun devamı ile birlikte düşecek enflasyon eşliğinde, hanehalkı beklentilerinin iyileşmeyi kademeli bir şekilde sürdürmesinin beklendiği ifade ediliyor. Bu süreçte, hem beklentilerin seviyesinin hem de eğiliminin yakından takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Özetle, TCMB'nin analizi, hanehalkı enflasyon beklentilerinin yapısal olarak yüksek seyretmesinin altında yatan nedenleri detaylı bir şekilde incelerken, etkin iletişim ve sıkı para politikasının bu beklentilerin olumlu yönde evrilmesinde kilit rol oynayacağına işaret ediyor.