İstanbul'da 28 Şubat Postmodern Darbesi'nin 29. Yılında Anma Programı Düzenlendi
28 Şubat Darbesi'nin 29. Yılında İstanbul'da Anma Programı

İstanbul'da 28 Şubat Postmodern Darbesi'nin 29. Yılında Kapsamlı Anma Programı Gerçekleştirildi

AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı tarafından, 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü münasebetiyle İstanbul'da önemli bir anma ve değerlendirme programı organize edildi. "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" başlıklı program, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı binasında yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Yusuf Tekin: "Her Darbe Bir Sonraki İçin Örnek Teşkil Ediyor"

Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 28 Şubat sürecinin toplumun her kesiminde derin mağduriyetler oluşturduğunu vurguladı. Kendisinin de o dönemde üniversitede asistan olduğunu hatırlatan Tekin, şu çarpıcı tespitlerde bulundu:

"Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar, bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyorlar. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, hepsi bir öncekinden ders çıkartarak 'Nerede hata yaptık, niye bu insanlar bir daha geldiler?' sorusuna cevap verecek tedbirlerle dolu."

Tekin, 28 Şubat'ın 12 Eylül'den temel farkını şöyle açıkladı:

"12 Eylül'ü yapanlar silah zoruyla darbe yaptı, anayasa yaptı ama topluma sirayet etmemişti, toplumun kılcal damarlarına girememişti. 28 Şubat sürecinde ise toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da dershane, okul ya da benzeri yöntemlerle sirayet edilebilecek bir alan oluşturulmak istendi ve paydaş olarak FETÖ seçildi."

Mustafa Şentop: "Vesayetçilerin Türkiye'de Geleceği Yok"

Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise 28 Şubat'ın diğer darbelerden farklı bir karakter taşıdığını belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:

"28 Şubat, 12 Eylül, 27 Mayıs gibi açık, sert ve görünür bir darbe olarak tezahür etmedi. Türkiye ve dünyanın şartları böyle bir askeri müdahaleye müsait değildi. Bu nedenle daha farklı bir usulle asker, sivil bürokrasi, yargı, sivil unsurlar ve medyanın içinde olduğu bir müdahalede bulunuldu."

Şentop, vesayetçi zihniyetin varlığını sürdürdüğünü ancak artık güçlerinin yetmediğini ifade ederek şunları ekledi:

"Bundan sonra onların Türkiye'de bir geleceğinin olduğu kanaatinde değilim. Ancak biz yine bu anlayışa prim vermemek ve bu anlayışın gelişmesine, hatta bu darbeci görüşlerin dile getirilmesine müsaade etmeyecek bir demokratik çıkış ortaya koymalıyız."

Fatma Betül Sayan Kaya: "Postmodern İsmiyle Yumuşatılmamalı"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, 28 Şubat'ın bu ülkenin değerlerine meydan okunan bir darbe teşebbüsü olduğunu vurguladı. Kaya, şu önemli uyarıyı yaptı:

"Bu olay 'postmodern' ismiyle asla yumuşatılmamalı. Buna özellikle kadınlar olarak dikkat çekmeliyiz. Ben o dönemi yaşamış lise talebesiydim. Kadın olarak her yıl dönümünde yutkunuyoruz, o dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki bunu unutmayacağız, unutturmayacağız."

Leyla Şahin Usta: "Toplum Mühendisliği Çalışmasıyla Üzerimizden Tanklarla Geçtiler"

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise 28 Şubat sürecinde üniversite öğrencisi olduğunu ve derslere girerken ciddi zorluklar yaşadığını anlattı. Usta, darbenin arkasındaki motivasyonu şöyle analiz etti:

"Toplumun değiştiğini gördüler. Kendileri gibi olmayan birilerinin de bu ülkede söz sahibi olmaya başlayabileceğini fark ettiler. Buna 'dur' demek gerekiyordu. Yoksa kendi koltukları gidecekti. Yeri geldiğinde laiklik, yeri geldiğinde Atatürkçülük, yeri geldiğinde çağdaşlık ve demokrasi diyerek, toplumu ötekileştirerek toplum mühendisliği çalışmasıyla üzerimizden tanklarla geçtiler."

Programa Geniş Katılım

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'ın moderatörlüğünde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ve çok sayıda teşkilat üyesi katıldı. Program boyunca 28 Şubat sürecinin siyasi ve toplumsal etkileri, vesayet ve darbe mekanizmalarının millet iradesine verdiği zararlar ve bu karanlık döneme karşı verilen demokratik mücadele detaylı bir şekilde ele alındı.