İstanbul'un göbeğinde keneler ortaya çıktı. Uzmanlar kırmızı alarm vererek vatandaşları uyarıyor: "Üzerine sakın kolonya dökmeyin!" Yaz aylarında doğada geçirilen zamanın artmasıyla birlikte yılan, akrep ve kene vakalarında ciddi artış yaşanıyor. Dr. Esra Nur Kapukaya, halk arasında filmlerden görülerek uygulanan 'zehri ağızla emme' veya 'yara yerini bıçakla kesip kanatma' yöntemlerinin tamamen birer safsata olduğunu söyledi.
Keneler İstanbul'da da görüldü
Keneler, İstanbul'da da ortaya çıktı. Şehrin göbeğinde kenelerin görülmesi uzmanları harekete geçirdi. İklim değişikliği ve artan hayvan hareketliliği, kenelerin daha önce görülmediği bölgelere bile yayılmasına neden olabiliyor. Keneler, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Lyme hastalığı gibi ciddi hastalıkları bulaştırabiliyor. 2002 yılından bu yana ülkemizde 17 bin 132 vaka görüldü.
Bu hataları yapmayın!
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Esra Nur Kapukaya, halk arasında doğru bilinen ancak hayati tehlikeye yol açan yanlış ilk yardım uygulamalarına karşı uyarılarda bulundu. Yılanın ısırdığı yeri emmek, kene üzerine sigara basmak veya akrep sokan yeri kesip kanatmak gibi yöntemlerin zehrin vücuda yayılımını hızlandırdığını ve doku ölümlerine yol açtığını vurgulayan Dr. Kapukaya, yapılması gereken doğru adımları anlattı.
Dr. Kapukaya, yaz aylarının en büyük kabuslarından biri olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan keneler konusunda kritik uyarılarda bulunarak, keneyi vücuttan uzaklaştırmak isterken yapılan hataların virüsün vücuda yayılmasına zemin hazırladığını söyledi.
Çıplak elle dokunmayın
Dr. Kapukaya, doğru bilinen yanlışları şöyle sıraladı:
- Kenenin üzerine alkol, kolonya dökmek veya sigara basmak, kenenin rahatsız olup zehirli salgısını vücudunuza kusmasına neden olur. Bu da virüsün size bulaşma riskini katbekat artırır.
- Kene fark edildiği an çıplak elle dokunulmamalıdır. Uygun bir cımbız veya eldiven yardımıyla, kene cilde en yakın noktasından ezilmeden tutulmalı, tek bir hamlede dik olarak yukarı çekilip, çıkarılmalıdır.
- Eğer kişi keneyi kendisi çıkaramıyorsa ya da çıkardıktan sonraki 10 gün içinde ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma veya ishal gibi belirtiler yaşarsa, hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.
Emmek veya kesmek en büyük hata
Halk arasında filmlerden görülerek uygulanan 'zehri ağızla emme' veya 'yara yerini bıçakla kesip kanatma' yöntemlerinin tamamen birer safsata olduğunu belirten Dr. Kapukaya, bu uygulamaların hastaya fayda yerine zarar getirdiğini belirterek şöyle dedi:
"Zehir her zaman öldürmez; her yılan ısırması zehirli değildir. Yılanların bazen zehir salgılamadan ısırdığı, 'kuru ısırık' dediğimiz durumlar da vardır. Ancak bunu ilk bakışta ayırt etmek imkansız olduğu için her vakayı hayati kabul ediyor ve hastanın en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasını istiyoruz. Isırılan kişi kesinlikle sakinleştirilmelidir. Heyecan ve panik, kalp atışını hızlandırarak zehrin vücuda daha çabuk yayılmasına neden olur. Isırılan bölge (kol veya bacak) asla hareket ettirilmemeli, sabit tutulmalı ve yara yeri sabunlu suyla yıkanmalıdır. Bölgeye doğrudan buz uygulamak ya da sıkı turnike yapmak da dokuyu çürütebileceği için son derece zararlıdır."
Akrep zehri ilk kalbi etkiliyor
Akrep sokmalarının özellikle çocuklar ve 65 yaş üstü vatandaşlar için çok daha ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Dr. Kapukaya, akrep zehrinin doğrudan kalbi ve sinir sistemini etkileyebildiğini belirterek şöyle dedi:
"Akrep sokmasında en belirgin semptom, dakikalar içinde başlayan şiddetli yanma ve sızlama hissidir. Sokulan bölge hızla şişmeye başlar. Bu bölgede şişlik gelişeceği için, kan akışının kesilmesini önlemek adına yüzük, saat, bileklik gibi tüm takılar hemen çıkarılmalıdır. Yaralı bölge hareketsiz bırakılmalı ve sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaneye yetişene kadar ağrı ve şişliği hafifletmek için bölgeye temiz bir beze sarılı şekilde buz uygulanabilir. Tüm vakaların hastanede birkaç saat gözetim altında tutulması zorunludur."



