Zeytinyağı İhracatçısı AB'den Adil Kota Talebinde Bulunuyor
Zeytinyağı İhracatçısı AB'den Adil Kota İstiyor

Türk Zeytinyağı Sektörü AB'nin Sembolik Kotasına Tepkili

İki sezondur ihracatta yaşanan daralmayla mücadele eden Türk zeytinyağı sektörü, doğru rekolte tespiti ve Avrupa Birliği'nden alınacak adil bir kota ile ihracattaki tıkanıklığı aşmayı planlıyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen "Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması"nda sektörün geleceği masaya yatırıldı.

"100 Tonluk Kota Üretim Kapasitemizle Bağdaşmıyor"

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, yaptığı açıklamada Avrupa Birliği pazarında karşılarına çıkarılan sembolik 100 tonluk kotanın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Uygun, "Bu kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle kesinlikle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika'daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye'ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık örneği teşkil etmektedir" dedi.

Uygun, beklentilerinin bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamı olduğunu belirterek, "Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa'daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Rekolte Tespitinin Önemi ve Gıda Milliyetçiliği

Başkan Uygun, sektörün öngörülebilirliğini sağlamanın başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı olduğunu belirterek, "Bu öngörülebilirliği sağlamanın temeli; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor" şeklinde konuştu.

İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç ise dünya ekonomisinin hassas bir dönemden geçtiğini, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığını vurguladı. Kılıç, "Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamalar getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz" dedi.

Tarım Sektöründeki Büyüme ve Destekler

Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç, 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatının 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıkladı. Kılıç, "2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu" diye konuştu.

İhracatçılara sağlanan desteklere de değinen Kılıç, "2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor" bilgisini paylaştı.

Buluşma ve Ödül Töreni

Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması kapsamında "Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri" ve "Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları" başlıklı iki panel düzenlendi. Panellere İspanya ve Türkiye'den uzmanlar katılarak değerlendirmelerde bulundu.

Buluşma sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği "Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni" gerçekleştirildi. Etkinliğe çok sayıda sponsor firma destek verdi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması