Hazine ve Maliye Bakanlığı, iç borçlanma kapsamında gerçekleştirdiği iki ayrı tahvil ihalesiyle piyasalardan önemli bir kaynak sağladı. 13 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen ihaleler sonucunda, toplam 89 milyar 775,9 milyon lira tutarında borçlanmaya gidildi. Bu hamle, hazinenin finansman ihtiyacını karşılamak için iç piyasalara yöneldiğini gösterdi.
TLREF'e Endeksli 4 Yıllık İlk Tahvil İhracı
İlk ihale, Hazine'nin 4 yıl (1456 gün) vadeli ve 6 ayda bir kupon ödemeli yeni bir borçlanma aracının piyasaya sunulmasına sahne oldu. TLREF endeksli bu devlet tahvilinin ilk ihracında, dönemsel faiz oranı %18,77 olarak belirlendi. İhaleye yönelik talep oldukça yüksekti.
Nominal tekliflerin 79 milyar 609 milyon liraya ulaştığı bu ihalede, nominal satış 29 milyar 589 milyon lira, net satış ise 29 milyar 392,8 milyon lira olarak kayıtlara geçti. İhalede, kamu kesiminden gelen 22,1 milyar liralık teklifin tamamı karşılanırken, piyasa yapıcılarından gelen 76,8 milyar liralık yüksek teklifin bir kısmı kabul edildi ve bu kesime 23 milyar liralık satış yapıldı.
10 Yıllık Sabit Kuponlu Tahvilin Yeniden İhracı
İkinci ihalede ise daha uzun vadeli bir borçlanma aracı öne çıktı. 10 yıl (3521 gün) vadeli, 6 ayda bir %15,03 kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin yeniden ihracı gerçekleştirildi. Bu ihalede basit faiz oranı %27,24, bileşik faiz oranı ise %29,09 seviyesinde gerçekleşti.
Bu ihalede nominal teklifler 11,4 milyar lira civarındaydı. Nominal satış 5,7 milyar lira, net satış ise 6,8 milyar lira olarak hesaplandı. Kamudan teklif gelmeyen bu ihalede, tüm talep piyasa yapıcılarından geldi. Piyasa yapıcılarından alınan 20,8 milyar liralık teklifin bir bölümü kabul edilerek, bu kesime 8,5 milyar liralık satış yapıldı.
Piyasalar İçin Önemli Bir Finansman Adımı
Gerçekleştirilen bu iki ihale, Hazine'nin iç borçlanma yolunu etkin bir şekilde kullandığını ortaya koydu. Farklı vade ve faiz yapılarındaki araçlarla hem kısa-orta hem de uzun vadeli yatırımcı kitlesine hitap edildi. TLREF endeksli tahvilin ilk ihracı, enflasyon endeksli araçlara olan ilgiyi ölçmek açısından da dikkat çekiciydi.
Toplamda yaklaşık 89,8 milyar liralık bu borçlanma operasyonu, devletin finansman ihtiyacını yerli kaynaklardan karşılama stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Piyasaların her iki ihalede de gösterdiği yüksek talep, yatırımcıların devlet tahvillerine olan güveninin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.