Ticaret Bakanlığı Tavuk İhracatını Durdurdu: Sektör Uzun Vadede Fiyat Artışı Uyarısı Yapıyor
Tavuk İhracatı Durduruldu: Uzun Vadede Fiyatlar Artabilir

Ticaret Bakanlığı Tavuk İhracatını Durdurdu: Sektörden Uzun Vadeli Fiyat Artışı Uyarısı

Ticaret Bakanlığı, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde tavuk eti fiyatlarına üreticilerin yüzde 15 zam yapması üzerine önemli bir karar aldı. Bakanlık, tavuk ihracatını durdurarak yurt içi arzı artırmayı ve tüketiciyi korumayı hedefliyor. Ancak sektör temsilcileri, bu geçici ihracat yasağının orta ve uzun vadede fiyatları artırabileceğine dikkat çekiyor.

İhracat Yasağının Kısa ve Uzun Vadeli Etkileri

Sektör temsilcileri, ihracatın durdurulmasının kısa vadede fiyat artışlarını dizginleyebileceğini kabul ediyor. "Tavuk ihracatının durdurulması, üretimin yurt içinde kalmasını sağlayarak arzı artırabilir ve fiyat artışını baskılayabilir" ifadesi kullanılıyor. Ancak bu tek başına yeterli bir çözüm değil. Geçmiş dönemlerde limon, zeytinyağı ve yumurta gibi ürünlerde uygulanan ihracat yasaklarının etkisinin sınırlı kaldığı hatırlatılıyor.

Üreticilerin zarar görmesi durumunda üretimin düşebileceği ve uzun vadede daralan arzla birlikte fiyatların artma eğilimine girebileceği vurgulanıyor. Çoğu sektör temsilcisi, ihracat yasaklarının tek başına etkili bir fiyat kontrol aracı olmadığını, üretim politikaları, destekler ve ithalat dengesi gibi araçların birlikte devreye alınması gerektiğini savunuyor.

Ramazan Döneminde Fiyat Dalgalanmaları ve Sektörün Durumu

Türkiye'de tavuk sektörü, büyük ve yerleşik bir yapıya sahip olarak biliniyor. Yıllık üretim artarken, Ramazan gibi talebin arttığı dönemlerde fiyat artışı daha belirgin hale gelebiliyor. İhracat sınırlamaları ve iç talepteki dalgalanmalar, sektörün üretim ve satışlarında baskıya neden olabiliyor.

İhracat yasağının bazı üreticilere zarar verdiği belirtiliyor. Döviz ve üretim maliyetlerinin yüksek olduğu bu dönemde, sektörün rekabet gücünün korunmasının önemine değiniliyor. Türkiye, tavuk eti üretiminde dünyada sekizinci sırada yer alıyor. Kanatlı sektörü, yüzde 100'ü kayıt altında olan ve tamamen kendi imkânlarıyla büyüyen bir sektör olarak öne çıkıyor.

Üreticilerden Alternatif Çözüm Önerileri

Üreticiler, ödüllendirilmesi gereken bir sektörün bu kararla cezalandırıldığını ifade ediyor. "70'li yıllarda küçükbaş kırmızı ette ihracatçı iken, şimdi ithalatçı ülke olduk. İthalat açılınca o dönem yüzde 5 olan açığımız şimdi yüzde 20'lerin üzerine çıktı. Şimdi aynı şeyi kanatlıda yapmamak lazım" uyarısı yapılıyor.

Yapılması gerekenin, üreticiyi ön planda tutarak ihracat ve ithalatın serbest bırakılması olduğunu savunan üreticiler, ihracatta fon veya ek vergi konulmasının daha makul bir çözüm olacağını dile getiriyor. Ton başına yüzde 5 ila yüzde 10'luk bir verginin daha dengeli bir yaklaşım olabileceği belirtiliyor.

Bu restleşme sonucunda zayıf halkalardan birkaç oyuncunun sektör dışına çıkabileceği öngörülüyor. Üretici sayısının azalması ve üretimin düşmesi durumunda fiyatların bugünkünün iki katına çıkabileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Maliyetler ve Sektördeki Konsolidasyon

Tavuk etinde fiyatın tabana oturduğu, üreticilerin zararına mal satmak zorunda kaldığı ifade ediliyor. Talebe göre fiyat yansıtmanın bir süre sonra dengeyi bulacağı savunuluyor. Talep fazla olunca fiyatın yükselmesi durumunda, üreticinin kazandığı parayı sektöre ve yatırıma yönlendireceği vurgulanıyor.

Şu anda bütün pilicin maliyeti Türkiye'de 77-80 lira aralığında seyrediyor. Yeni girdi maliyetleri ile bu rakamın 83-84 liraya çıktığı, üreticinin toptan satış fiyatının ise 87-88 lira olduğu belirtiliyor. Türkiye'de 5'i büyük olmak üzere 20'ye yakın beyaz et üreticisi bulunuyor. Bugüne kadar 30'a yakın firmanın sektörden çıktığı, son 5 yıl içinde ise iki büyük üretici firmanın yabancılara satıldığı bilgisi paylaşılıyor.

Banvit'in dünyanın en büyük kanatlı et üreticisi BRF firması tarafından satın alınması, sektördeki konsolidasyon trendini gözler önüne seriyor. Sektörde anlatılan bir anekdotta, BRF yetkililerinin rekabete aykırılık cezası kesildiğinde "Niye bu ceza kesildi? Biz anlaşmalı fiyat uyguluyorsak niçin zarar ediyoruz?" şeklinde bir değerlendirme yaptığı aktarılıyor.