Kosova'nın Boşnak Köylerinde Asırlık Gelin Makyajı Geleneği Yaşatılıyor
Kosova'da Asırlık Gelin Makyajı Geleneği

Kosova'nın Boşnak Köylerinde Asırlık Gelin Makyajı Geleneği Yaşatılıyor

Kosova'nın güneyindeki Prizren şehrine bağlı Boşnak köylerinde, gelinlere uygulanan yüz boyama geleneği asırlardır yaşatılmaya devam ediyor. Bu kadim uygulama, nazardan korunma inancıyla birlikte kültürel bir miras olarak nesilden nesile aktarılıyor.

Geleneğin Son Temsilcilerinden Aziza Sefitagic

Yerli ve yabancı araştırmacıların yoğun ilgi gösterdiği bu geleneğin son temsilcilerinden biri olan Aziza Sefitagic, gelin makyajı yapmayı kayınvalidesinden öğrendiğini belirtiyor. 70'li yaşlarında olan Sefitagic, geleneği tanıtmak için dünyanın çeşitli ülkelerini gezdiğini ifade ediyor.

"Yaşlılığımda da geleneği sürdürüyorum çünkü kaybolmak üzere. Ben uzun yıllar devam etmesini isterim. Bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Bayrağı gelinime devretmek istiyorum, Avustralya'da benimleydi, ona da öğrettim, o devam ettirsin ben de bırakmayı düşünüyorum" diye konuşan Sefitagic, bu kültürel mirası korumanın önemine vurgu yapıyor.

Renklerin Sembolik Anlamları ve Tarihsel Kökenler

20 yıldır turizm sektöründe çalışan Medisa Sagdati Karavidaj, bölgenin gelenek ve kültürünü tanıtma faaliyetlerinde aktif rol alıyor. Sagdati Karavidaj, gelinlerin yüz boyama geleneğinin Prizren’e bağlı köylerdeki Boşnaklar tarafından yüzyıllardır sürdürüldüğünü belirtiyor.

Kuzey Makedonya ve Bulgaristan’da da benzer geleneklerin olduğunu, ancak boyama teknikleri ve biçimlerin farklılık gösterdiğini dile getiriyor. Düğün günü gelinin yüzünün sabah saatlerinde boyanmaya başlandığını anlatan Sagdati Karavidaj, şu bilgileri paylaşıyor:

"Farklı renkler kullanılır ve her rengin bir anlamı vardır, genellikle mavi, kırmızı, altın ve beyaz renkleri kullanılır. Farklı kültürlerde yaşam döngüsü anlamına gelen daireler çizilir, etrafına noktalar yapılır, onlar da çekirdek, yeni bir şeylerin başlangıcını temsil eder."

Geleneğin Anlamı ve Uygulama Süreci

Gelinin yüzünün boyanmasının taşıdığı anlamlara dikkat çeken Sagdati Karavidaj, bu uygulamanın genç bir kızın evliliğe adım attığını simgelediğini söylüyor. Ayrıca, eski zamanlarda nazara karşı korunma amacıyla da yapıldığına inanıldığını ekliyor.

Şans, mutluluk ve çocuk sahibi olma gibi aileden geline yönelik temennilerin yüzüne renkler ve sembollerle çizildiğini kaydeden Sagdati Karavidaj, bu geleneğin Kosova’ya Perslerden gelmiş ya da Paganizm döneminden kalmış olabileceğini ifade ediyor.

Gelin makyajının ortalama 2 saat sürdüğünü belirten Sagdati Karavidaj, süreci şöyle anlatıyor:

  • Gelin sabah ailesiyle 'son kahvaltısına' oturur ve geleneksel yüz boyama başlar.
  • Bu işlem iki saat sürer, ardından gelin geleneksel kıyafetlerini giyer ve ağzına bir şeker verilir.
  • Gelin bu andan sonra kendi evine veda eder. Damat evine gidene kadar yemek yemez, konuşmaz ve yüzünü sabit tutar.
  • Arkadaşları ve ailesi tarafından veda şarkıları söylenir, gelinin bu anda ağlamaması gerekir. Ağlaması hem boyamanın bozulmasına neden olur hem de kötü şans getireceğine inanılır.
  • Sonra damat atla gelini almaya gelir. Gelinin boyalı yüzü örtülür, damat evine gelince yüzü açılır ve yüzündeki boya bozulmuş mu diye kontrol edilir.

Geleneğin Geleceği ve Koruma Çabaları

Tüm köy halkının görmesi için gelinin herkesin görebileceği bir yere oturtulduğunu dile getiren Sagdati Karavidaj, yüz boyaması bozulmamışsa gelinin güçlü ve çalışkan olacağına inanıldığını sözlerine ekliyor.

Kalkınma ve Kültürel Yaygınlaştırma için Eğitim (EDUCO) Derneği temsilcisi Elmedina Shkurti Haxhifazliu ise geleneğin yaşatılması ve tanıtılması için çaba gösterdiklerini vurguluyor. Prizren Yıllık Turizm ve Misafirperverlik Konferansı kapsamında, Sefitagic’in katılımıyla interaktif bir atölye çalışması gerçekleştirdiklerini belirtiyor.

Geleneğin oldukça uzun bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Sagdati Karavidaj, zamanla bu geleneğin köyden köye, kıyafetten kıyafete değişiklik gösterdiğini söylüyor. Örneğin, Donje Ljubinje’de her yıl bu geleneksel düğünler yapılırken, modaya daha çok ayak uydurulduğunu, renklerde farklılıklar olabileceğini ancak diğer köylerin geleneği olduğu gibi korumaya çalıştığını ekliyor.