AB'nin Stratejik Sanayi Hamlesinde Türkiye Kritik Rol Üstlendi
Avrupa Birliği'nin (AB) stratejik özerklik hedefi doğrultusunda hayata geçirmeye hazırlandığı yeni sanayi ve rekabetçilik politikalarında Türkiye, vazgeçilmez ortak statüsünü resmen elde etti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası ve Made in Europe politikasına Türkiye'nin dahil edilmesine yönelik alınan kritik kararın arka planını detaylarıyla paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Üst Düzey Müdahalesi
Sürecin en başından itibaren çok boyutlu bir diplomasi yürüttüklerini vurgulayan Bakan Bolat, teknik temasların ötesinde en üst düzeyde siyasi irade sergilediklerini açıkladı. Bolat, "Strateji belgelerinin yayımlanmaya başladığı ilk aşamadan itibaren süreci hem teknik hem de diplomatik düzeyde yakından takip ettik. Avrupa Komisyonu ve üye ülke temsilcilerimizle yoğun istişareler gerçekleştirerek; Türkiye'nin dışarıda bırakılmasının yol açacağı hukuki ve ekonomik sakıncalara dikkat çeken kapsamlı bir ülke pozisyon belgesini ilgili tüm taraflara ilettik" dedi.
Bakan Bolat, süreçteki en önemli adımlardan birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğrudan müdahalesi olduğunu belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımız, AB kurumlarına ve üye ülke liderlerine gönderdiği kişisel mektuplarla beklentilerimizi net ve kararlı bir şekilde ortaya koydu. Yürüttüğümüz bu koordineli ve kararlı çalışmaların sonucunda, taslak metinde yer alan 'AB menşei' kavramının Türkiye'yi de kapsayacağı hukuki olarak resmen teyit edildi" ifadelerini kullandı.
Avrupa Değer Zincirlerinde Kalıcı Mühür
Yeni düzenlemenin özellikle otomotiv ve yan sanayi sektörleri için hayati önem taşıdığının altını çizen Bolat, Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir bir parçası olduğunu vurguladı. Bakan Bolat, "Ülkemizde faaliyet gösteren çok sayıda Avrupalı üretici ve tedarikçi firma, Türkiye'yi hem Avrupa pazarına hem de üçüncü ülkelere yönelik stratejik bir üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırmıştır. 30 yılı aşkın süredir devam eden Gümrük Birliği ortaklığımızın olgun meyvelerini topluyoruz. Türkiye, bu tarihi kararla güvenilir üretim üssü konumunu bir kez daha perçinlemiştir" açıklamasında bulundu.
Kamu Alımlarında Dev Fırsat Penceresi
Bolat, Türk iş dünyası için yepyeni bir hedefin de müjdesini verdi. Made in Europe statüsünün sadece bir etiket veya sembol olmadığını kaydeden Bolat, şu stratejik adımı paylaştı: "AB ile kamu alımlarında karşılıklı pazar açılımı sağlanması için çok yakın bir zamanda resmi görüşmelere başlamayı planlıyoruz. Özellikle Avrupa Birliği'nde kamu alımlarının her yıl 2,6 trilyon avroyu aşan devasa bir büyüklüğe ulaştığı dikkate alındığında, bu pazara erişim imkânı sanayimiz ve iş dünyamız için eşsiz bir fırsat alanı oluşturacaktır."
Bakan Bolat, bu adımın firmalarımızın AB pazarına daha etkin ve doğrudan erişebilmesini sağlarken, üretim kapasitemizin tam anlamıyla değerlendirilmesine ve şirketlerimizin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun daha da güçlenmesine önemli katkılar sunacağını sözlerine ekledi.
Yasalaşma Süreci ve İzlenen Yol Haritası
Taslağın nihai yasalaşma sürecinin Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi arasındaki müzakerelere bağlı olduğunu hatırlatan Bakan Bolat, "Süreç henüz tamamlanmış değildir; düzenlemenin nihai olarak yürürlüğe girmesi AB'nin çok aşamalı ve karmaşık yasama sürecine bağlı olacaktır. Ancak gelinen bu kritik nokta, yürüttüğümüz yoğun ve kararlı diplomatik çabaların somut ve elle tutulur bir sonucudur. Türkiye olarak tüm paydaşlarımızla süreci anbean takip etmeye ve sanayimizin rekabet gücünü korumaya azimli olduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim" diye konuştu.



