Dijital Reklam Pastasında Yerli Medya Alarmı: 158 Milyar TL Yurt Dışına Çıkıyor
Dijital Reklamda Yerli Medyanın Payı Yüzde 26'ya Düştü

Türkiye'de dijital platformların reklam pastasındaki hakimiyeti giderek artarken, yerli medyanın payı ise kritik seviyelere geriledi. 2014 yılında yüzde 20 olan dijital platformların reklam gelirlerindeki payı, 2024'te yüzde 76'ya yükseldi. Bu artış, geleneksel medya kuruluşlarının payının yüzde 26'ya düşmesi anlamına geliyor. Rakamlar, sektörde ciddi bir dönüşüm ve yerli medya için büyük bir tehdit olduğunu gözler önüne seriyor.

158 Milyar TL'lik Gelir ve Dijital Telif Yasası Çalışmaları

2024 yılı verilerine göre, Google, Meta (Facebook, Instagram), X (eski Twitter) ve TikTok gibi küresel şirketlere Türkiye'den reklam yoluyla yaklaşık 158 milyar Türk Lirası aktarıldı. Uzmanlar, bu devasa gelirin neredeyse tamamının Türkiye'de yatırıma, istihdama veya vergiye dönüşmeden yurt dışına çıktığına dikkat çekiyor.

Bu tablo karşısında TBMM Dijital Mecralar Komisyonu, reklam gelirlerinin adil bir şekilde paylaştırılmasını sağlamak amacıyla 'Dijital Telif Yasası' üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Komisyon Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, konuyla ilgili açıklamalar yaptı.

Elmas, "158 milyar civarında bir gelir sosyal medya platformlarında dönüyor, ortaya çıkıyor, yıldan yıla artıyor. Bu trafiğin oluşmasında emeği olan içerik üreticilerinin de bundan bir parça alması, onlara hakkının teslim edilmesi gayet tabiidir" ifadelerini kullandı.

Komisyon Başkanı, sürecin tüm paydaşlarla istişare içinde yürütüldüğünü belirterek, "Bu görüşmeler kapsamında herkesin mutabık kaldığı ve gönül rızasıyla uygulamaya konulan bir kanunu çıkartırız diye düşünüyoruz" dedi.

Uzmanlardan Kritik Uyarılar: Vergi, İstihdam ve Veri Güvenliği

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Prof. Dr. Ali Murat Kırık, durumu "Türk medyası için tehlike çanlarının çaldığını gözler önüne serer" sözleriyle değerlendirdi. Kırık'ın altını çizdiği bir diğer önemli konu ise dijital hizmet vergisindeki düşüş oldu.

2020'de yüzde 7,5 olan vergi oranının, 2027'de yüzde 2,5'e düşürülecek olması, yerli medyanın rekabet şansını daha da azaltıyor. Prof. Dr. Kırık, "Bu platformlar reklam pastasının çoğunluğunu götürüyorlar ve maalesef bizim ekonomimize dönüşü olmuyor. Çünkü istihdam sağlamıyorlar" diye konuştu.

Kırık, verilerin yurt dışında tutulmasının hem kişisel veri ihlali hem de ekonomik kayıp anlamına geldiğini vurgulayarak, "Şu an Türk medyasının dijital bir işgal altında olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar hem veri emperyalizmi gerçekleştiriyorlar hem de ekonomik olarak Türkiye'den elde ettikleri gelirleri yurt dışına gönderiyorlar" ifadelerini kullandı.

Yerli Medyanın Ayakta Kalması İçin Acil Önlem Çağrısı

Prof. Dr. Kırık ve gazeteci Zeki Gümüş, sorunun çözümü için acil adımlar atılması gerektiğini belirtti. Öneriler şu şekilde sıralanıyor:

  • Dijital hizmet vergisinin yeniden yüzde 7,5 seviyesine çıkarılması.
  • Devletin yerel ve yerli medyayı desteklemek için teşvik ve hibe programları yürütmesi.
  • Küresel platformların veri merkezlerini Türkiye'ye taşımasının sağlanması.
  • Kanada örneğinde olduğu gibi, dijital platformların yerli medyaya ödeme yapmasını zorunlu kılan Dijital Telif Yasası'nın bir an önce hayata geçirilmesi.
  • Yerli ve milli sosyal medya platformlarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi.

Gazeteci Zeki Gümüş, "Kendi milli medyanızı eğer siz bitirirseniz, bu gücümüzün ve sesimizin az çıktığı anlamına geliyor" uyarısında bulundu.

Güvenlik Boyutu ve Milli Bekâ Meselesi

Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ ise konuyu milli güvenlik perspektifinden ele aldı. Başbuğ, dijital mecraların "algı silahı" olarak kullanıldığını ve Türkiye'nin bu operasyonlara en çok maruz kalan ülkelerden biri olduğunu söyledi.

"Benim paramla bana silah doğrultuyorlar" diyen Başbuğ, "Bu konu gerçekten artık bir güvenlik, ülke beka meselesi, tehdit haline geldi" ifadelerini kullandı. Başbuğ, tıpkı savunma sanayisi ve otomobilde olduğu gibi, yerli ve milli yazılımların ve sosyal medya platformlarının acilen geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu'nun çalışmaları, dijital dünyada adil bir ekonomik düzen kurma ve yerli medyanın geleceğini güvence altına alma çabasının somut bir adımı olarak öne çıkıyor. Sürecin sonucu, Türkiye'nin dijital ekosistemindeki dengeyi doğrudan etkileyecek.