İngiliz yayın kuruluşu BBC, Venezuela'daki son gelişmeleri haberleştirirken kullanılacak dil konusunda gazetecilerine yeni bir editoryal talimat gönderdi. Talimatta, ABD tarafından alıkonulan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun durumunu tanımlarken "kaçırıldı" (kidnapped) ifadesinin kullanılmaması istendi.
BBC'nin Dil Kullanımı Talimatları
Kurum tarafından paylaşılan yönergede, haberlerde açıklık ve tutarlılığın sağlanmasının amaçlandığı belirtildi. Buna göre, olayların aktarımında kullanılacak bazı ifadeler net bir şekilde sınırlandırıldı.
Talimatlarda, "captured" (yakalandı) ifadesinin yalnızca ABD'nin operasyonu tanımlama biçimine atıf yapılarak kullanılabileceği vurgulandı. Örnek olarak, "ABD, Maduro'nun operasyon sırasında yakalandığını söyledi" gibi bir kullanım önerildi.
"Seized" (el konuldu) ifadesinin ise uygun görülen durumlarda BBC'nin kendi haber metinlerinde kullanılabileceği ifade edildi. Buna karşılık, "kidnapped" (kaçırıldı) kelimesinin kullanılmasından özellikle kaçınılması istendi.
Gazze'deki Sansür İddiaları ve İç Tepkiler
BBC'nin bu dil tercihleri, Venezuela'daki gelişmelerin aktarımında tarafsızlık çabası olarak değerlendirilirken, kurum daha önce de İsrail-Filistin meselesindeki yayın politikalarıyla eleştirilere hedef olmuştu.
Gazze'de görev yapan sağlık çalışanlarını konu alan ve BBC'nin yayınlamaktan vazgeçtiği belgeselin baş yapımcısı Ben de Pear, kurumu kendisini ve ekibini susturmaya çalışmakla suçlamıştı.
Öte yandan, BBC muhabirleri de kurumlarını, İsrail-Filistin meselesinde "İsrail yanlısı tutum sergilemek ve yayınlarında İsraillilere kıyasla Filistinli sivillere yeterince yer vermemekle" eleştirmişti. 7 Ekim'den bu yana binlerce Filistinlinin öldürüldüğüne işaret edilen bir mektupta, "Bu sayı ne zaman editöryal duruşumuzu değiştirecek kadar yüksek olacak?" ifadeleri kullanılmıştı.
Tarafsızlık ve Editoryal Standartlar Tartışması
BBC'nin Venezuela özelinde verdiği dil talimatları, uluslararası haber ajanslarının hassas siyasi konularda nasıl bir dil benimsemesi gerektiği tartışmasını yeniden alevlendirdi. Kurum, talimatların haberlerde açıklık ve tutarlılığı sağlamak amacıyla verildiğini belirtse de, bu tür yönlendirmelerin tarafsızlık ilkesiyle ne ölçüde bağdaştığı sorgulanıyor.
Özellikle Gazze'deki savaşın medyada nasıl yer bulduğuna dair iç ve dış tepkilerin ardından, BBC'nin Venezuela konusundaki bu yaklaşımı, kurumun küresel siyasi gelişmeler karşısındaki editöryal duruşunu bir kez daha gündeme getirmiş oldu.