Tüberküloz Felci Geçiren Hoche, Türkiye'deki Tedaviyle Yürümeye Başladı
Tüberküloz Felcinden Türkiye'de Şifa Buldu

Tüberküloz Felci Geçiren Hoche, Türkiye'deki Tedaviyle Yürümeye Başladı

Hayatı tüberküloz hastalığı nedeniyle tamamen değişen Fatouma Adoch Hoche, aylar içinde bacaklarındaki güçsüzlüğün artması sonucu belden aşağısı tamamen felç oldu. Hastalığın akciğerler yerine omurgasını hedef aldığı tespit edilen Hoche, tedavi arayışında Türkiye'ye geldi. Medipol Sağlık Grubu bünyesinde multidisipliner bir yaklaşımla gerçekleştirilen cerrahi ve rehabilitasyon süreci sayesinde sağlığına kavuşan genç kadın, ülkesine yürüyerek dönmenin mutluluğunu yaşıyor.

Tüberkülozun Omurgaya Verdiği Hasar Felce Yol Açtı

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Çetinkal, hastalığın ilk sürecinde ağır bir tabloyla karşı karşıya olduklarını belirtti. Doç. Dr. Çetinkal, "Hastamızda 10 ay önce yavaş yavaş ilerleyen bir parapleji durumu vardı. Özellikle sırtın T2–T3 seviyesinde, tüberküloza bağlı gelişen bir kitlenin omurgayı içeriden eriterek omuriliğe baskı yaptığını gördük. Bu baskı nedeniyle hasta yürüyemiyor, idrar ve gaita kontrolünü sağlayamıyordu. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi tedavi kararı aldık" ifadelerini kullandı.

Başarılı Cerrahi Müdahale ve Multidisipliner Tedavi

Ağustos 2025'te gerçekleştirilen ameliyatta T2–T3 omurlarının arkadan bir yaklaşımla çıkarıldığını anlatan Doç. Dr. Çetinkal, yerine özel bir kafes sistemi yerleştirildiğini ve boyun ile sırt bölgesinin vidalarla sabitlendiğini aktardı. Ameliyat sonrasında multidisipliner bir tedavi sürecinin yürütüldüğünü vurgulayan Çetinkal, "Ameliyat öncesinde ayağa kalkamayan hastamız yaklaşık 4 ay içinde yürüyebilir hale geldi. Bugün geldiğimiz noktada paraplejik olan hastamız ayakta yürüyebiliyor ve günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabiliyor" dedi.

Erken Rehabilitasyon ve Robotik Tedavinin Önemi

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ağırman ise ameliyat sonrası sürecin en az cerrahi kadar önemli olduğuna dikkat çekti. Hastanın ağır bir nörolojik tabloyla rehabilitasyona alındığını belirten Prof. Dr. Ağırman, "Hastamızın sırt bölgesinde omurilikte ciddi bir lezyon vardı. Beyin ve Sinir Cerrahisi ekibimiz başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi ancak ameliyat öncesinde var olan omurilik sinir hasarı nedeniyle bacaklarda ileri derecede güçsüzlük devam ediyordu. Hastayı ilk gördüğümüzde oturma dengesi yoktu ve ayakta duramıyordu" şeklinde konuştu.

Erken dönemde kapsamlı bir rehabilitasyon programına alınan hastada robotik tedavi uygulamalarından yoğun şekilde faydalanıldığını söyleyen Prof. Dr. Ağırman, "Robotik yatakla hastayı dik pozisyona getirerek ayak hareketlerini başlattık, kol robotlarıyla üst ekstremite fonksiyonlarını artırdık. Zamanla kaslar güçlendi, sinir uyarımları arttı ve iyileşme hızlandı. Bugün hastamız yürüteçle bağımsız şekilde yürüyebiliyor, günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabiliyor" ifadelerini kullandı.

"Mutluluğum Tarif Edilemez"

Aylar sonra ayağa kalkan Fatouma Adoch Hoche ise duygularını şu sözlerle paylaştı: "Hastaneye geldiğimde yatalaktım, Tüberküloz hastalığım vardı ve belim kırılmıştı. Kızımın tedavisi için geldiğim İstanbul'da ben de şifa buldum. Bugün sağlık durumum çok iyi, kendim yürüyebiliyorum ve mutluluğum tarif edilemez. Şifa Allah’tan ama buradaki hocalarımız bana karşı çok ilgili ve profesyonellerdi." Hoche'nin yaşadığı bu dönüşüm, tıp dünyasında multidisipliner yaklaşımın ve ileri rehabilitasyon tekniklerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.