Diyanet, Bu Haftaki Cuma Hutbesi'nin Konusunu 'Tevekkül' Olarak Belirledi
Cuma Hutbesi'nin Konusu: Tevekkül

Diyanet'ten 81 İl İçin 'Tevekkül' Temalı Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu hafta ülke genelindeki tüm camilerde okunacak Cuma Hutbesi'nin konusunu resmi olarak duyurdu. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 27 Mart 2026 tarihli hutbenin ana teması "Tevekkül" olarak belirlendi. Hutbe metninde, İslam dininin önemli ilkelerinden biri olan tevekkül kavramının detaylı bir şekilde ele alındığı bildirildi.

Tevekkülün Gerçek Anlamı ve Hayattaki Yansımaları

Muhterem Müslümanlar! başlığıyla başlayan hutbede, tevekkülün Müslümanların hayatının her alanına yansıması gereken temel bir prensip olduğu vurgulandı. Metinde, tevekkülün sorumlulukları yerine getirip Allah'ın rahmetine sığınmak anlamına geldiği açıklandı. Ayrıca, meşru isteklere ulaşmak için gerekli sebeplere sarılmanın, aklı ve iradeyi doğru yönde kullanmanın ve nihayetinde Allah'a güvenmenin tevekkülün esasları arasında yer aldığı ifade edildi.

Hutbede, tevekkülün pratik hayattaki örneklerine de yer verildi:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
  • Bir ebeveynin, çocuklarına güzel örnek olup onlardan erdem beklemesi
  • Bir gencin, geleceğini ilim ve meslek çerçevesinde şekillendirip başarı için dua etmesi
  • Bir tüccarın, ölçü ve tartıda dürüst davrandıktan sonra hayırlı kazanç dilemesi
  • Bir çiftçinin, toprağı doğru işledikten sonra bereketli hasat için Allah'a yönelmesi

Tevekkül Tembellik Değil, Sorumluluk Bilincidir

Hutbe metninin önemli bir bölümünde, tevekkül kavramının yanlış anlaşılmalarına dikkat çekildi. Tevekkülün asla tembelliğin sığınağı veya miskinliğin bahanesi olmadığı vurgulanırken, aksine uyanışın ve kendine gelmenin bir vesilesi olduğu belirtildi. Allah'ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmanın, zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmek anlamına geldiği ifade edildi.

Metinde, İslam'ın tevekkül anlayışında şu yanlış düşüncelere yer olmadığı özellikle vurgulandı:

  1. "Allah'ın dediği olur" kanaatiyle tedbiri elden bırakmak
  2. "Kaderde ne varsa o gelir başa" anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek
  3. "Nasıl olsa Allah rızkımı verir" düşüncesiyle çalışmayı terk etmek

Hutbede, Müslümanlara düşen görevin 'Tedbir kuldan, takdir Allah'tan' şuuruyla gece gündüz çalışmak olduğu hatırlatıldı. Necm Suresi'nden "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir" ayetiyle bu husus pekiştirildi.

Hayatın Her Alanında Tevekküle İhtiyaç Var

Hutbenin son bölümünde, kalplerin huzur bulabilmesi için hayatın her alanında tevekküle ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Okurken, çalışırken, ailenin rızkını temin ederken ve zorluklara karşı mücadele verirken tevekkül anlayışının önemi vurgulandı. Zamanın, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanı olduğu ifade edilirken, çalışmanın, üretmenin ve mücadelenin hayatın vazgeçilmez parçaları haline getirilmesi gerektiği kaydedildi.

Hutbe, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un "Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!" dizeleriyle son buldu. Hutbe metninde ayrıca Tirmizî, Bakara ve Necm surelerinden alıntılar ve hadis kaynaklarına referanslar yer aldı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması