TBMM, 12. Yargı Paketi ile Yargısal Süreçleri Hızlandırmayı Hedefliyor
TBMM, 1 Temmuz'da tatile girmeyerek çalışmalarına devam etme kararı aldı. Bu kapsamda, uzun süredir beklenen 12. Yargı Paketi, yasama mesaisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin ikinci paketi olan bu kanun teklifi, adalet hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik pratik ihtiyaçları gözeten çözümler getirmeyi amaçlıyor. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına konu olan 'süresiz nafaka' ise başka bir yasa teklifinde ele alınacak.
Duruşma Aralıkları Üç Ay ile Sınırlanıyor
Paketin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, duruşmaların en fazla üçer aylık aralıklarla belirlenebilmesi. Bu adım, 'bitmeyen dava' algısını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ancak, bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hallerde, hakimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceği istisnası da getiriliyor.
Gereksiz Bilirkişi Başvurularına Disiplin Cezası
Yargılamayı uzattığı gerekçesiyle sıkça eleştirilen gereksiz bilirkişi başvuruları artık disiplin cezası kapsamında. Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yapılan düzenleme ile 'mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran' hakim ve savcıya uyarma cezası verilecek.
Dijital Teknolojilerle Yargılama Hızlanıyor
UYAP ile başlayan SEGBİS, e-tebligat ve e-duruşma ile devam eden dijitalleşme süreci, yeni paketle daha da ileri taşınıyor. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişilerin, ikrar, yemin, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma halleri hariç, elle atılan imzaya ilişkin hükümlere tabi olmayacağı belirtiliyor. Böylece ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli ile yapılmasının önü açılıyor. Ayrıca, idari yargıda tek hakimle görülen dava türünün kapsamı genişletilerek makul sürede yargılama hakkı güçlendiriliyor.
Anayasa Mahkemesi Kararlarına Uyum Sağlanıyor
Teklifin önemli bir kısmı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının doğuracağı boşlukları gidermeye yönelik. AYM, 10 Temmuz 2025 tarihli kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun, kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği işkence, eziyet ve kötü muamele fiillerini de kapsadığı gerekçesiyle CMK'nın ilgili fıkralarını iptal etmişti. Yeni düzenleme ile HAGB, 'işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar bakımından' uygulanmayacak.
Yine AYM'nin enflasyon karşısında yeterli korumayı sağlamadığı gerekçesiyle iptal ettiği kanuni faize ilişkin yeni bir düzenleme yapılıyor. Mahkeme, ödenmeyen alacaklara ilişkin yıllık yüzde yirmi dört oranındaki azami kanuni faiz hükmünü 'sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri' yönünden iptal etmişti. Paket, bu alandaki boşluğu doldurmak için yasal faizi, aksi sözleşme ile belirlenmemişse Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirliyor. Eğer bu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı olursa, yılın ikinci yarısı için belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olacak.
Adli Tıp İncelemelerinde Kişisel Verilerin Korunması
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mevcut 80. maddesi, moleküler genetik inceleme sonuçlarının belirli hallerde derhal yok edilmesini öngörüyordu. Ancak AYM, diğer durumlarda bu bilgilerin ne kadar süreyle ve nasıl saklanacağının kanunda gösterilmediği gerekçesiyle hükmü iptal etmişti. 12. Yargı Paketi, bu iptal gerekçesini karşılamak için kapsamlı bir düzenleme getiriyor. Buna göre, moleküler genetik inceleme sonuçları öncelikle kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği delil olarak dosyada muhafaza edilecek. Bu bilgiler, beraat, kovuşturmaya yer olmadığı veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesi halinde derhal, diğer hallerde ise kararın kesinleşmesinden yirmi yıl sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda ve tutanak tutularak yok edilecek. Kişisel verisi sisteme kaydedilen kişi, saklama amacının ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilecek. Muhafaza altına alınan kayıtlar, yalnızca yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim ya da Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek. Bu kararlara karşı itiraz yolu öngörülerek sulh ceza hakimliğine başvuru imkanı tanınıyor. Usul ve esaslar ise Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Yargıya Güven Artacak
Adalet Komisyonu'nda kabul edilen 29 maddelik teklifin, uygulamadaki sorunlar dikkate alınarak hazırlandığı ve AYM'nin iptal kararlarının oluşturduğu ihtiyaçlar üzerine de dikkate değer düzenlemeler yapıldığı görülüyor. Toplumun özellikle aile hukuku, borçlar hukuku ve ceza hukukuna ilişkin en kısa sürede ve etkili çözüm beklentisi içinde olduğu düşünüldüğünde, yargısal süreçlere ilişkin iyileştirmelerin proaktif şekilde sürdürülmesi yargıya güvene katkı sağlayacak.



