Adalet Bakanı Gürlek: Yeni anayasa zorunluluktur
Adalet Bakanı Gürlek: Yeni anayasa zorunluluktur

Adalet Bakanı Akın Gürlek, anayasanın bir devletin yalnızca yönetim çerçevesi olmadığını, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade ettiğini belirtti. Gürlek, "Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur." dedi.

MTTB Siyaset Okulu açılışında konuştu

Bakan Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) işbirliğiyle Fatih'teki MTTB Genel Merkezi'nde düzenlenen "Siyaset Okulu" açılış programında konuştu. MTTB'nin fikrin karakter kazandığı, inancın aksiyona dönüştüğü, iradenin omurga bulduğu bir mektep olduğunu söyleyen Gürlek, bu çatı altında yetişen kadroların Türkiye'nin kaderine yön verdiğini ifade etti. Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ı da bir siyaset büyüğü ve dava hafızası olarak selamladı.

Siyasetin ahlaki boyutu

Gürlek, siyasetin millete rağmen değil, milletle birlikte yürüme iradesi olduğunu dile getirerek, yapılabilecek tüm tanımlamaların ötesinde siyasetin en güvenli limanının ahlak olduğunu vurguladı. Türkiye'nin yakın tarihinin siyasi mücadele serüvenleriyle dolu olduğuna değinen Gürlek, demokrasinin ciddi rahatsızlıklar yaşadığını, siyaset kültürünün olgunlaşmaya fırsat bulamadan krizlerle karanlık dehlizlere itildiğini belirtti. Ancak her defasında milletin inancını koruduğunu ve sandıkta oyunları bozmayı başardığını söyledi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

1982 Anayasası vesayet olarak nitelendirildi

Türk milletinin sağduyulu ve sabırlı duruşunun 1980 darbesinin cuntacı vesayetini kısa zamanda bertaraf ettiğini anlatan Gürlek, 1983 seçimleriyle demokratik alanın millet iradesiyle yeni bir nefes aldığını ancak vesayetçi sistemin diğer enstrümanlarının boş durmadığını söyledi. 28 Şubat sürecine de değinen Bakan, "Cuntacıların '28 Şubat bin yıl sürecek' sözü Türk siyasi hayatına sürülmüş karanlık bir lekedir. Dönemin cuntacı anlayışı ile bu millete dayatılan 1982 Anayasası demokratik hayatımız, toplumsal huzurumuz ve gelişen Türkiye için şartları zorlaştıran, hukuki görünümlü vesayet olarak ortaya çıkmaktadır." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği

1990'lı yıllarda Türk siyasi tarihinin kaderini değiştirecek liderin mücadelesine şahit olunduğunu belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni bir dil, üslup ve umutla milletin gönlünde yeşermeye başladığını söyledi. İstanbul'da başlayan yürüyüşün sıradan bir belediye hikayesi olmadığını, bastırılmış bir iradenin, ötelenmiş bir özgüvenin ve sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışı olduğunu vurguladı. AK Parti'nin 2002'de milletin öngörüsüyle iktidara geldiğini aktaran Gürlek, tehditlerin hiç bitmediğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Biz bu yola kefenimizle çıktık" sözünün klişe olmadığını belirtti.

Vesayet kalıntılarının temizlenmesi

27 Nisan e-muhtırası, Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz darbe girişimine de değinen Gürlek, "Artık bu ülkede herkes şunu çok iyi bilmektedir. Bu millete hiçbir sinsi hesap kurulamaz. Bu milletin rızası hilafına hiçbir düzen inşa edilemez." dedi. Gençlere seslenerek siyasette muktedir olunmadığı takdirde ideallerin yansıtılamayacağını söyleyen Gürlek, "Türkiye'nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarını bu ülkeden süpürüp atmakla değişti. Türkiye'nin kaderini değiştirmek aslında dünyanın ve bölgenin kaderini değiştirmekle aynı anlama gelmektedir." ifadelerini kullandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Güçlü Türkiye vurgusu

Bakan Gürlek, Türkiye'nin yeni oyun düzeninde hak ettiği yere ulaşmak için hızlı hareket ettiğini belirterek, "Türkiye emir alan değil emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale edebilen, fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir." değerlendirmesini yaptı. Gazze'deki ve yakın coğrafyadaki zulmün "Güçlü olmayanın adaleti olmaz" gerçeğini gösterdiğini ifade eden Gürlek, uluslararası kuruluşların insanlık onuruna yapılan saldırılar karşısında başarısız olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı'nın hedefleri

Yıllarca bürokrat olarak hizmet ettiği Türkiye Cumhuriyeti'ne Adalet Bakanı olarak hizmet etmenin sorumluluğunu taşıdığını dile getiren Gürlek, misyonunun hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve erişebilir bir adalet sistemi tesis etmek olduğunu belirtti. İki büyük hedefi olduğunu söyleyen Gürlek, birincisinin terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir Türkiye ideali olduğunu ifade etti. Terörün sadece cana kasteden bir tehdit değil, aynı zamanda demokrasiyi zayıflatan, kalkınmayı sekteye uğratan ve siyasi hayat üzerinde vesayetlere zemin hazırlayan büyük bir tehdit olduğunu vurguladı.

Yeni anayasa çağrısı

Vesayet ve cuntacı anlayışın izlerini taşıyan, yamalı bohçaya dönen 1982 Anayasası'nı artık gündemden çıkarmaları gerektiğini belirten Gürlek, "Çağa ve geleceğe ışık tutan, yol gösteren yeni bir anayasayı el birliğiyle millete hediye etmeliyiz. Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur." şeklinde konuştu.

Programa İÜ Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı da birer konuşma yaptı. Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı Yaşar Karayel, bazı milletvekilleri, vali yardımcıları, hakimler ve öğrenciler katıldı.