Japonya Merkez Bankası Faiz Artışına Hazırlanıyor: Tarihi Kararın Detayları
Japonya Merkez Bankası Faiz Artışına Hazırlanıyor

Japonya Merkez Bankası (BoJ), uzun yıllardır sürdürdüğü olağanüstü gevşek para politikasında tarihi bir dönüşümün eşiğinde. Bankanın, Mart ayında yapacağı politika toplantısında negatif faiz politikasından çıkışı resmen değerlendirmeye hazırlandığı bildiriliyor. Bu adım, dünyanın en büyük ekonomilerinden birinin maliyetini on yıllardır görülmemiş bir değişime işaret ediyor.

Negatif Faiz Dönemi Sona mı Eriyor?

Japonya Merkez Bankası, 2016 yılından bu yana uyguladığı negatif faiz politikasını gözden geçiriyor. Banka, bu süre zarfında kısa vadeli politika faizini -0.1% seviyesinde tutarak ekonomiyi canlandırmayı ve deflasyonist baskıları kırmayı hedeflemişti. Ancak, son dönemde artan enflasyon ve ücret baskıları, politika yapıcıları farklı bir yöne doğru itiyor.

BoJ Başkanı Kazuo Ueda liderliğindeki banka, Mart ayının 18-19 tarihlerinde gerçekleşecek politika toplantısında bu konuyu masaya yatıracak. Uzmanlar, bankanın ilk adım olarak negatif faiz oranını sıfıra çekebileceğini, ardından da yavaş yavaş faiz artışlarına geçebileceğini öngörüyor. Bu süreç, Nisan ayında başlayacak olan yeni mali yıl öncesinde kritik bir zamanlamaya denk geliyor.

Kararın Ardındaki Ekonomik Göstergeler

Japonya'da %2.4 seviyesinde seyreden temel enflasyon oranı, bankanın uzun vadeli hedefini sürekli olarak aşıyor. Daha da önemlisi, ülkedeki büyük şirketlerle yapılan ücret görüşmelerinde, işçiler lehine yaklaşık %5.3'lük bir ücret artışı sağlandı. Bu oran, otuz yıldan uzun bir süredir görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.

Bu iki faktör – kalıcı enflasyon ve güçlü ücret artışları – Japonya Merkez Bankası'na, ekonomik döngüyü değiştirecek bir hamle için gerekli güveni sağlıyor. Banka, deflasyon hayaletinden nihayet kurtulduğuna ve sürdürülebilir bir fiyat istikrarı dönemine girdiğine kanaat getirmiş görünüyor.

Küresel Piyasalar İçin Ne Anlama Geliyor?

Japonya'nın faiz artırımı yoluna girmesi, sadece yerel bir gelişme olmanın çok ötesinde etkilere sahip. Dünyanın en büyük alacaklılarından biri olan Japonya'daki sermaye, yıllardır düşük getiriler nedeniyle yurtdışındaki daha yüksek getirili varlıklara yönelmişti. Faizlerin yükselmesi, bu sermayenin bir kısmının ülkeye geri dönmesine neden olabilir.

Bu durumun başlıca sonuçları şunlar olabilir:

  • Japon Yeni'nin değer kazanması: Daha yüksek getiri beklentisi, yatırımcıları Yen'e çekerek para birimini güçlendirebilir.
  • Küresel tahvil piyasalarında dalgalanma: Japon yatırımcıların yurtdışı tahvillerden çekilme ihtimali, özellikle ABD ve Avrupa borç piyasalarında satış baskısı yaratabilir.
  • Bölgesel rakipler üzerinde baskı: Japonya'nın para politikasını sıkılaştırması, Çin gibi diğer Asya ekonomilerinin politika manevra alanını etkileyebilir.

Sonuç olarak, Japonya Merkez Bankası'nın beklenen hamlesi, on yıllardır süren ucuz para çağının sonuna işaret eden önemli bir kilometre taşı olacak. Mart ayındaki toplantı, sadece Japonya için değil, tüm küresel finansal sistem için yeni bir dönemin başlangıcını temsil edebilir. Piyasalar, BoJ'nin ileteceği mesajı ve faiz normalleşme sürecinin hızını dikkatle takip ediyor.