Spotify'ın Türkiye'ye Dönüşü: RTÜK Cezaları mı Tetikledi? Yerli Medya Tehdit Altında!
Spotify Türkiye'ye Dönüyor: Yerli Medya Tehdit Altında

Spotify'ın Türkiye'ye Dönüşü: RTÜK Cezaları mı Tetikledi?

Spotify, Türkiye ofisinin Haziran 2026'ya kadar açılacağını duyurdu. Bu karar, şirketin 2018'de kapattığı ofisten sekiz yıl sonra geliyor. Peki, neden şimdi? RTÜK'ün dijital platformlara yönelik ceza kesmeye başlaması, bu aceleci adımın arkasındaki olası bir neden olarak görülüyor.

Küresel Platformların Stratejisi: Cezalar Gelene Kadar Beklemek

Neredeyse tüm büyük internet şirketleri ve dijital platformlar benzer bir taktik izliyor. Son ana kadar yasal sorumluluklarını yerine getirmiyorlar, cezalar kesilmeye başlayınca harekete geçiyorlar. Türkiye, dijital platform ve uygulamaların yoğun kullanıldığı en karlı pazarlardan biri. Google, YouTube, TikTok, Instagram ve Spotify gibi devler, ülkemizden sadece reklam yoluyla yaklaşık 200 milyar lira kazanıyor. Ancak bu gelirin tamamı, Türkiye'de yatırıma, istihdama veya vergiye dönüşmeden yurt dışına çıkıyor.

Normalde bizim elimizin güçlü olması gerekiyor, ancak küresel şirketler yasalardaki boşluklardan faydalanıyor. Sosyal medya ile algıyı yöneten bu markalar, medya gelirinde aslan payını almaya devam ettikçe, Türkiye'deki ana akım medyayı da oyun dışı bırakma riski taşıyor. Bu durum, ülke güvenliği ve basın özgürlüğü açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.

Dijital Telif Yasası: Yıllardır Beklenen Çözüm Ne Oldu?

Yasa demişken, bir Dijital Telif Yasası'ndan söz ediliyordu, ancak ne oldu ona? Yabancı internet şirketlerinin Türkiye'de medyanın mezarını kazdığını vurgulayan yazılar artıyor. Şimdi daha kötü bir gelişme var: küresel markalar, yapay zeka ile içerik üreterek telif ödememenin önünü açtılar. Yeni yasanın yapay zeka üretimi içerikleri de kapsayacağı söyleniyor.

Dijital Telif Yasası yıllardır hazırlanıyor, şirketlerle görüşmeler yapılıyor, "ha çıktı ha çıkacak" deniyor, ama ortada somut bir ilerleme yok. Acaba yasanın çıkması için yerli medyanın tamamen ölmesi mi bekleniyor? Bu soru, sektördeki endişeleri yansıtıyor.

Diğer Gündem Başlıkları

Novak Djokovic: 39 Yaşında Hala Zirvede

39 yaşındaki Novak Djokovic, ilk Avustralya Açık turnuvasına katıldığında, rakipleri Sinner üç, Alcaraz ise bir yaşındaydı. Yarı finalde Sinner'ı yenen Djokovic, finalde Alcaraz ile karşılaştı. 39 yaşında hala en üst seviyede mücadele etmek, spor dünyasında eşine az rastlanır bir başarı örneği.

Türkiye'de Ara Yolların Durumu: Medeniyet Sınavı

Bazı iller hariç, Türkiye'de ara yolların berbat olduğu konusunda genelleme yapmak mümkün. Yıllardır kapatılamayan çukurlar, vatandaşların lastik veya halı gibi yöntemlerle dikkat çekmeye çalışmasına neden oluyor. İnsanlar, nerede çukur olduğunu ezbere biliyor ve araçlarını buna göre kullanıyor.

Rögar kapaklarının zemine sıfır şekilde yapıldığına da pek rastlanmıyor. Kaldırımlarda da benzer sorunlar var, engelli parkurunda yürür gibi olunuyor. Eskiden belediyeler seçim dönemlerinde yollara asfalt dökerken, şimdi sosyal medya belediyeciliği ön plana çıktı. Altyapı yatırımları azalırken, kedi-köpek maması dağıtmak veya sosyal yardımlar belediyeciliğin özü haline geldi. Oysa belediyecilik, halktan toplanan paraların halka hizmet olarak sunulması demektir.

Acun Ilıcalı: Gerçek Hayatta Football Manager

Championship'te zorlu bir deplasmandan üç puanla dönen Hull City, son 10 maçta sekizinci galibiyetini aldı. Play-Off'a kalır mı diye konuşulan takım, şimdi üçüncü sırada ve bir maçı eksik. Acun Ilıcalı'nın 2021'de 20 milyon pounda satın aldığı kulüp, Premier Lig'e yükselmeye çok yakın. Eğer yükselirlerse, TV anlaşmaları ve sponsorluklarla yaklaşık 300 milyon Euro kazanacaklar. Acun, bu parayı daha güçlü bir takım kurmak için kullanmayı planlıyor.

Ali Koç'un Fenerbahçe'ye Hibesi: Tarihi Bir Adım

Ali Koç, Fenerbahçe Kulübü'nden alacağı tüm parayı, yani 3,5 milyar TL'yi hibe etti. Koç, başkanlığı döneminde kulübün borçlarını azalttı, sponsorluklar kazandırdı, ancak şampiyonluk bir türlü gelmedi. Transfer ve hoca seçimlerinde hatalar yapıldı, ancak Koç, seçimi kaybederken bile başarılı bir teknik direktör ve şampiyonluğa oynayan bir takım bıraktı. Kulüpten alacağını hibe ederek, ne kadar büyük bir Fenerbahçeli olduğunu kanıtladı. Futbol tarihimizde bunun başka bir örneği yok.