Kadir İnanır'ın Vefatını Duyan Türkan Şoray Fenalaştı! Acı Haberle Sarsıldı
Kadir İnanır'ın Vefatını Duyan Türkan Şoray Fenalaştı

Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır, zatürreye bağlı solunum sıkıntısı sebebiyle tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybetti. Bu acı kayıp, tüm Türkiye'yi ve sanat dünyasını derin bir yasa boğdu. Haberi alan Türkan Şoray ise bu kaybın acısına dayanamadı.

Acı Haber Sonrası Türkan Şoray Fenalaştı

Kadir İnanır'ın vefat haberi, tüm ülkede derin bir sarsıntı yarattı. Yalnızca beyazperdede sergilediği eşsiz oyunculuğuyla değil, aynı zamanda toplumun her kesiminde uyandırdığı saygıyla da milyonların gönlünde taht kuran unutulmaz aktörün bu vedası, sanat dünyasında yeri asla doldurulamayacak devasa bir boşluk bıraktı.

Ancak vefat haberinin en çok sarstığı isimlerin başında, şüphesiz ki İnanır'ın sinemadaki en ikonik partneri olan Türkan Şoray geliyordu. İddialara göre, usta aktris bu kahreden haberi bir telefonla öğrendi. Görüşme esnasında acı gerçeği duyan Şoray'ın büyük bir şok yaşadığı, aniden fenalaştığı ve gözyaşları içinde kalarak telefon konuşmasına devam edemediği öne sürüldü.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Orhan Gencebay: 'Onun da Kısmeti Bu Kadarmış'

Sanat dünyasını yasa boğan vefatın ardından gelen taziye mesajları arasında, uzun yıllar birlikte çalıştığı yakın dostu Orhan Gencebay'ın sözleri dikkat çekti. Gencebay, duyduğu derin üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: 'İnanacağı gelmiyor insanın, onun da kısmeti bu kadarmış. Bu dünyada herkes bir görev yapar, o da görevini çok iyi yaptı. Allah rahmet eylesin. 1970'lerin başından beri tanıdığım birisiydi. Uzun süre beraber çalıştık. Son zamanlarda ziyaretine gidemediğim için çok üzüldüm.'

Sabah Gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ ise usta aktörün ardından Türk sinemasındaki büyük boşluğa dikkat çekerek şunları söyledi: 'Kadir İnanır'la beraber Türk sinemasında bir devir kapandı. Yeşilçam'ın ilk yıllarından itibaren jön olarak adlandırabileceğimiz son ismi uğurluyoruz. Yeri doldurulamayacak bir sanatçıyı kaybettik. Kaybı gerçekten çok büyük. Türk milleti onu arayacak ama geride bıraktığı eserlerle her zaman hatırlanacak.'

Ünal Küpeli: 'Tam Bir Sanat Adamıydı'

Ünlü yönetmen Ünal Küpeli de Kadir İnanır'ın insani yönlerine ve karakterine vurgu yaparak dostunu şu sözlerle andı: 'Dürüst, mert, asla dedikodu yapmayan tam bir sanat adamıydı. Bonkördü, eli açıktı, herkes ile dosttu. Hayatı boyunca kimse ile sorunu olmazdı.'

Vefat haberinin ardından hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan yeğeni Levent İnanır, sanatçının son dönemlerine dair önemli bilgiler paylaştı. Kadir İnanır'ın son 8 yıldır üst üste son derece ağır sağlık sorunları yaşadığını belirten Levent İnanır, amcasının bu süreçte eşine az rastlanır bir direnç gösterdiğini, ancak nihayetinde vücudunun ve kalbinin yorgun düştüğünü ifade etti. Sanatçının yıllar önce kurduğu, 'Ben bir gün öldüğümde Türkiye'de bütün evlerden cenaze kalkacak' cümlesini hatırlatan yeğeni, vefatın ardından telefonların hiç susmadığını ve bu büyük kaybın tüm ülkede derinden hissedildiğini vurguladı.

Hülya Koçyiğit ve Nebahat Çehre'den Duygusal Paylaşımlar

Hülya Koçyiğit, yakın dostunun vefatının ardından; 'Mert yüreği, açık sözlülüğü, arkadaşlarına verdiği değer, o güzel bağı her zaman layık olduğu şekilde taşıyabilmek... Bence o Türkiye'de etkili bir iz bıraktığını düşünüyorum. Gelecek nesiller de onu bu yönüyle hatırlayacaklar. Kadir'in şarkı, türkü söyleyebileceğini hiç tahmin etmezdim, bilmezdim. Bir adadan bir adaya kayıkla geçmemiz gerekiyordu. O arada bu başladı türkü söylemeye. 'Sen şarkı da söyleyebiliyor muydun?' diye şaşırdım. 'Elbette söylerim. Bugüne kadar fırsat mı oldu?' dedi. Fikri neyse açık açık söyler, gerekirse karşı tarafla münakaşa da ederdi' dedi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Nebahat Çehre, 'Bazı vedalar sadece bir insanı değil, bir dönemi de alıp götürür.. Birlikte paylaştığımız yıllar, aynı karelere sığan anılar ve geride bıraktığın izler hiç silinmeyecek. Seni daima sevgiyle ve özlemle hatırlayacağız. Işıklar içinde uyu' ifadelerini kullandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Ünlü sanatçı Ajda Pekkan, taziye mesajında 'Büyük bir değeri daha kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim.. Sinemamıza kattığınız unutulmaz eserler, zarafetiniz ve bıraktığınız iz daima yaşayacak. Anılarımızda ve kalbimizde her zaman çok özel bir yeriniz olacak. Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine başsağlığı dilerim. Mekanınız cennet olsun' ifadelerini kullandı.

Kadir İnanır'ın Sinema Kariyeri ve Ödülleri

Türk sinemasında canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan usta oyuncu Kadir İnanır, yaklaşık yarım asrı aşan kariyerinde Yeşilçam'ın unutulmaz isimleri arasında yer aldı. Aynı zamanda yönetmen ve senaristlik yapan sanatçı, Mehmet ve Rukiye İnanır çiftinin çocuğu olarak 15 Nisan 1949'da Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. Kalabalık ailesinin son çocuğu olan Kadir İnanır, 14 kardeşin en küçüğüydü. İlkokul ve ortaokulu Fatsa'da okuyan İnanır, bu yıllarda okul gösterilerinde sahne alarak oyunculuk yeteneğini sergiledi.

Daha sonra yatılı olarak Haydarpaşa Lisesi'nde öğrenim gören İnanır, Türkiye'nin ilk gazetecilik okulu olan Gazetecilik Halkla İlişkiler Yüksekokulu'nda mezun oldu. Bugünkü adı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan, 1966-1967 döneminde Fındıkzade'deki binasına taşınan ve özel teşebbüs olarak kurulan İstanbul Özel Gazetecilik Okulu, 1971 yılında devletleştirilerek İstanbul Gazetecilik Yüksekokulu ismini aldı. Sanatçı, 1960'lı yılların sonunda Ses Dergisi'nin düzenlediği 'Sinema Artisti Yarışması'nda finale kaldı. 1968'de düzenlenen Saklambaç gazetesinin 'Fotoroman Artisti Yarışması'nda birinci oldu.

Sinemaya 'Yedi Adım Sonra' Filmiyle Adım Attı

Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 1968'de 'Yedi Adım Sonra' adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya adım atan usta oyuncu, ilk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği 'Kara Gözlüm' filminde Türkan Şoray'la başrolleri paylaştı. Bu filmden sonra Türk sinemasının erkek yıldızları arasına giren Kadir İnanır, zamanla daha nitelikli filmlere yöneldi. Kariyerinde Atıf Yılmaz, Ömer Kavur, Şerif Gören, Memduh Ün, Erdoğan Tokatlı ve Melih Gülgen'in arasında olduğu usta sinemacılarla çalıştı.

Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Cüneyt Arkın, Ahmet Mekin, Tarık Akan ve Adile Naşit'le de filmlerde rol alan İnanır'ın Şoray'la başrollerini paylaştıkları yapımlar izleyiciler tarafından yoğun ilgi gördü. Türk sinemasının efsane ikilisi olarak gösterilen Türkan Şoray ve Kadir İnanır, kamera karşısına birlikte geçtikleri 11 unutulmaz sinema filminde rol aldı. İkilinin Ahmet Mekin'le başrollerini paylaştıkları 'Selvi Boylum Al Yazmalım' filmi, Yeşilçam'ın başyapıtları arasında gösterildi. Yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın üstlendiği bu kült eser, Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un 'Kırmızı Eşarp' adlı romanından sinemaya uyarlandı.

