Türk mutfağının en köklü ve sevilen tatlılarından biri olan sütlaç, bin yıllık bir mirası günümüz sofralarına taşıyor. Hem lezzeti hem de tarihsel derinliğiyle dikkat çeken bu tatlı, aynı zamanda bir şifa kaynağı olarak biliniyor. Bu yazıda, sütlacın tarihçesini, sağlığa faydalarını ve Hamsiköy usulü mükemmel bir tarifin sırlarını ele alacağız.
Sütlacın Tarihsel Yolculuğu: Göçebelikten Saraylara
Sütlacın kökeni, Türklerin göçebe yaşam sürdüğü dönemlere kadar uzanıyor. Rivayetlere göre, pirinç ve sütün birleşimiyle keşfedilen bu tatlı, İpek Yolu aracılığıyla batıya taşınmıştır. Türkistan coğrafyasının Çin ve Hindistan gibi pirinç kültürünün yaygın olduğu bölgelere komşu olması, bu etkileşimi kolaylaştırmıştır.
Divan-ü Lügatit Türk'teki İzler
Divan-ü Lügatit Türk'te 'Uwa' adıyla anılan bir tatlıdan bahsedilir. Tarifinde, "Pirinç pişirildikten sonra, soğuk suya konur; sonra suyu süzülerek içerisine şeker atılır, soğukluk olmak üzere yenir" ifadeleri yer alır. Bu, sütlacın erken dönemlerdeki varlığına işaret eder.
Saraylarda ve Uluslararası Sofralarda
Sütlaç, 'sütlü aş' veya 'sütlü pirinç' adlarıyla 15. yüzyılda tıbbi kitaplarda ve Kaygusuz Abdal'ın şiirlerinde geçmeye başlamıştır. İtalyan mutfağına da giren bu tatlı, Papa V. Pius'un 1570'deki bir ziyafetinde 'Türk usulü sütlü pirinç' olarak sunulmuştur. Türkiye'de ise saray sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer almış, örneğin İngiliz elçi Lord John Finch'in Edirne Sarayı'ndaki bir ziyafette tadına vardığı kayıtlara geçmiştir.
Sütlacın Sağlığa Faydaları
Sütlaç, sadece lezzetiyle değil, besleyici özellikleriyle de öne çıkıyor. Sütteki B vitaminleri, alkali yapısı ve şekerin mutluluk üzerindeki etkisi sayesinde, mide ve beyin sağlığına katkıda bulunur. Bu nedenle, hem tatlı ihtiyacını karşılamak hem de sağlıklı bir atıştırmalık olarak tüketilebilir.
Hamsiköy Sütlacı: Geleneksel Lezzetin Özü
Hamsiköy sütlacı, sadece pirinçle pişirilmesi ve kıvam verici malzemeler içermemesiyle bilinir. Kısa süreli fırınlanması ve bol fındıkla servis edilmesi, onu diğer tariflerden ayıran özelliklerdir. Tabii ki, yörelere göre değişen tarifler arasında, Hamsiköy usulü özel bir yere sahiptir.
Mükemmel Sütlaç Yapmanın Sırları
- Sütün kalitesi: Hamsiköy sütlacının tadı, kullanılan sütün doğallığı ve tazeliğinden gelir.
- Yumurta sarısı: Yumurta sarısını ayırırken dikkatli olun; beyazı kalırsa sertleşme ve kokuya neden olabilir.
- Pirinç pişirme: Pirinçler iyice yumuşayıp lapa kıvamına gelmeden süte eklemeyin.
- Karıştırma: Süt kaynadıktan sonra çabuk dip tutabilir, bu nedenle sürekli karıştırmak önemlidir.
- Vanilya kullanımı: Toz vanilya yerine birkaç damla vanilya özütü tercih edilebilir, ancak aşırıya kaçmamak gerekir.
- Kap seçimi: Mümkünse toprak kaplar kullanın, fırın tepsisine su ekleyerek kapların hasar görmesini önleyin.
Hamsiköy Usulü Sütlaç Tarifi
Malzemeler
- 1 litre süt
- Yarım su bardağı pirinç
- 1.5 su bardağı su
- 1 su bardağı şeker
- 1 yemek kaşığı un
- 1 yumurta
- 1 paket vanilya
- Yarım çay kaşığı tuz
- 1 çay bardağı su
- Üzeri için: Bol fındık
Yapılışı
- Sütü bir tencerede kaynatmaya başlayın. Aynı anda başka bir tencerede pirinci 1.5 su bardağı su ile pişirin.
- Pirinç lapa kıvamına gelince, kaynayan süte ekleyin ve özleşene kadar kaynatın.
- Şekeri ilave edip 2 dakika daha kaynatın.
- Bir kapta yumurta sarısı, un, 1 çay bardağı su ve tuzu karıştırın.
- Bu karışımı sütlaca ekleyip hızlıca karıştırın, 10 dakika daha kaynatın.
- Vanilyayı ekleyip ocağı kapatın, sütlacı toprak kaselere bölün.
- Fırın tepsisine kaseleri yerleştirin, tepsinin yarısına gelecek şekilde su ekleyin.
- 250 derecede üstü kızarana kadar pişirin, soğuduktan sonra bol fındıkla servis edin.
Bu tarif ve sırlar sayesinde, bin yıllık geleneği evinizde yaşatabilir, lezzetli ve sağlıklı bir sütlaç hazırlayabilirsiniz. Sütlaç, Türk mutfak kültürünün önemli bir parçası olarak, nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor.