Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kritik ham maddelerin artık yalnızca birer emtia olmadığını, stratejik varlıklar haline geldiğini ve enerji dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Yarı iletkenlerden yenilenebilir enerji sistemlerine, savunma teknolojilerinden yüksek katma değerli sanayi üretimine kadar tüm değer zincirlerinin bu materyallere güvenli erişime bağlı olduğunu belirten Bolat, bu erişimin giderek daha belirsiz hale geldiğini ifade etti.
İhracat kısıtlamaları 5 kat arttı
Bolat, OECD bulgularına atıfta bulunarak, kritik ham maddelere yönelik ihracat kısıtlamalarının 2009 yılından bu yana 5 kat arttığını ve bugün tarihsel olarak yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğini söyledi. 2022 ile 2024 yılları arasında küresel kritik ham madde ticaretinin yaklaşık yüzde 16'sının ihracat kısıtlamalarından etkilendiğini belirten Bolat, bazı minerallerde bu oranın daha da yüksek olduğunu kaydetti. Kobalt ve manganez ihracatının yaklaşık yüzde 70'inin, grafit ihracatının neredeyse yarısının ve nadir toprak elementlerinin yüzde 45'inin etkilendiğini ifade etti.
Kısıtlayıcı önlemler artıyor
Kullanılan önlemlerin türünde de değişim görüldüğünü belirten Bolat, ihracat vergileri ve lisans zorunluluklarının halen en yaygın araçlar olduğunu ancak daha kısıtlayıcı önlemlerin giderek arttığını söyledi. Bu eğilimlerin ciddi sonuçları olduğuna dikkat çeken Bolat, ihracat kısıtlamalarının bazı iç politika hedeflerine hizmet edebileceğini ve uygulayan ülkeye belli getirileri olabildiğini, sanayilerinin gelişimine yardımcı olabildiğini kabul etti.
Ancak bu kısıtlamaların geniş bir biçimde kullanılması durumunda olumsuz yan etkilere yol açabildiğini ifade eden Bolat, küresel arzın daraldığını, fiyat oynaklığının arttığını ve tedarik zinciri dayanıklılığının zayıfladığını dile getirdi.
OECD Envanteri küresel kamu malı
Bolat, OECD Envanteri'nin bir veri tabanından çok daha fazlası olduğunu, bir küresel kamu malı olduğunu ve şeffaflığı güçlendirerek kanıta dayalı politika tepkilerini desteklediğini söyledi. Türkiye olarak açık ve kurallara dayalı ticarete büyük önem verdiklerini belirten Bolat, kritik ham maddeler konusunda dengeli yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Meşru ulusal çıkarların korunması gerektiğini ancak aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinin istikrarının da muhafaza edilmesi gerektiğini ifade etti.
Türk ekonomisinin hem ithalat hem ihracat yoluyla dış ticaret tarafından desteklendiğini belirten Bolat, mineraller ve kritik ham maddeler dahil olmak üzere toplam mal ve hizmet ticaret hacminin (ihracat ve ithalat birlikte) 820 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Uluslararası işbirliği önemli
Enerji ürünleri, girdiler ve ham madde ihtiyaçları için güvenli ve istikrarlı tedarik zincirlerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Bolat, aynı zamanda mal ve hizmetlerin dünya pazarlarına güvenli ve istikrarlı biçimde ihraç edilmesine de ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Üretim, gıda, hizmetler veya bakım onarım dahil olmak üzere uluslararası ticaretle ilgili tüm alanlarda uluslararası işbirliğinin artırılmasına önem verdiklerini söyledi.
OECD'nin rolü artıyor
Tanıtım programı sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Bakan Bolat, dünyada siyasi, askeri ve ticaret teşkilatlarının büyük sıkıntılar yaşadığı ve kırılmaların olduğu bir dönemde, OECD'nin uluslararası politikaları belirleme ve koordinasyonu sağlamada giderek artan bir role sahip olduğunu söyledi. OECD'nin İstanbul'da bölgesel merkezi olduğunu belirten Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak desteklediklerini ve OECD ile koordinasyon içinde çalıştıklarını ifade etti. Son iki yıldır OECD'nin İstanbul Bölge Merkezi ve Paris'teki Genel Sekreterliği ile birlikte uluslararası forumlar düzenlediklerini kaydetti.
Kritik madenlerin rolü artıyor
Dünyanın önemli bir dönüşümden geçtiğini belirten Bolat, yeşil ekonomiye geçiş ve dijital ekonomiye geçiş açısından kritik madenlere çok büyük bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Yenilenebilir enerji, ileri teknolojiler, imalat sektörü ve yapay zekanın ortaya çıkmasıyla birlikte bu önemli alanlarda kritik madenlerin rolünün arttığını vurguladı.
Son iki yılda özellikle kritik madenler ihracatında ülkelerin giderek daha fazla ihracat engeli çıkardıklarını gördüklerini belirten Bolat, milli menfaatleri korumanın önemli olduğunu ancak bu yapılırken komşu ülkelerin ya da dünya ülkelerinin ekonomilerine zarar verecek uygulamaların ortaya çıkmasının uluslararası bir işbirliğini gerektirdiğini ifade etti. OECD'nin buna dikkati çekmek için bu forumu düzenlediğini söyleyen Bolat, kritik madenlerin sahibi olan ülkelerin (Türkiye'nin de bunlardan biri olduğunu belirterek) milli menfaatlerini koruması gerektiğini ancak özellikle ham madde zengini az gelişmiş ülkelerin geçmişteki doğal maden ve ham madde zenginliklerinin kendilerine refah getirmediği bir dönemi yeniden yaşamamaları gerektiğini vurguladı. Bu ülkelerin madenleri işleyerek ekonomilerini katma değerle geliştirmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.



