Avrupa Birliği (AB), teknoloji devi Meta'nın sahip olduğu popüler mesajlaşma ve arama uygulaması WhatsApp'ı, daha sıkı düzenlemelere tabi tutulan "Çok Büyük Çevrimiçi Platform" kategorisine dahil etti. Bu önemli adım, dijital platformlar üzerindeki denetimi artırmayı hedefliyor.
AB Komisyonu'nun Açıklaması ve Kriterler
AB Komisyonu tarafından yapılan resmi açıklamada, WhatsApp'ın AB ülkelerinde 45 milyondan fazla aktif kullanıcı eşiğini aştığı vurgulandı. Bu durum, uygulamanın Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında yeni bir statü kazanmasına yol açtı. Komisyon, WhatsApp'ın hibrit bir hizmet modeline sahip olduğunu belirterek, platformun hem özel mesajlaşma hem de çevrimiçi platform özelliklerini bir arada sunduğunu hatırlattı.
WhatsApp Kanallar Özelliğinin Rolü
Özellikle WhatsApp Kanallar özelliğinin bu kararda belirleyici olduğu ifade edildi. Bu özellik, kullanıcıların bilgi, güncelleme ve duyuruları geniş kitlelere yaymasına imkan tanıyor. AB yetkilileri, bu işlevin açık bir şekilde çevrimiçi platform hizmeti tanımına girdiğini ve bu nedenle WhatsApp'ın AB'deki diğer platformlarla aynı genel yükümlülüklere uyması gerektiğini kaydetti.
Yeni Yükümlülükler ve Zaman Çizelgesi
Yeni sınıflandırma kapsamında WhatsApp'ın, ek yasal gereklilikleri yerine getirmek için mayıs ayı ortasına kadar süresi bulunuyor. AB Komisyonu, bu yükümlülüklerin kapsamını şu şekilde açıkladı:
- Temel insan hakları ve ifade özgürlüğünün ihlali risklerinin değerlendirilmesi,
- Seçim manipülasyonu olasılıklarının azaltılması,
- Yasa dışı içerik yayılmasının önlenmesi,
- Kullanıcı gizliliğine yönelik endişelerin giderilmesi.
Bu önlemler, platformun hizmetlerinden kaynaklanan sistemik risklerin uygun şekilde analiz edilmesini ve minimize edilmesini amaçlıyor.
Diğer Platformlar ve Genel Eğilim
AB içinde daha önce Facebook, Instagram, YouTube ve LinkedIn gibi büyük platformlar da benzer şekilde "çok büyük" olarak sınıflandırılmıştı. Bu platformların, yasa dışı ve zararlı içerikle mücadelede daha etkin ve şeffaf olması bekleniyor. WhatsApp'ın da bu listeye eklenmesi, AB'nin dijital ekosistem üzerindeki düzenleyici yaklaşımını güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişme, küresel teknoloji şirketlerinin Avrupa pazarında faaliyet gösterirken uyması gereken kuralların giderek sıkılaştığını gösteriyor. WhatsApp'ın nasıl bir uyum süreci izleyeceği, dijital platformların geleceği açısından önemli bir gösterge olacak.