Şiddet 'Geliyorum' Diyor: Çocuklardaki Sessiz İmdat Çığlığı Nasıl Duyulur?
Şiddet 'Geliyorum' Diyor: Çocuklardaki Sessiz İmdat Çığlığı

Şiddet 'Geliyorum' Diyor: Çocuklardaki Sessiz İmdat Çığlığı Nasıl Duyulur?

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da peş peşe yaşanan okul saldırıları, toplumda derin bir yara açarken, "Nerede hata yapıldı?" sorusunu bir kez daha gündemin merkezine taşıdı. Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, bu tür olayların birer "patlama noktası" olduğunu vurgulayarak, öncesinde biriken sessiz sinyalleri görmezden gelmemek gerektiğinin altını çizdi.

Tehlikenin Somut Habercileri: İlişkilerde Kopma ve Aidiyet Kaybı

Doç. Dr. Ünal, ailelerin ve öğretmenlerin en sık yaptığı hatanın, çocuklardaki değişim sinyallerini ciddiye almamak olduğunu belirtti. İlişkilerde kopma, okul aidiyetinde azalma, giderek artan düşmanlık dili ve sürekli haksızlığa uğrama temalı konuşmalar, yaklaşan tehlikenin en somut habercileri olarak öne çıkıyor.

Çocuğun Duygusal Açıdan Zorlandığını Gösteren 11 Kritik İşaret

Bir çocuğun "sorunlu" olarak etiketlenmesinin yanlışlığına değinen Ünal, asıl meselenin çocuğun yardım çığlığını duymak olduğunu ifade etti. Çocuk ve ergenlerde dikkatle ele alınması gereken işaretler şunlar:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
  • Ani içe kapanma ve belirgin öfke patlamaları
  • Uyku düzeninde bozulma ve kurallara uymada ciddi zorlanma
  • Arkadaş ilişkilerinde bozulma ve okul başarısında düşüş
  • Yoğun umutsuzluk hissi ve değersizlik ifadeleri
  • Kendine ya da başkasına zarar verme söylemleri
  • Şiddete aşırı zihinsel uğraş ve tehdit içeren ifadeler
  • Empati kaybı ve sosyal geri çekilme
  • Daha önce sevdiği etkinliklerden uzaklaşma
  • Sürekli dışlanma ya da intikam teması etrafında konuşma
  • Zorbalığa maruz kalma veya zorbalık yapma davranışları
  • Dijital ortamda radikalleşen dil kullanımı

Doç. Dr. Ünal, "Çocuk ve ergenlerde saldırganlık ya da davranışsal sorunlar çoğu zaman travma, ihmal, zorbalık, dışlanma, sosyal stres, gelişimsel güçlükler ya da duygusal regülasyon sorunlarıyla birlikte görülür" açıklamasını yaptı.

En Büyük Hata: Tek Bir 'Büyük Alarm' Beklemek

En sık gözden kaçan şeyin tek bir "büyük alarm" işareti beklemek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ünal, riskin çoğu zaman birdenbire ortaya çıkmadığını vurguladı. Küçük ama biriken işaretlerle kendini gösteren bu süreçte, ebeveynler ve öğretmenler bazen "ergenliktir geçer", "sadece içine kapanık" gibi ifadelerle değişimlerin sürekliliğini yeterince ciddiye almayabiliyor.

Şiddetin Tek Bir Nedeni Yok: Karmaşık Bir Süreç

Şiddeti tek bir nedene (bilgisayar oyunları veya diziler) bağlamanın yanıltıcı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ünal, çocuk ve ergen şiddetinin bireysel, ailesel, okul temelli, toplumsal ve dijital etkenlerin birbirini etkileyerek şekillendirdiği karmaşık bir süreç olduğunu belirtti. Aile içi çatışma, ihmal, istismar, akran zorbalığı, sosyal izolasyon ve dijital mecralarda şiddetin normalleşmesi bu tabloya katkıda bulunabiliyor.

Psikiyatrik Hastalıklar Eşittir Şiddet Değildir

Toplumdaki yanlış bir algıya da dikkat çeken Doç. Dr. Ünal, "Psikiyatrik hastalık eşittir şiddet değildir" diyerek önemli bir uyarıda bulundu. Ruhsal zorlanma yaşayan çocukların çok büyük bölümünün şiddet uygulamadığını, aksine çoğu zaman kendilerinin örselenmiş, korkmuş ve yalnızlaşmış olabileceğini ifade etti.

Ebeveynlik Tarzlarının Kritik Rolü: İki Uç Noktaya Dikkat

Ebeveynlik tarzlarının çocuğun öfke kontrolü üzerindeki etkisine de değinen Doç. Dr. Ünal, iki uç noktaya karşı uyardı:

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması
  1. Aşırı Korumacı Ebeveynlik: Çocuğun hayal kırıklığıyla baş etme, sınır tolere etme ve sorumluluk alma becerilerini zayıflatabilir.
  2. İlgisiz veya İhmal Edici Ebeveynlik: Çocuğun görülmediği, duyulmadığı ve güvende hissetmediği bir iklim yaratabilir.

Her iki uç tarzın da çocuğun duygularını düzenleme becerisini olumsuz etkileyebileceğini belirten Ünal, sağlıklı dengenin açık ve tutarlı sınırlar koyan, cezalandırıcı değil öğretici olan, çocuğun yaşamıyla gerçek bir temas kuran ebeveynlik olduğunu vurguladı.

Dijital Çağın Görünmez Tehlikeleri

Bugünün dünyasında çocuk fiziksel olarak evde olsa bile, dijital ortamda siber zorbalığa veya şiddet içeriklerine yoğun bir şekilde maruz kalabiliyor. Doç. Dr. Ünal, çevrimiçi dışlanma, siber zorbalık ve kapalı dijital gruplarda radikalleşen dilin önemli risk faktörleri olduğunu belirtti.

Ebeveynler ve öğretmenler için önemli olanın, sadece ekran süresini denetlemek değil; çocuğun dijital ortamda ne yaşadığını merak eden, yargılamayan, düzenli ilişki kuran bir temas biçimi geliştirmek olduğunu ifade etti.

Sadece Cezaya Odaklanmak Yetersiz Kalıyor

Saldırganlık sergileyen bir çocuğa yaklaşımda sadece cezaya odaklanmanın yetersiz kaldığını belirten Doç. Dr. Ünal, "Çocuğa davranışının kabul edilemez olduğu açıkça söylenmeli; ancak çocuk damgalanmamalıdır" dedi. En doğru yaklaşımın; sınır koyma, diyalog ve gerekirse profesyonel değerlendirmeyi birlikte içeren çok katmanlı bir müdahale olduğunu kaydetti.

Tekrarlayan saldırganlık, tehdit, ciddi dürtüsellik veya kendine zarar verme düşünceleri varsa çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına yönlendirmenin önemli olduğunu vurgulayan Ünal, amacın yalnızca "disiplin" değil, riski azaltmak ve çocuğu yeniden ilişkiye kazandırmak olduğunu sözlerine ekledi.