Gençlerde Katarakt Vakaları Artıyor: Uzmanlar Uyarıyor
Geleneksel olarak 50 yaş sonrası görülen katarakt, günümüzde genç nüfusta da sıklıkla teşhis ediliyor. Işığa karşı aşırı hassasiyet, bulanık görme ve renklerin solgun algılanması gibi belirtiler, bu göz hastalığının habercisi olabiliyor. Dünyagöz Tunus Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin, konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Genetik Miras ve Modern Hastalıklar Risk Faktörü
Prof. Dr. Elgin, kataraktın erken yaşlarda ortaya çıkmasında en büyük risk faktörünün aile öyküsü olduğunu vurguladı. Birinci derece akrabalarda katarakt görülmesi durumunda, bireylerin risk altında olduğunu belirtti. Göz içindeki doğal merceğin şeffaflığını kaybederek matlaşmasıyla oluşan katarakt, görme kalitesini ciddi oranda düşürüyor.
Prof. Elgin şu ifadeleri kullandı: "Genetik mirasın yanı sıra, kontrol altına alınamayan diyabet, yüksek tansiyon, obezite ve göz içi basıncı gibi modern çağın kronik sorunları da süreci hızlandırarak mercek yapısını erkenden bozabiliyor." Ayrıca, korumasız şekilde maruz kalınan ultraviyole (UV) ışınları ve sigara kullanımının da genç yaştaki kataraktın "gizli suçluları" arasında yer aldığını sözlerine ekledi.
Çocukluk Dönemi Yaralanmalarına Dikkat
Çocukluk çağında yaşanan yaralanmaların, yıllar sonra görme kaybına yol açabileceğine dikkat çeken Elgin, özellikle spor kazaları veya göze alınan sert darbelerin etkisinin katarakt şeklinde ortaya çıkabildiğini ifade etti. Pek çok kişinin önemsemediği bu yaralanmaların, ilerleyen yaşlarda ciddi sorunlara neden olabileceği uyarısında bulundu.
Katarakt Tedavisinde Tek Çözüm: Cerrahi Müdahale
Kataraktın ilaçla veya gözlükle tedavisinin mümkün olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Elgin, tek çözümün cerrahi müdahale olduğunu belirtti. Fakoemülsifikasyon operasyonu hakkında şu bilgileri paylaştı:
- Ameliyat genellikle damla anestezisi ile yapılır; gerekli durumlarda sedasyon veya genel anestezi uygulanabilir.
- Hasta, ameliyattan sonra aynı gün taburcu edilebilir ve ertesi gün sosyal yaşantısına dönebilir.
- Bu yöntemde ses dalgaları (Ultrasound) ile kataraktlı lens göz içinde parçalanıp dışarı alınır ve yerine yeni bir mercek yerleştirilir.
Akıllı Mercek Tedavisi Umut Vadediyor
Katarakt tedavisinde kullanılan "Akıllı Mercek" yönteminin hastalar tarafından sıkça tercih edildiğini ifade eden Prof. Elgin, bu merceklerin avantajlarını şöyle sıraladı:
- Klasik merceklerin aksine, çok odaklı olan ve premium lens olarak da adlandırılan bu mercekler, hastaların katarakttan kurtulmasını sağlıyor.
- Uzak ve yakın görme kusurları, tek bir operasyonla düzeltilebiliyor.
- Bu mercekler, kataraktı olup glokom, sarı nokta hastalığı, şeker hastalığı ve diğer retinopatiler gibi kronik ilerleyici bir göz hastalığı olmayan herkese uygulanabiliyor.
Akıllı mercek tedavisi öncesinde, hastanın görüş ihtiyacının titizlikle belirlendiğini söyleyen Prof. Elgin, "İleri teknoloji tetkiklerin ardından, hastanın mesleğinden gece sürüş alışkanlıklarına, okuma sıklığından hobilerine kadar her bilgi detaylıca değerlendirilir. Bu doğrultuda ihtiyacı olan akıllı mercek çeşidi belirlenir. Yüksek teknoloji ve üst düzey cerrahi standartlara sahip ameliyathane koşullarında operasyon gerçekleştirilir" dedi.
Sonuç olarak, kataraktın artık sadece ileri yaşlarla sınırlı kalmadığı, gençlerin de risk altında olduğu vurgulanıyor. Erken teşhis ve modern cerrahi yöntemlerle, görme kaybının önüne geçilebiliyor.



