Laiklik Bildirisi İmzacılarına Soruşturma: 4 İsim İfade Verdi
Laiklik Bildirisi İmzacılarına Soruşturma (02.03.2026)

Laiklik Bildirisi İmzacıları Hakkında Soruşturma Başlatıldı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) yaptığı suç duyurusu üzerine, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriyi imzalayan 168 kişi hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında şüpheliler ifade vermek üzere çağrıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, bazı isimlerin 28 Şubat tarihinde ifade verdiği öğrenildi.

Ankara'da İkamet Eden İmzacılar İfadeye Çağrıldı

Yapılan teknik ve idari tespitlere göre, imzacılardan 76'sının Ankara'da ikamet ettiği belirlendi. Diğer şüphelilerin ise farklı illerde bulunduğu tespit edildi. Ankara'da yaşayan bazı isimler, savcılık talimatıyla doğrudan ifadeye çağrıldı. 28 Şubat'ta ifadeleri alınan ve ardından serbest bırakılan isimler arasında önemli figürler yer alıyor.

Bu isimler şunlardır: Sol Parti Sözcüsü İlknur Başer, TMMOB yöneticisi Bülent Tatlı, BirGün gazetesi yazarı İsmail Arı ve Sosyal Demokrasi Derneği Genel Sekreteri Ali Onat Çetin. Soruşturma kapsamında imzacılara yöneltilen suçlamalar oldukça ciddi boyutlarda.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İmzacılara Yöneltilen Suçlamalar ve İfade Süreci

Soruşturma kapsamında imzacılara, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret" suçlamalarının yöneltildiği resmi olarak bildirildi. Dört ismin ifadelerinde dikkat çeken bir diğer unsur ise bildirinin hazırlanma ve organizasyon sürecine ilişkin sorulara verdikleri belirsiz yanıtlar oldu.

Dört isim de metnin kendilerine ulaştığını, içeriğini uygun bulduklarını ve imza verdiklerini açıkça belirtti. Ancak bildirinin kim tarafından organize edildiği, koordinasyonun hangi yapı üzerinden yürütüldüğü konusunda net ve ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Savcılığın, bildirinin hazırlanış sürecine ve imza organizasyonuna ilişkin teknik olarak da derinlemesine bir inceleme yürüttüğü öğrenildi.

Bildirinin İçeriği ve 28 Şubat Zihniyeti Vurgusu

"Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiri içeriğinde, bu faaliyetler ABD ve İsrail güdümlü gerici saldırı şeklinde tanımlandı. Bildiride, şu ifadelere yer verildi: "Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır. Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa'yı hiçe sayarak- 'suçlu' gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!."

Bildiride ayrıca, 28 Şubat zihniyetinin halen ayakta olduğuna dair güçlü vurgular yapıldı. Bu ifadeler, soruşturmanın temelini oluşturan suçlamalarla doğrudan bağlantılı görülüyor. Savcılık, bildirinin yayılma sürecini ve imzacıların rollerini detaylı bir şekilde inceliyor.

Soruşturmanın devam edeceği ve diğer imzacıların da ifadeye çağrılabileceği belirtiliyor. Bu süreç, laiklik tartışmalarının hukuki boyutlarını yeniden gündeme getirirken, ifade özgürlüğü ile suç unsurları arasındaki ince çizgiyi de sorgulatıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması