Enstitü Sosyal, Türkiye'deki yükseköğretim sisteminin mevcut durumunu, yapısal sorunlarını ve çözüm önerilerini ele alan kapsamlı bir rapor yayımlayarak "bütüncül reform" çağrısında bulundu. Son 20 yılda yükseköğretimde yaşanan niceliksel büyümenin sürdürülebilir bir katma değere dönüşebilmesi için sistemin kalite ve uluslararası rekabet gücü açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan raporda, yeni bir kalite ekosisteminin inşası için öncelikli politika alanları paylaşıldı.
Raporun Temel Bulguları
Enstitü Sosyal tarafından hazırlanan "Türkiye'de Yükseköğretim Sisteminin Mevcut Durumu, Yapısal Sorunlar ve Politika Önerileri" başlıklı raporda, son 20 yılda üniversite, öğrenci ve akademisyen sayılarında yaşanan niceliksel büyümenin sürdürülebilir bilimsel, toplumsal ve ekonomik katma değere dönüşebilmesi için sistemin kalite, verimlilik ve uluslararası rekabet gücü açısından yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulandı.
Önerilen 9 Temel Reform Alanı
Raporda, Türkiye'nin yükseköğretimde yeni bir kalite ekosistemi inşa etmesi amacıyla önerilen 9 temel reform alanı şu şekilde sıralandı:
- Yeni Yükseköğretim Kanunu ve Yönetişim Reformu: 2547 sayılı Kanun'un sadeleştirilmesi ve güncellenmesi gerektiği belirtilen raporda, YÖK'ün kurumsal temsiliyetin artırıldığı düzenleyici ve koordinasyon odaklı bir yapıya dönüştürülmesi önerildi. Üniversitelere daha fazla kurumsal özerklik verilmesi, rektörlük pozisyonlarında ise objektif göstergelere dayalı olarak farklı alanlardan profesyonellerin görev alabilmesi gerektiği kaydedildi.
- Misyon Farklılaşmasına Dayalı Üniversite Sistemi: Üniversitelerin araştırma, eğitim, bölgesel kalkınma ve girişimcilik odaklı modellerle çeşitlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Kurumların kontenjan, kadro ve finansman politikalarının da bu misyonlara göre şekillendirilmesi gerektiği aktarıldı.
- Yetkinlik Temelli Eğitim Modeline Geçiş: Süre ve diploma merkezli sistem yerine öğrenme çıktıları ile yetkinlik odaklı bir yapı kurulması çağrısı yapıldı. Lisans eğitimi süresi için üniversitelere özerklik tanınarak 180 AKTS uygulamasının önünün açılması, eğitim ile deneyimi bir araya getiren bölümlerde ise 2+1 yıllık (6 dönem) eğitim süresinin geçerli olabilmesi önerildi. Ayrıca mikro yeterlilikler ve modüler öğrenme modellerinin yaygınlaştırılması gerektiği bildirildi.
- Akademik İnsan Kaynağı Reformu: Profesörlük ve doçentlik süreçlerinde zaman kıstasının değil, bilimsel katkının esas alınması gerektiği vurgulandı. Eğitim, araştırma ve uygulama odaklı farklı akademik kariyer yollarının geliştirilmesi, doktora eğitiminin akademik insan kaynağının kalite filtresi olarak yapılandırılması ve doktora sonrası araştırma pozisyonlarının artırılması gerektiği ifade edildi.
- Performans ve Etki Temelli Finansman Modeli: Finansmanın yalnızca öğrenci sayısına göre değil; araştırma, toplumsal etki ve kalite göstergelerine göre dağıtılması gerektiği belirtildi. Üniversitelerin alternatif gelir üretme kapasitelerinin güçlendirilmesi ve akademisyenlerin maaş ile teşvik sistemlerinin, yaşadıkları şehirlerin ekonomik koşullarına göre iyileştirilmesi önerisi raporda yer aldı.
- Araştırma ve Yenilikçilik Dönüşümü: Yayın odaklı akademik üretimden patent, prototip, girişim ve toplumsal etki odaklı modele geçilmesi gerektiği aktarıldı. Araştırma üniversitelerinde ders yoğunluklarının azaltılması, üniversitelerin uluslararası yayın, proje ve girişim kapasitelerinin artırılması gerektiğine dikkat çekildi.
- Yapay Zekâ Çağına Uyumlu Yükseköğretim: Akademik dürüstlük ve değerlendirme sistemlerinin yeniden tasarlanması gerektiği bildirildi. Doçentlik ve yükseltme süreçlerinde sözlü değerlendirme ile araştırma portfolyosu uygulamalarının geliştirilmesi ve bu konuda üniversitelerin ihtiyaçlarının gözetilmesi istenirken, yerli akademik veri ve yapay zekâ altyapılarının oluşturulması gerektiği kaydedildi.
- Uluslararasılaşma ve Küresel Rekabet Reformu: Uluslararası öğrenci, akademisyen ve yayın hedeflerinin yeniden belirlenmesi, akademisyen istihdamında uluslararası hareketliliğin teşvik edilmesi gerektiği belirtildi. Lisansüstü düzeyde uluslararası öğrenci oranlarının artırılması istenirken, uluslararası eğitim alanının sektörel olarak ekonomik katma değerinin göz önünde bulundurularak yönetilmesi ve kaynak ülke çeşitliliğinin artırılması gerektiği ifade edildi.
- Veri Temelli Planlama ve Kalite Güvencesi Sistemi: Kontenjanların, mezun istihdamı ve sektör ihtiyaçlarıyla ilişkilendirileceği veri temelli bir planlamaya geçilmesi önerildi. Rektör performansının ve kurumsal kalitenin düzenli olarak ölçülmesi, tüm sistem için gerçek zamanlı veri izleme ve karar destek mekanizmalarının kurulması gerektiği aktarıldı.



