Türkiye'nin Jeo-Ekonomik Konumu Küresel Krizlerde Fırsat Yaratıyor
Türkiye; Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya'yı birleştiren stratejik coğrafi konumu, liman, demiryolu ve karayolu altyapısındaki güçlü yatırımları sayesinde, dünyada yaşanan ekonomik dalgalanmalarda öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Pandemi döneminde ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri altında, uluslararası tedarik zincirlerinde yaşanan kesintiler, Türkiye'yi alternatif bir üretim ve tedarik merkezi olarak konumlandırıyor.
"Yakın Tedarik" Eğilimi Türkiye'ye Yönelimi Hızlandırıyor
Özellikle İran'daki gerilimlerin uzaması halinde, "yakın tedarik" (nearshoring) eğiliminin güçlenmesi bekleniyor. Bu durum, Avrupa ve bölge ülkelerinin Türkiye'ye olan ilgisini daha da artırabilir. Organize sanayi bölgeleri, nitelikli iş gücü ve gelişmiş yan sanayi ağı sayesinde Türkiye, hızlı bir şekilde ölçeklenebilen bir üretim üssü olarak öne çıkma potansiyeli taşıyor.
Bu gelişmeler, yalnızca kısa vadeli bir talep artışına işaret etmiyor, aynı zamanda Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki rolünü kalıcı olarak güçlendirebilecek bir fırsat sunuyor. İran-ABD-İsrail hattındaki çatışmaların ticari etkileri, özellikle tekstil sektöründe şimdiden hissedilmeye başlandı. Uzak Doğu'dan ham madde temininde yaşanan zorluklara rağmen, sektörün bu krizi fırsata dönüştürebilecek üretim ve pazarlama kapasitesine sahip olduğu değerlendiriliyor.
İhracatçılar: "Talepler Türkiye'ye Kayıyor"
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 4. Dönem Başkanı İsmail Gülle, savaşın etkisiyle tekstil sektöründe talebin değiştiğine dikkat çekti. Gülle, Asya'dan yapılan alımların geçici olarak durması nedeniyle, uluslararası talebin Bangladeş gibi düşük maliyetli ülkelerden Türkiye'ye yönelmeye başladığını açıkladı.
Mal teslimindeki aksaklıklar sebebiyle talebin Türkiye ve Mısır'a yönlendirildiğini belirten Gülle, pandemi döneminde de benzer bir şekilde siparişlerin Çin'den Türkiye'ye kaydığını hatırlattı. "Savaşın uzamasına bağlı enerji fiyatlarındaki artışın tetiklediği küresel enflasyon, uzun vadede ülkemiz lehine sonuçlar doğurabilir" ifadelerini kullandı.
Türkiye Güvenilir Bir Tedarik Merkezi Olma Yolunda
İsmail Gülle, Türkiye'nin artan lojistik ve enerji maliyetlerini etkin bir şekilde yönetmesi halinde önemli bir avantaj elde edebileceğini vurguladı. Deniz, kara ve hava yolu ulaşımında sorun yaşanmaması sayesinde, yerli firmaların bölgeye sevkiyatını sürdürdüğünü belirten Gülle, bu durumun hem ihracat potansiyelini artıracağını hem de Türkiye'yi güvenilir bir tedarik merkezi haline getireceğini dile getirdi.
Gülle, tekstil sektörüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Uzak Doğu’da sipariş iptalleri görülüyor ve bazı talepler Türkiye’ye yönlendirilmeye başlandı. Mevcut gelişmeler ilk bakışta olumsuz görünse de tekstil ve hazır giyim açısından önemli fırsatları beraberinde getiriyor."
30 milyar doların üzerindeki ihracat potansiyeline sahip sektörün bu süreci iyi değerlendireceğini ifade eden Gülle, enflasyonun gerileme eğiliminde olduğu bu dönemde, kur baskısına rağmen rekabetçiliğin sürdüğünü vurguladı. Benzer fırsatların diğer sektörler için de geçerli olduğunu ve Türkiye'nin üretim gücünün yeniden öne çıktığını sözlerine ekledi.



