Funda Karayel: Ruh Halimiz Sosyal Medyada İki Uç Arasında Savruluyor
Ruh Halimiz Sosyal Medyada İki Uç Arasında Savruluyor

Ruh Halimiz Sosyal Medya Akışında İki Uç Arasında Gidip Geliyor

Funda Karayel, günümüz insanının duygusal durumunu mercek altına alıyor. Bir gün Punch adlı maymuna ağlayan, ertesi gün Yaren Leylek'e sarılan toplumun ruh halinin nereye gittiği sorusunu gündeme getiriyor.

Punch Maymunu ve Yaren Leylek: Duygusal Kutuplaşmanın Sembolleri

Punch'ın kimsesizliğini oyuncak bir maymunla gidermeye çalışması ve sürekli diğer maymunlar tarafından dışlanması, sosyal medya kullanıcılarını derinden üzdü. Her defasında peluşuna sarılarak kendini sakinleştirmeye çalışan bu maymunun hikayesi, izleyenlerde derin bir empati duygusu uyandırdı. Ardından maymunun bulunduğu ortama uyum sağlaması ve mutlu olması ise herkesi sevindirdi.

Tam bu duygusal dalgalanmanın ardından Yaren Leylek'in hikayesi geldi. İnsanların yüzünde gülümsemeler belirdi, içleri ısındı. Aynı toplum, aynı ekranlar ve aynı hafta içinde yaşanan bu iki olay, modern psikolojimizin iki eksende ilerlediğini gösterdi: Derin bir üzüntü ve ani bir mutluluk.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Duygusal Geçişlerin Yok Oluşu ve Nedenleri

Karayel, bu durumun arasının, geçişinin veya yumuşak inişlerinin olmadığını vurguluyor. Peki neden böyle olduk? Sosyal medyada bir trajediye tanık oluyoruz ve empati kaslarımız sonuna kadar geriliyor. Hemen ardından bir iyilik hikayesi, bir hayvan dostluğu veya pozitif bir video düşüyor önümüze. Ve biz, sanki az önce ağlayan biz değilmişiz gibi seviniyoruz.

Bu durum bir yüzeysellik değil. Daha kötüsü: Aşırı farkındalık yorgunluğu. Eskiden kötülükler uzaktaydı, iyilikler yereldi. Şimdi ise hem kötülük hem de iyilik cebimizde. Bildirimlerle, sesli ve filtresiz bir şekilde geliyor. Beynimiz yas tutmaya da, sevinmeye de zaman bulamıyor. Her duygu yarım kalıyor.

Anlam Arayışı ve Saf Bağların Önemi

Punch maymununa üzülmemiz tesadüf değil. Yaren Leylek'e sevinmemiz de tesadüf değil. Çünkü bu hikayeler bize şunu söylüyor: "Bak, her şey bozulmadı." Bir insanla bir hayvan arasındaki saf bağ, karmaşık ve kirli ilişkilerden yorulmuş zihnimize kısa bir tatil gibi geliyor.

Aslında üzüntünün de mutluluğun da altında yatan aynı sebep var: Anlam arayışı. Üzüntüyle anlam kurmaya çalışıyoruz. Mutlulukla hayatta kalmaya. Farkındalık yorgunluğu, bomboş meraklara da bıraktı kendini.

Yaren Leylek ve Balıkçı Adem Yılmaz'ın Hikayesi

Balıkçı Adem Yılmaz, 24 Şubat'ta gelen leyleği Yaren'in eşi Nazlı leylek zannettiklerini, insanların yanılabildiğini söyledi. Leyleği zayıf ve küçük olduğu için Nazlı'ya benzettiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"O gün bana da ilgi göstermeyince eşi sandım. Fakat bugün sandalıma konarak Yaren olduğunu ispatladı. En erken bu yıl geldi. Şubat'ın 28'inde geldiği bir sene olmuştu ama bu yıl 24'ünde geldi. Gerçekten bizi çok mutlu etti. Köyümüze bu yıl ilk gelen leylek, Yaren. Köyün en yaşlı, en tecrübeli leyleği. Yaren, köyümüzün sembolü, benim de canım, ciğerimdir."

Yılmaz, Yaren'in burada 6 ay kaldığını, Ağustos sonunda yolcu edildiğini, bu sürede 3-4 yavru yaptıklarını ve yavruları büyütüp doğaya saldıktan 15 gün sonra Yaren ve eşinin bölgeyi terk ettiğini anlattı. Ne güzel bir kavuşma, basit mutluluklarımızla mutlu kalsak ya hep.

Seyahat Adabı ve Tampa Havalimanı'nın Pijama Kararı

Karayel, seyahat ederken aşırı şık giyinenleri de anlayamadığını belirtiyor. Üzerinde üç parçalı takım, cebinde mendil olan ancak ortada ne günübirlik bir toplantı, ne iş görüşmesi, ne de konferans olan kişilerin uçağa değil, sanki kırmızı halıya gittiğini ifade ediyor.

Asıl mesele ise pijamalar. Evet, rahatlık önemli ama evde, koltukta, TV karşısında... Havalimanı ise kamusal bir alan. Yani 'her şey serbest alanı' değil. Seyahat etmenin de bir adabı, bir ritüeli, hatta küçük bir şıklığı vardır. Bu şıklık pahalı olmak zorunda değil; ütülü bir tişört, temiz bir sneaker, "Ben evden çıktım" hissi veren bir kombin yeter.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Tam da bu noktada Tampa International Airport'un resmi X hesabından yaptığı açıklama dikkat çekiyor. Önce terliklere savaş açtıklarını söyleyip ardından asıl krizi ilan ettiler: Pijamalar... "Yeterince gördük. Yeterince dayandık. Kapıda yaşanan bu moda acil durumuna son veriyoruz." Karayel, bu açıklamayı sonuna kadar destekliyor ve diğer havalimanlarından da benzer açıklamalar bekliyor.

Tom Hanks ve Lincoln Projesi

Sinema dünyasının iki Oscar ödüllü devi Tom Hanks, Starburns Industries'in imzasını taşıyan hibrit yapım "Lincoln in the Bardo"da, ABD'nin 16. Başkanı Abraham Lincoln'ü canlandıracak. George Saunders'ın 2017 yılında Booker Ödülü kazanan ve New York Times'ın çok satanlar listesinden düşmeyen aynı adlı romanından uyarlanan film, Lincoln'ün iç savaşın gölgesindeki trajik bir dönemine odaklanacak. Tom Hanks'ten nasıl bir Lincoln çıkacağı merakla bekleniyor.