Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Yardımcısı Tutuklandı: İddianamede Şok İddialar
Bolu Belediye Başkanı Özcan Tutuklandı: İddianamede Şok İddialar

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Yardımcısı Tutuklandı: İddianamede Çarpıcı Detaylar

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında son adres Bolu oldu. 28 Şubat'ta başlatılan soruşturma sonucunda gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Bolu Sulh Ceza Hakimliği'ndeki sorgularının ardından "irtikap" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İddianame Tamamlandı: Yasak Aşk ve Şantaj İddiaları

Soruşturma süreci devam ederken Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 Mart 2026 tarihli iddianameyi tamamladı. Hazırlanan iddianamede kamuoyunda geniş yankı uyandırması beklenen dikkat çekici iddialara yer verildi. Dosyada, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile belediye çalışanı Öznur Çağalı iddiaların merkezinde yer alırken, Çağalı'nın eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney ile şüpheliler Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin'e çeşitli suçlamalar yöneltildi.

Tanju Özcan Hem Sanık Hem Mağdur Konumunda

İddianamenin en çarpıcı yönlerinden biri, Tanju Özcan'ın dosyada hem müşteki hem de şüpheli-sanık konumunda yer alması oldu. Buna göre Tanju Özcan, Mehmet Eren Akgüney tarafından telefonla aranarak elindeki mesajlar ve ses kaydı üzerinden tehdit edildiğini, bu içeriklerin yayılmaması karşılığında para, araç ve oto yıkama yeri istendiğini öne sürdü.

Dosyanın diğer ayağında ise belediye çalışanı Öznur Çağalı'nın beyanları doğrultusunda Tanju Özcan hakkında, "Bu ses kaydını Eren duyarsa ne olur, ben seni koruyacağım, senden hoşlanıyorum, benimle görüşeceksin" şeklindeki sözlerle Çağalı üzerinde baskı kurduğu ve şantajda bulunduğu iddiasına yer verildi.

Öznur Çağalı'nın İfadesinde Otel ve Mesajlaşma İddiası

İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Öznur Çağalı'nın beyanları oluşturdu. Çağalı, yaklaşık 2,5 yıldır Bolu Belediyesi danışma biriminde çalıştığını, eski erkek arkadaşı Mehmet Eren Akgüney'in kendisini rahatsız ettiğini, bu durumu da Tanju Özcan'a anlattığını söyledi.

Çağalı ifadesinde, bir süre sonra Tanju Özcan'ın kendisini ara ara yalnız görüşmelere çağırdığını ve kendisinden hoşlandığını söylediğini belirtti. Ardından belediye çağrı merkezine özel hayatıyla ilgili bir ihbar geldiğini, bunun sonrasında Tanju Özcan'ın kendisini makam odasına çağırdığını ve ihbar kaydını dinleterek "Bu ses kaydını Eren duyarsa ne olur, ben seni koruyacağım, benimle görüşeceksin, senden hoşlanıyorum." dediğini öne sürdü.

Çağalı ayrıca, 2025 yılının Eylül veya Ekim ayında Tanju Özcan'ın davetiyle Narven Termal Kasabası'ndaki bir otele gittiğini, burada alkol aldıklarını ve sonrasında rızasıyla cinsel birliktelik yaşadıklarını anlattı.

Savcılık Telefonda 117 Görüşme Tespit Etti

İddianamede, Öznur Çağalı'nın telefonunda bulunan mesajlara da yer verildi. Buna göre, Çağalı ile Tanju Özcan'ın kullandığı belirtilen hat arasında sosyal medya uygulamaları üzerinden toplam 117 görüşme ve mesajlaşma olduğu öğrenildi. İddianamede, bu yazışmaların bazı bölümleri de yer aldı.

İşte o mesajlardan bazıları:

  • Tanju Özcan: Yaa, çok hoşsun.
  • Öznur Çağalı: İnan sadece senin hoşun olmak isterim.
  • Tanju Özcan: Göğüsleri de mi büyüttün?
  • Tanju Özcan: Özledin mi?
  • Öznur Çağalı: Özledim tabii, sen özledin mi?
  • Öznur Çağalı: Aaaaaa başkanım benden başka kimle olabilirsiniz.
  • Tanju Özcan: Hepiniz gelin.. Ben yeterim.
  • Tanju Özcan: Sadettin Saran benim abim.

Savcılık, bu mesajlaşmaların taraflar arasında duygusal birlikteliği ve Öznur Çağalı'nın iddialarını destekler nitelikte olduğunu iddianameye yansıttı.