200'e Yakın Filmde Rol Aldı

Yaklaşık 200'e yakın sinema filminde rol alan İnanır, '5. Altın Koza Film Festivali'nde başrolünü Filiz Akın'la paylaştığı 'Utanç' (1973) adlı filmle 'En İyi Erkek Oyuncu' seçildi. Başrollerini Fatma Girik, Serpil Çakmaklı, Nur Sürer, Erdal Özyağcılar ile paylaştığı 1985 tarihli 'Yılanların Öcü' adlı filmle ise 1986'da Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülünün sahibi oldu. İnanır, 1990'da 'Medcezir Manzaraları' adlı film ile de '3. Ankara Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu' dalında ödüle değer görüldü. 40. Siyad Türk Sineması Ödülleri'nde 'Onur Ödülü' ve 37. Antalya Film Şenliği'nde 'Yaşam Boyu Onur Ödülü' aldı. Kariyerinde ayrıca birçok ödüle sahip olan usta oyuncu, 2000'de Sinan Çetin imzalı 'Komser Şekspir' adlı filmle izleyiciyle buluştu. Uzun bir aradan sonra da 2003'te 'Gönderilmemiş Mektuplar' adlı filmde Türkan Şoray'la yeniden bir araya geldi. Uzun yıllar birbirine yakıştırılan ikili, bu filmle de büyük ilgi topladı. İnanır, 2005'te ise Memduh Ün ve Tunç Başaran'ın yönettiği, Fatma Girik ile birlikte başrollerini paylaştığı, 'Sinema Bir Mucizedir' adlı yapımda oynadı. Oynadığı filmlerin içeriği konusunda da etkili olan İnanır, genellikle onurlu, özverili ve güçlü erkek tiplerini canlandırdı.

En Uzun Soluklu Dizisi 'Marziye' Oldu

Sanatçının en uzun soluklu dizisi, TGRT'de yayınlanan ve Gülben Ergen'le başrollerini paylaştığı 'Marziye' adlı yapım oldu. Dizi, 1998 ile 2000 yılları arasında toplam 65 bölüm olarak ekranlara geldi. Kadir İnanır, 1995-1996 yılları arasında Kanal D ekranlarında yayınlanan ve halkın sorunlarını gündeme taşıyan 'Böyle Gitmez' isimli televizyon programının sunuculuğunu yaptı. Yapım, bir dizi değil, toplumsal aksaklıkları ve sorunları işleyen bir haber ve tartışma programı niteliğindeydi. Reklam filmlerinde de oynayan, sosyoloji, ekonomi ve siyasetle de ilgilenen İnanır, hiç evlenmedi. Sanatçı, aynı zamanda Türk sinemasının usta oyuncusu olmasının yanı sıra kariyeri boyunca 2 filmde yönetmenlik koltuğuna oturdu. 1991 yapımı 'Ah Gardaşım' adlı dram türündeki filmin ve 1992 tarihli 'Savcı' adlı dizinin hem yönetmenliğini hem de başrolünü üstlendi.

Son Olarak 2019'da 'Kapı' Filminde Rol Aldı

İnanır, son olarak 2019'da Midyatlı Süryani bir ailenin dramını ve köklere dönüş hikayesini anlatan sinema filmi 'Kapı'da başrolde yer aldı. 2012'nin şubat ayında bel fıtığı nedeniyle ameliyatı olan İnanır, hemen ardından akciğerlerinde görülen bir tümör nedeniyle yeniden bir ameliyat daha oldu. Sanatçı, 3 Nisan 2013'te AK Parti Hükümeti tarafından açıklanan ve barış sürecini yönetecek olan 63 kişilik 'Akil Adamlar' listesine Akdeniz Bölgesi'nden girdi. İnanır, 11 Şubat 2018'de rahatsızlanması üzerine hastaneye kaldırıldı. Beynine pıhtı atması (emboli) nedeniyle acil ameliyata alınan İnanır, daha sonra 24 Mart 2024'de Beykoz'daki evinde inme geçirdi ve bilinci kapalı şekilde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi'nde ameliyat edildi. Usta sanatçının hayatı, yönetmen Hüseyin Karabey tarafından 'Kuzeyden Gelen Adam' başlığıyla belgesel olarak da hazırlandı. Yaklaşık 13 yıllık bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen yapım, 44. İstanbul Film Festivali'nde izleyiciyle buluştu. Kadir İnanır'ın ayrıca rol aldığı dizi ve filmler arasında 'Kuzey Rüzgarı', 'İzmir Çetesi', 'İpsiz Recep', 'Kardelen', 'Kırık Ayna', 'Derman Bey', 'Elveda Katya', 'Son Cellat', 'Aşk Ölümden Soğuktur', 'Tatar Ramazan Sürgünde', 'Fırat', 'Üç Arkadaş', 'Kara Gün', 'Aslanlar Kükreyince', 'Dağların Kartalı', 'Ankara Ekspresi' ve 'Dertli Gönlüm' yer alıyor.