Atilla Atasoy, Hülya Koçyiğit'in Programında Samimi İtiraflarda Bulundu
Ünlü müzisyen Atilla Atasoy, her pazar TRT-2 ekranlarında yayınlanan 'Film Gibi Hayatlar' programının yeni bölümünde sunucu Hülya Koçyiğit'in konuğu oldu. Programda sanatçı, müzik serüveninin başlangıcından günümüze kadar uzanan yolculuğunu ve hayatındaki dönüm noktalarını içtenlikle paylaştı.
Müzik Tutkusu ve Aile Baskısı
Müziğe mandolin çalarak başladığını ifade eden Atasoy, öğrenim hayatı boyunca tiyatrodan müzikallere kadar pek çok sanatsal faaliyetin içinde yer aldığını belirtti. Sanatçı, müzik yolculuğunun ilk yıllarını şu sözlerle anlattı:
"Pek çok müzik aleti çalmayı denedim ama telli çalgılara daha yetenekli olduğumu anladım. Kendi kendime deniyordum. Çünkü babam despot bir adamdı, oğlu çalgıcı olsun istemiyordu."
Yüksek Eczacılık mezunu olan Atilla Atasoy, ailesinin beklentileriyle kendi tutkusu arasında sıkışıp kaldığını vurgulayarak, "Babam 'Oku da adam ol, sonra ne istiyorsan yap' demişti. Ankara Radyosu sınavlarına hep ailemden gizli, kaçak girdim" dedi.
İlk 45'lik ve İdealist Gençlik
İlk 45'liği hakkında da konuşan Atilla Atasoy, müziğe duyduğu bağlılığı ve idealizmini dile getirdi. Sanatçı, "O kadar naif ve idealist bir çocuktum ki bu ilkler benim için çok önemliydi. Hep koşturuyorum. Çünkü bir aşk işi" ifadelerini kullandı.
Geçmişe dönük değerlendirmelerinde ise Atasoy, "Geçmişe baktığımda esefle kınadığım hatalarım var. Çünkü kimse bize öğretmedi ki, her şeyi el yordamıyla öğrendik. Çok hatam oldu" açıklamalarında bulunarak, tecrübelerinden ders çıkardığını gösterdi.
Hayatındaki Kırılma Noktaları ve Seyahatlerin Dönüştürücü Gücü
Hayatındaki önemli dönüm noktalarına da değinen Atilla Atasoy, şunları söyledi:
"Gerek sosyal gerek özel hayatımda yaşanan aşklar, hüsranlar, evlilik, boşanma gibi durumların hepsinin bir travması oluyor. Bunların üstesinden yollara düşerek geldim. O yollarda kendim olmanın da kendi hakkımdan gelmenin de yolunu buldum. Dünya vatandaşı oldum."
Gezginler Kulübü üyesi olan Atasoy, yaptığı yolculukların sanatına da ilham verdiğini belirterek, "Bu geziler benim şansım oldu. Kitabı da çıktı, şarkısı da çıktı. Bu bakımdan bu yollar dünyaya daha doğru bir perspektiften bakmamı sağladı" dedi.
Dijitalleşme ve Günümüz Müzik Dünyasına Bakış
Programda, dijitalleşmenin müziğe etkileri de ele alındı. Atilla Atasoy, günümüz müzik dünyasına dair düşüncelerini şu sözlerle paylaştı:
"Ben zaten kalabalık sevmem, dünyanın ücra köşelerinde yalnız kalabilmek için gezgin oldum. Hayata böyle köprüler kurdum. Bu köprüler benim çocuk ruhuma da lunapark oldu. Her dönemin furyası oluyor, sonra da dökülmeye başlıyor. Gençleri çok seviyorum, onlar eğlensinler tabii ama zamanla iyi olanlar ayıklanacaktır."
Atilla Atasoy'un bu samimi açıklamaları, sanatçının hem kişisel hem de mesleki hayatına dair önemli detayları gözler önüne serdi.