Akciğer Sönmesi Gençleri Tehdit Ediyor: İşaretleri Hafife Almayın
Ani başlayan, tek taraflı ve batıcı tarzda göğüs ağrısı ile nefes darlığı şikayetleri, özellikle genç yaş grubunda sıklıkla "kas ağrısı" olarak değerlendirilip önemsenmiyor. Ancak bu belirtiler, hayati risk taşıyan akciğer sönmesinin (pnömotoraks) ilk habercisi olabiliyor. Yaygın inanışın aksine, akciğer sönmesi ileri yaştaki bireyleri değil; genellikle 15-30 yaş aralığındaki gençleri, özellikle de erkekleri hedef alıyor.
Profesörden Kritik Uyarı: "Dakikalar Büyük Önem Taşır"
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, akciğer sönmesinin çok sık görülen bir hastalık olmamakla birlikte, acil servis başvurularında önemli bir yer oluşturduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Okur, "Akciğer zarlarında gelişen küçük yırtılmalar bazen hafif seyredebilir; ancak tedavide gecikildiğinde tablo hızla ilerleyebilir. Bunun sonucunda nefes darlığı artabilir ve kandaki oksijen düzeyi düşebilir" diye açıklıyor.
Hastalığın en tehlikeli yönlerinden birinin, belirtilerin özellikle genç erişkinler tarafından hafife alınması olduğunu belirten Okur, şu uyarıyı yapıyor: "Pnömotoraks acil bir durumdur; dakikalar büyük önem taşır. Bu nedenle, 'kas ağrısıdır' düşüncesiyle hekime başvurmakta gecikilmemelidir. Tek taraflı, batıcı tarzda göğüs ağrısı aniden başladıysa, zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak yaşamsal önem taşımaktadır."
Akciğer Sönmesi Nedir ve Nasıl Oluşur?
Akciğerin etrafını saran ve "plevra" olarak adlandırılan zar yapıları arasına hava kaçması sonucu akciğerin kısmen veya tamamen sönmesi durumu "pnömotoraks" olarak tanımlanıyor. Normalde akciğer ile göğüs duvarı arasında hava bulunmuyor. Ancak akciğerin yüzeyinden herhangi bir nedenle bu aralığa hava geçmeye başlarsa, her nefes alışımızda burada biriken hava akciğere baskı yaparak, kısmen veya tamamen sönmesine yol açıyor.
Akciğer sönmesinde en tipik başlangıç belirtileri şunlardır:
- Ani başlayan ve tek taraflı göğüs ağrısı
- Nefes darlığı
- Hızlı nefes alma
- Çarpıntı hissi
- Omuz veya sırt bölgesine vuran ağrı
- Öksürük
İlerleyen ve ağır tablolarda ise ciddi nefes darlığı, morarma ile tansiyon düşüklüğü görülebiliyor.
Kimler Risk Altında?
Pnömotoraks, KOAH, astım ve akciğer enfeksiyonları gibi hastalıkların yanı sıra göğüs bölgesine gelen darbe veya yaralanma sonucu gelişebiliyor. Yüksek basınç değişikliklerine maruz kalmak ve akciğer biyopsisi gibi cerrahi girişimler de risk faktörleri arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Erdal Okur, akciğer sönmesinde risk altında olan kişileri şöyle sıralıyor:
- Genç, uzun boylu, zayıf erkekler: Göğüs kafesi yapısı ve akciğer tepesindeki "gerilim" nedeniyle hava kesecikleri oluşumu ve yırtılma daha olası.
- Sigara içenler: Sigara, akciğer dokusunda inflamasyon ve yapısal değişiklikleri artırarak riski yükseltiyor. Elektronik sigara ve nargile kullanımı da benzer etki gösteriyor.
- Akciğer hastalığı olanlar: KOAH, amfizem ve akciğer fibrozisi gibi hastalıkları olanlar daha yüksek risk taşıyor.
- Travma geçirenler: Trafik kazaları, düşmeler veya darbe sonrası oluşan göğüs travmaları da akciğer sönmesine yol açabiliyor.
Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Pnömotoraks tanısı; muayene bulguları, akciğer grafisi veya bazı durumlarda tomografi ile konuluyor. Tedavide temel amaç, göğüs boşluğu içinde biriken havanın boşaltılarak akciğerlerin yeniden şişmelerini sağlamak.
Prof. Dr. Okur, tedavinin akciğerin ne kadar çöktüğüne ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirterek şu bilgileri paylaşıyor: "Belirgin bir şikayetin olmadığı hafif pnömotoraks tablosunda hastalar oksijen tedavisiyle takibe alınır. Ancak, uygulanan tedaviye rağmen düzelme sağlanamıyor veya tablo kötüleşiyorsa, göğüs tüpü yöntemine başvurulur."
Akciğerin sönme oranı fazlaysa, hastaya doğrudan göğüs tüpü uygulanıyor. Yaklaşık bir kalem kalınlığında olan ve 'dren' olarak adlandırılan yarı esnek bir tüp, göğüs kafesinin yan tarafından göğüs boşluğuna yerleştiriliyor. Bu cerrahi girişimle, akciğer zarları arasında biriken havanın boşaltılması ve akciğer yüzeyindeki hava kaçağının zamanla kesilmesi hedefleniyor.
Cerrahi Müdahale ve Sonrası
Göğüs tüpü tedavisine rağmen akciğerdeki hava kaçağı devam ederse, endoskopik cerrahiyle bu kaçağın kapatıldığını belirten Prof. Dr. Okur, "Ameliyat sırasında hem havanın kaçtığı bölge tamir edilir hem de potansiyel patlama riski taşıyan akciğer yüzeyindeki hava kesecikleri tıraşlanır. Bunun yanı sıra akciğer zarları yapıştırılarak, akciğerin tekrar sönmesi önlenir" diye ekliyor.
Tedavi sonrasında pnömotoraksın tekrarlama riskini azaltmak için sigara ve elektronik sigaranın mutlaka bırakılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Erdal Okur, ayrıca tüplü dalışın kesinlikle yapılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor.