Göz Ovusturma Alışkanlığı Keratokonus Hastalığına Yol Açabilir: Uzman Uyarıyor
Göz Ovusturma Keratokonus'a Yol Açabilir: Uzman Uyarıyor

Göz Ovusturma Alışkanlığı Keratokonus Hastalığına Yol Açabilir: Uzman Uyarıyor

Sık sık gözlerini ovuşturan bireyler için önemli bir uyarı var. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, bu alışkanlığın Keratokonus adı verilen ciddi bir göz hastalığını tetikleyebileceğini açıkladı. Keratokonus, kornea dokusunun öne doğru sivrilmesi ve incelmesiyle karakterize olan, ilerleyici bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor.

Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor

Prof. Dr. Kubaloğlu, Keratokonus'un genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde başladığını vurgulayarak, erken teşhisin hastalığın ilerlemesini durdurmada ve görme yetisinin korunmasında kritik rol oynadığını belirtti. Hastalığın geç teşhis edilmesi durumunda, ciddi görme kayıplarına ve hatta kornea nakli gibi cerrahi müdahalelere yol açabildiği ifade edildi.

Göz Ovusturmanın Riskleri ve Tetikleyici Faktörler

Uzman, göz ovuşturmanın Keratokonus için önemli bir tetikleyici olduğunu açıkladı. Özellikle alerjik göz hastalıkları nedeniyle kaşıntı yaşayan bireylerin bu alışkanlığa daha yatkın olduğu belirtildi. Ayrıca, ailesinde Keratokonus öyküsü bulunan kişilerde hastalığın görülme sıklığının arttığına dikkat çekildi.

Keratokonus'un erken belirtileri şunları içeriyor:

  • Sık göz ovuşturma ihtiyacı
  • Gözlüklerle net görememe hissi
  • Gözlük numaralarında hızlı değişimler
  • Gece sürüşlerinde yaşanan zorluklar
  • Cisimlerin gölgeli veya bulanık görülmesi

Bir Vaka Örneği: Çocuk Yaşta İlerlemiş Keratokonus

Prof. Dr. Kubaloğlu, 13 yaşındaki bir erkek hastanın vakasını paylaştı. Hastanın uzun süredir devam eden göz ovuşturma alışkanlığı nedeniyle Keratokonus hastalığına yakalandığı ve ileri evreye ulaştığı tespit edildi. Ailenin travma öyküsüne rağmen, detaylı muayeneler sonucunda hastalığın teşhis edildiği belirtildi. Bu vaka, erken tanının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Keratokonus tanısında biyomikroskop muayenesi ve korneal tomografi analizi gibi ileri yöntemler kullanılıyor. Erken evrede teşhis edilen hastalarda, gözlükler veya özel kontakt lenslerle başarılı sonuçlar alınabiliyor.

İlerleyici vakalarda ise şu tedavi seçenekleri devreye giriyor:

  1. Korneal çapraz bağlama tedavisi: Korneadaki kollajen lifleri güçlendirerek hastalığın ilerlemesini durdurmayı amaçlıyor.
  2. Kornea içi plastik halkalar veya lazer tedavileri
  3. İleri dereceli vakalarda kornea nakli

Korunma ve Öneriler

Prof. Dr. Kubaloğlu, alerjik şikayetleri olan bireylerin göz doktoruna başvurarak detaylı muayeneden geçmelerini önerdi. Doktor kontrolünde uygulanacak göz damlaları, ilaçlar veya soğuk kompres gibi yöntemlerle, kaşıntı hissinin azaltılabileceği ve Keratokonus riskinin minimize edilebileceği ifade edildi.

Sonuç olarak, göz ovuşturma alışkanlığının ciddiye alınması ve olası belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. Erken teşhis ve uygun tedavi yöntemleriyle, Keratokonus hastalığının olumsuz etkilerinin büyük ölçüde önlenebileceği kaydedildi.