Geçmişin Sade Çocukluğu ve Günümüzün Karmaşık Sorunları
Yazar Yüksel Aytuğ, bir köşe yazısında çocukluk anılarını paylaşarak, geçmişteki basit yaşam tarzı ile günümüzdeki şiddet ve akran zorbalığı sorunlarını karşılaştırdı. Aytuğ, "Biz çocukken akran zorbalığı diye bir şey bilmezdik" diyerek başladığı yazısında, o dönemdeki çocukların kavgalarının bile masum olduğunu vurguladı.
Şiddetin Olmadığı Bir Dünya
Aytuğ, geçmişte çocukların dövüştükten sonra birbirlerinin yanaklarından öptüklerini, sorunları ağabeylerine havale ettiklerini anlattı. "Pompalı" kelimesinin bile sadece lavabo açmaya yarayan bir aleti çağrıştırdığını, bıçakların sadece elma kesmek için kullanıldığını belirtti. Okulların mabet, öğretmenlerin kutsal sayıldığı bir dönemde, silah veya uzun saçla okula girmenin düşünülemez olduğunu ifade etti.
Korku ve saygının dengeli bir şekilde öğretildiğini söyleyen Aytuğ, ödev yapmayan çocukların hem okulda hem evde ceza aldığını, ancak bunun şiddet içermediğini aktardı. Kadın öğretmenlere yumruk atan velilere deli dendiğini, şiddet içeren filmlerin bile çocukları etkilemediğini vurguladı.
Markasız ve Paylaşımcı Bir Yaşam
Yazar, marka takıntısının olmadığı, bisikletlerin bile tüm mahalleyle paylaşıldığı bir çocukluktan bahsetti. Oyun konsolu, cep telefonu veya tablet gibi aletlerin bulunmadığını, çocukların odalara kapanıp ağlamadığını söyledi. Anne terliğinin etkili bir disiplin aracı olduğunu, pedagogluk veya psikiyatrlık yapan ebeveynlerin olmadığını ekledi.
"Bilinenin tam tersini söyleyeceğim: Şimdiki çocuklar çok şanssız!" diyen Aytuğ, günümüzdeki sorunlara dikkat çekti.
Çözüm Önerileri: Yasaklar ve Önlemler
Aytuğ, sorunları çözmek için bir dizi öneri sundu:
- 15 yaşın altına sanal medya tamamen yasaklanmalı.
- Ebeveynler için mahallelerde "Sosyal medya okur yazarlığı kursları" açılmalı.
- Aile Hekimliği sistemine Aile Psikoloğu eklenmeli.
- Okullardaki Rehberlik sistemi güçlendirilerek erken uyarı sistemleri geliştirilmeli.
- Sanal ağlarda dijital huzur timleri görev yapmalı.
- Okullara girişte üst araması ve dedektör kapılar yerleştirilmeli.
- Mafyayı özendiren dizi filmler ve şiddeti normalleştiren programlar kaldırılmalı.
Yazar, sorumluluğu sadece oyunlara yükleyip uyumaya devam etmememiz gerektiğini vurgulayarak yazısını tamamladı.



