MHP Lideri Bahçeli'den Türk Bayrağına Saldırıya Sert Tepki
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin'in Nusaybin ilçesinde Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, bu olayı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak nitelendirerek, konuyla ilgili sorumluların en şiddetli şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
Nusaybin'de Yaşanan Olay ve Bahçeli'nin Değerlendirmesi
Nusaybin-Kamışlı sınır hattında geçişe kapalı olan sınır kapısını zorlayarak açmaya ve buradan geçmeye çalışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik saldırısı, ülke gündemine oturdu. Bahçeli, bu saldırının arkasında Siyonist-emperyalist bir kumpasın olduğunu iddia ederek, al bayrağın şerefsizce indirildiğini ifade etti.
Türk bayrağının bağımsızlığın timsali, şehitlerin örtüsü ve milli birlik ile beraberliğin simgesi olduğunu belirten Bahçeli, bayrağa musallat olanların yanı sıra bu eyleme akıl hocalığı yapan, plan ve tatbik safhasında faal olan tüm kişilerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, bu kişilerin istihbarat servisleriyle bağlantılarının araştırılıp açıklanmasını talep etti.
DEM Parti'ye Yönelik Sert Uyarılar
Bahçeli, grup toplantısını Nusaybin'de yapan DEM Parti'yi ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanları Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu tuttu. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan'ın konuşmasının dikkat, ciddiyet ve sorumluluk taşımayan gafil bir açıklama olduğunu ve bu durumun tahrik ortamının tansiyonunu arttırdığını belirtti.
MHP lideri, DEM Parti'yi terörle ilişkisi konusunda net bir karar vermeye çağırdı. Bahçeli, partinin şu sorulara yanıt vermesi gerektiğini vurguladı:
- PKK'nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?
- Terörün yedeğinde mi duracak yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir?
- Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır?
Güvenlik ve İstikrar Vurgusu
Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ilerlemesiyle birlikte barış ve huzur kuşağının güçlendiğini, ancak bu durumun husumet cephesinin provokasyonlarını tehlikeli ölçüde tırmandırdığını ifade etti. Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan mihrakların Türkiye'nin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu belirtti.
Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde hegemonya mücadelesi yürüten karanlık bir aklın, devlet altı örgütleri besleyip kışkırttığını söyleyen Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle bu zalim projenin yırtılıp atılacağını ve nifak üreten zehirli kaynakların kurutulacağını vurguladı.
Suriye ve Bölgesel Gelişmeler Hakkında Görüşler
MHP lideri, Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamanın şuursuzluk ve art niyetlilik olduğunu ifade etti. DEM Parti'nin Kürt kardeşleri ajite etmekten, Siyonizm'in değirmenine su taşımaktan ve küllenen ateşi karıştırmaktan derhal vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, Türk bayrağının Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik nişanesi olduğunu belirterek, herkesin aklını başına alması gerektiğini vurguladı. Sabır ve sinirleri tahrip etmenin sonunun hiç kimseye bir şey kazandırmayacağını, aksine uzatılan elin kalkan yumrukla yer değiştirebileceğini ifade etti.
Sonuç ve Çağrı
Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye'den taviz vermeden, provokasyonlara son derece dikkat ve uyanıklık göstererek barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini söyledi. Ancak milli onur ve namusla oynamaya heves edenlerle, milli ve manevi değerleri tartışmaya açmak isteyenlere amansız bir mücadele ruhuyla direniş gösterileceğini herkesin bilmesi gerektiğini belirtti.
Ay yıldızlı al bayrağa uzanan pis elleri, iğrenç emelleri ve ilkel terörist sevicileri tüm varlığıyla kınadığını ve lanetlediğini ifade eden Bahçeli, SDG/YPG'nin terör örgütü olduğunu ve Kürt kardeşleri temsil edemeyeceğini vurguladı. Son olarak, Fırat'ın doğusunun tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılması gerektiğini söyleyerek, bu hedefin gerçekleşmesi için bugünün doğru zaman olduğunu belirtti.