Özcan'a Şantaj Sonrası 20 Milyon TL, Araba ve Oto Yıkama Yeri Talep Edildi

Diğer yandan iddianamede, Mehmet Eren Akgüney'in eski kız arkadaşı olduğu belirtilen Öznur Çağalı ile Tanju Özcan arasındaki ilişkiyi öğrendiği, bu kişilere ait mesajlaşmaları ele geçirdiği ve bunları Tanju Özcan aleyhine şantaj aracı olarak kullandığı öne sürüldü.

Buna göre Akgüney, 8 Ocak 2026 gecesi Gürcistan numarası üzerinden Tanju Özcan'ı arayarak, "Tanju elime düştün, eski kız arkadaşım ile yazışmaların elime geçti, bunun ceremesini çekeceksin." dedi. Başka bir görüşmede ise "Sen beni ciddiye almıyorsun galiba Tanju, ses kaydı da var elimde, ertesi güne kadar beni aramazsan elimdeki ses kayıtlarını sosyal medya üzerinden servis edeceğim, eşinin telefon hattı da var, ona da göndereyim mi" sözlerini sarf ettiği ileri sürüldü.

İddianamede, şüpheliler Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin'in devreye girdiği ve Akgüney'in elindeki kayıtları medyaya satabileceğinin konuşulduğu, bu konunun 20 milyon TL, araba ve oto yıkama yeri karşılığında kapatılabileceğini söyledikleri iddiasına yer verildi. İddianamede, bu görüşmelerin kamera kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklendiği bilgisi yer aldı.

Belediye Çalışanları Özcan Lehine Tanık Olarak İfade Verdi

Dosyada, Bolu Belediye Başkanı'nın özel kalem müdürü Özgür Nihat Yıldız ile belediye meclis üyesi Ali Sarıyıldız'ın anlatımları önemli yer tuttu. Yıldız, savcılık ifadesinde Tanju Özcan'ın kendisine Mehmet Eren Akgüney tarafından tehdit edildiğini söylediğini anlattı.

Yıldız, daha sonra bir restoranda Tanju Özcan'a gelen telefonun kapanmadığını fark ettiğini, telefondaki kişinin kendisini "Eren" diye tanıttığını ve "Söyle o başkanına bunun ceremesini çekecek, söylediği laftan dolayı ona bir araba yazıyorum." dediğini aktardı. Yıldız, devamında Akgüney ile sosyal tesiste yüz yüze görüştüğünü, Akgüney'in başka bir telefondan çekilmiş mesaj görsellerini bir anlık gösterdiğini ve "Başkanına söyle miktarı o belirlesin, ayrıca ona geçen günkü konuşmadan dolayı bir araba yazdım." dediğini savundu.

Ali Sarıyıldız ise, Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin'in kendisine, Akgüney'in elinde mesajlar ve ses kaydı olduğunu, bunları 50 milyon liraya satabileceğini söylediklerini ileri sürdü. Sarıyıldız, ifadesinde Tanju Özcan'ın böyle bir şantaja boyun eğmeyeceğini düşündüğünü ve bu talepleri Özcan'a iletmeyi kabul etmediğini anlattı.

Şantajcı Akgüney'e Ağır Suçlamalar

İddianamede, Mehmet Eren Akgüney hakkında Tanju Özcan'a yönelik şantaj suçlaması dışında Öznur Çağalı'ya karşı da "kadına karşı tehdit" ve "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarının işlendiği kaydedildi. Dosyaya göre Akgüney, Öznur Çağalı ile buluşup telefonunu zorla aldı, Tanju Özcan'dan gelen mesajların görüntülerini kendi telefonuyla çekti ve ardından "Seni öldürmeye götüreceğim" diyerek tehdit etti.

Savcılığa göre Çağalı korkudan hareket halindeki araçtan iki kez atladı, ancak her seferinde yeniden zorla araca bindirildi.

"Fikir ve Eylem Birliği Var"

Savcılık, tüm bu beyanlar, kamera kayıtları, mesajlar, telefon imajları ve diğer delilleri birlikte değerlendirdiğinde Mehmet Eren Akgüney, Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin'in Tanju Özcan'a yönelik şantaj suçunu "fikir ve eylem birliği içerisinde" işlediği sonucuna vardı. Yine savcılığa göre Mehmet Eren Akgüney, Öznur Çağalı'ya karşı tehdit ve hürriyetten yoksun bırakma suçlarını işledi.

Tanju Özcan'ın ise Öznur Çağalı'ya yönelik şantaj suçunu işlediği kanaatine varıldı. Savcılık, tüm şüphelilerin üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Mehmet Eren Akgüney hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması da istendi.