Türkiye Ekonomisinde Büyümenin Lokomotifi İnşaat Sektörü Oldu
Türkiye ekonomisinin 2025 yılındaki büyümesine en büyük katkıyı, konut üretimi, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımları sayesinde inşaat sektörünün sağladığı belirtildi. Sektör temsilcileri, bu ivmenin 2026 yılında da devam etmesini beklediklerini açıkladı.
İnşaat Sektöründe Rekor Büyüme
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,6 büyüdü. Bu performansla Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ekonomisi en hızlı büyüyen ilk 3 ülke arasında yer aldı.
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'yı (GSYH) oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2025'te inşaat sektörünün bir önceki yıla göre yüzde 10,8 büyüdüğü görüldü. Geçen yıl en yüksek büyümenin inşaat sektöründe gerçekleştiği kaydedildi.
Sektör temsilcileri, bu verilerin inşaat sektöründeki artan ivmeyi bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, konut üretimi, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarındaki hareketlenmenin ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını vurguladı.
Çarpan Etkisiyle Ekonomiyi Canlandırıyor
Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, büyümeye en çok katkı sunan sektörlerin başında inşaatın geldiğini belirtti. Çekici, "Bu gelişme, sektörün yeniden büyümenin ana taşıyıcılarından biri haline geldiğini açıkça gösteriyor" dedi.
Çekici, inşaat sektörünün çarpan etkisine dikkat çekerek şunları söyledi: "İnşaat, yalnızca kendi üretimiyle değil, çimento, demir-çelik, seramik, cam, boya, mobilya, lojistik, mimarlık ve mühendislik, finans, sigorta ve gayrimenkul hizmetleri gibi çok geniş bir ekosistemi aynı anda harekete geçiriyor. Bu nedenle inşaattaki ivmelenme sanayiden hizmetlere, istihdamdan vergi gelirlerine kadar ekonominin birçok kalemine yayılıyor."
İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısının son bir yılda 1,8 milyondan 2 milyona yükseldiğini kaydeden Çekici, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarının kamu-özel sektör işbirliğiyle üretim kapasitesinin ve tedarik zincirinin canlı kalmasına katkı verdiğini ifade etti.
Sürdürülebilirlik İçin Finansman Şart
Neşecan Çekici, inşaatın büyümeye katkısının bu yıl da devam etmesini beklediklerini belirterek, ivmenin sürmesinin finansal koşullara bağlı olduğunu vurguladı. Çekici, bu yıl konut tarafında nitelikli, doğru lokasyona sahip ve gerçek talebe hitap eden projelerin öne çıkacağını söyledi.
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz da inşaat sektörünün geçen yıl yüzde 10,8 büyüyerek ekonomiye en yüksek katkıyı sağlayan sektörlerin başında gelmesinin, sektörün çarpan etkisini ve stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Yılmaz, özellikle deprem bölgesinde yürütülen kapsamlı yeniden inşa sürecinin dünyaya örnek teşkil edecek ölçekte olduğunu vurgulayarak, inşaat sektörünün yalnızca konut üretimi anlamına gelmediğini, demir-çelikten çimentoya, seramikten cam ve mobilyaya kadar yaklaşık 250 alt sektörü doğrudan etkilediğini anlattı.
2026'da İvmenin Korunması Mümkün
Ziya Yılmaz, geçen yıl yakalanan ivmenin 2026'da korunup korunamayacağının, sadece iç talep dinamiklerine değil, küresel ekonomik gelişmelere ve yakın coğrafyadaki jeopolitik sürece de bağlı olacağını belirtti. Yılmaz, Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesi ve dinamik konut talebi sayesinde potansiyelini koruduğunu söyledi.
Geçen yıl ruhsat sayılarında yaşanan artışın üretimde ivmelenmeye dönüşmesi için arsa ve finansman politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Konut ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde kamu planlı arsa üretmeli ve bu arsalar üretim şartlı ve maliyeti dengeleyecek bir modelle geliştiricilere sunulmalı. 2026'da ivmenin korunması mümkündür ancak bunun için planlı arsa politikaları ile erişilebilir finansman mekanizmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Türkiye Güvenli Liman Olarak Öne Çıkıyor
İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, 2025 büyümesine en büyük katkıyı inşaat sektörünün vermesinden gurur duyduklarını belirterek, "Bu yıl çok daha iyi olacak. Bölgemizde olumsuzluk ve sıkıntı olmasını asla istemeyiz ancak tüm dünya gördü ki bu bölgede en güvenli liman Türkiye. Ülkemizin kıymeti yeniden anlaşılıyor. Bu nedenle 2026 yılının 2025'ten daha iyi olacağını düşünüyoruz" dedi.
Keçeli, Türkiye'deki altyapı yatırımlarının her zaman sürdüğünü ifade ederek, önceki yıllarda konut üretiminde yaşanan durgunluğu da son dönemlerde üzerlerinden attıklarını söyledi. Bu yıl yeni ruhsat sayılarındaki artışın konut üretiminin devam edeceğini gösterdiğini belirten Keçeli, talebin yüksek olması nedeniyle arzı artırmaya mecbur olduklarını, bunun da otomatik olarak büyümeyi getireceğini kaydetti.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de Türkiye ekonomisindeki büyümenin bu yıl da sürmesi için inşaat dışı alanların da devreye girmesi gerektiğini belirterek, bu durumun ekonomik büyümenin kalitesini artıracağını, istihdamı ve verimliliği destekleyeceğini söyledi.
