Semiha Berksoy'un Sanat Evreni 'Tüm Renklerin Aryası' Sergisinde
Semiha Berksoy'un Sanatı İstanbul Modern'de

Semiha Berksoy'un Çok Yönlü Sanatı İstanbul Modern'de

"Tüm Renklerin Aryası" başlıklı sergi, Türk sanatının çok yönlü ismi Semiha Berksoy'un sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan geniş üretim yelpazesini bir araya getiriyor. Sanatçının opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkiler, 200'ü aşkın yapıt aracılığıyla izleyiciye aktarılıyor. Bu kapsamlı seçki, Berksoy'un kişisel mitolojisini ve sahneyle kurduğu derin bağı tematik bir kurguyla sunarak, Türkiye'deki en kapsamlı Semiha Berksoy sergisi olma özelliğini taşıyor.

Disiplinlerarası Bir Sanat Yolculuğu

Erken dönem desenlerinden sahneye taşıdığı opera temalı resimlerine, otoportre ve portrelerinden çarşaf resimlerine uzanan seçki, sanatçının yaratıcı evrenine ışık tutuyor. Berksoy'un başrolünde yer aldığı operalar, sahne aldığı tiyatro oyunları, yayımlanan öyküsü ve Türkiye'nin ilk sesli filmi "İstanbul Sokaklarında" gibi üretimleri de sergide yer alarak, onun sanat dünyasına yaptığı katkıların kapsamını gözler önüne seriyor. Sanatçının yaşamının dinamizminden beslenen bu yapıtlar, sanatın evrenselliğine dair düşüncelerimizi genişletirken, insan ruhunun yaratıcı gücünü anlamamıza aracılık ediyor.

Flormar'ın Kültür-Sanat Desteği

Renk uzmanlığıyla bilinen Türkiye'nin önde gelen makyaj markası Flormar'ın ana sponsorluğunda izleyiciyle buluşan sergi, markanın kültür-sanata verdiği desteğin önemli bir örneğini oluşturuyor. Flormar CEO'su Tuba Altunterim, Semiha Berksoy'un sanatsal cesareti, heyecanı ve renklere olan tutkusunun markanın değerleriyle güçlü bir bağ kurduğunu ifade ederek, bu iş birliğinin anlamına dikkat çekti.

Küratöryel Yaklaşım ve Sergi Detayları

İstanbul Modern'deki sergi, müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak, küratör Deniz Pehlivaner ve asistan küratör Yazın Öztürk tarafından hazırlandı. Sergi, kronolojik bir anlatı yerine tematik bir kurgu sunarak, Berksoy'un yaşamındaki dönüm noktalarından hareket ediyor. Seçkide şu eserler öne çıkıyor:

  • Sanatçının opera sahnesinden ilhamla ürettiği resimleri
  • Erken dönem desenleri ve annesi Fatma Saime Hanım'ı konu edinen çalışmaları
  • Otoportre ve portreleri ile gündelik kumaşlar üzerine yaptığı çarşaf resimleri
  • 1935'te yayımlanan "Mezardan Gelen Mektup" öyküsünden yola çıkarak hazırlanan özel oda

Sahne atmosferine atıfta bulunan "Kırmızı Oda"nın merkezde yer aldığı sergi, ses kayıtları, görüntüler, efemera ve fotoğraflarla zenginleştirilmiş çok katmanlı bir anlatı sunuyor.

Kadın Sanatçıların Görünürlüğü

İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, serginin basın toplantısında yaptığı konuşmada, müzenin kadın sanatçıların üretimlerini görünür kılma misyonuna vurgu yaptı. Eczacıbaşı, "Semiha Berksoy, Türkiye sanat tarihinde kadın sanatçıların öncülüğünü temsil eden benzersiz bir isim" diyerek, serginin bu anlamdaki önemine işaret etti. Sanatçının kızı, tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy da toplantıda yer alarak, annesinin yaşamına ve sanatına dair değerli paylaşımlarda bulundu.

Semiha Berksoy'un Sanatsal Mirası

1910-2004 yılları arasında yaşayan Semiha Berksoy, Türkiye'nin ilk yüksek dramatik sopranosu, Ankara Devlet Operası'nın baş artisti, ressam, performans, tiyatro ve sinema sanatçısı olarak tanınıyor. Cumhuriyet'in ilk yıllarında çeşitli sanat disiplinlerinde eğitim alan Berksoy, Avrupa'da sahne almış Türkiye'nin ilk kadın opera sanatçısı unvanını taşıyor. 70 yılı aşkın sıra dışı külliyatıyla Modern Türkiye tarihinin öncülerinden biri olarak kabul ediliyor.

Eğitim ve Sosyal Projeler

İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler bölümü, sergi kapsamında çocuklar ve gençler için özel atölyeler düzenliyor. Bu etkinliklerde katılımcılar, Berksoy'un sahne, resim ve müzik alanlarındaki üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı bulacak. Sanatçının çok disiplinli üretimiyle buluşmayı amaçlayan bu programlar, yaratıcı dünyasını yeni kuşaklara tanıtmayı hedefliyor.