Glokom Haftası'nda Kritik Uyarı: Sinsi Hastalık 750 Bin Kişiyi Etkiliyor
Sağlık Bakanlığı, 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, bu kronik göz hastalığının toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu bildirdi. Açıklamada, glokomun erken teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekildi.
Glokom Nedir ve Nasıl İlerler?
Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirinde hasara yol açan kronik bir göz hastalığı olarak tanımlandı. Hastalığın çoğu zaman belirti vermeden sinsice ilerlediği, bu nedenle hastaların genellikle görme alanında daralma fark ettiklerinde sağlık kuruluşlarına başvurduğu ifade edildi. Tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybına neden olabilen glokom, önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.
2025 Verileri Endişe Verici: 750 Bin Hasta Kayıtlara Geçti
Bakanlık açıklamasında, 2025 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşlarda glokom tanısı alan hasta sayısının yaklaşık 750 bin olarak kayıtlara geçtiği belirtildi. Bu rakam, hastalığın yaygınlığını ve toplum üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Risk Faktörleri ve Korunma Yolları
Glokom gelişiminde en önemli risk faktörlerinden birinin yaş olduğu vurgulanan açıklamada, özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde hastalığa yakalanma riskinin belirgin şekilde arttığı ifade edildi. Diğer risk unsurları arasında ise şunlar sıralandı:
- Aile öyküsü: Genetik yatkınlık hastalığın görülme olasılığını artırıyor.
- Düzenli muayene eksikliği: Erken tanı için rutin kontroller büyük önem taşıyor.
Erken tanı ve düzenli göz muayeneleri sayesinde glokomun ilerlemesinin kontrol altına alınabildiği ve görme kaybı riskinin önemli ölçüde azaltılabildiği belirtildi. Açıklamada, "Özellikle risk grubunda bulunanlar ile 40 yaşını geçmiş bireylerin düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri, göz sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır." ifadesi kullanılarak vatandaşlar uyarıldı.
Sonuç: Farkındalık ve Erken Müdahale Anahtar Rol Oynuyor
Sağlık Bakanlığı'nın bu açıklaması, glokomla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılması ve erken teşhis mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Hastalığın sinsi doğası, düzenli göz muayenelerinin önemini daha da belirgin hale getiriyor. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki bireylerin yıllık kontrollerini aksatmamaları konusunda ısrarla uyarıda bulunuyor.



