İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli'nde konuşan İletişim Başkanı Fahrettin Altun Duran, asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarını toprağa vermek zorunda kalan vatandaşlara ise sabır ve metanet diledi.
Devlet-Millet Dayanışması ve Diriliş Hikayesi
Duran, deprem sonrası süreci Türkiye için devlet-millet dayanışmasının en güçlü şekilde tezahür ettiği bir diriliş hikayesi olarak tanımladı. İlk andan itibaren devletin tüm imkanları ve birimleri ile sahaya indiğine vurgu yapan Duran, şunları söyledi:
"Sivil toplum kuruluşlarımız hiçbir tereddüt göstermeden, adanmışlık ruhuyla görev üstlendi. Vatandaşlarımız ise yalnızca ellerindekiyle değil; yüreğiyle, dualarıyla ve umutlarıyla yardıma koştular. Bir cana daha ulaşabilmek, bir enkazın başında daha umut yeşertebilmek, bir afetzedeye daha yalnız olmadığını hissettirebilmek için hep birlikte büyük bir gayret ortaya koyduk. Bu nedenle şunu söylemek gerekir; biz bu felaketin üstesinden teknik kapasitemizin yanı sıra, toplumsal vicdanımız ve dayanışma gücümüzle geldik."
Yeniden İnşa ve İhya Sürecinde Önemli Adımlar
Ortaya koyulan güçlü irade ve birlik ruhunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlatılan kalıcı ve kapsayıcı bir yeniden inşa ve ihya süreciyle kurumsal çerçeveye kavuşturulduğunu kaydeden Duran, şu açıklamalarda bulundu:
"Türkiye bu süreçte milletin ve devletin el ele verilmesiyle 'yapılamaz' denileni yapmış ve insan merkezli yaklaşımıyla dünyaya yeni bir standart sunmuştur. Altını özellikle çizmek isterim ki bu süreç, yalnızca yıkılanların yerine yenilerini koyma çabası değildir. Bu süreç, Cumhurbaşkanımızın her fırsatta altını çizdiği 'hiçbir vatandaşı sahipsiz bırakmama' anlayışının ve 'kimsesizlerin kimsesi olma' sorumluluğunun hayata geçirilmesidir."
455 Bin Konut Teslim Edildi
Duran, 455 bin konutun vatandaşlara teslim edilmesinin bu anlayışın en önemli tezahürlerinden biri olduğunu belirtti. İnşa ve ihya çalışmalarıyla depremde ağır yara alan tüm şehirlerin bugün yepyeni çehrelere kavuştuğunu ifade eden Duran, şöyle devam etti:
"Tüm bunlar, fiziksel bir yapılanmayla sınırlı değildir. Sosyal adaletin, ekonomik direncin ve toplumsal iyileşmenin de yeniden tesisini ifade etmektedir."
Dezenformasyonla Mücadele ve İletişim Çalışmaları
Afet ve sonrasındaki sürecin, gerçeği merkeze alan güçlü bir iletişim ortamının ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Duran, bu dönemde sağlıklı bir iletişim ortamının tesisi için yoğun gayret sarf ettiklerini dile getirdi.
200'e Yakın Dezenformatif İçeriğe Müdahale
Duran, yalanların, kurgulanmış içeriklerin ve çarpıtılmış bilgilerin özellikle kriz anlarında ne kadar hızlı yaygınlaşabildiğini ve etkide bulunabildiğini hep birlikte tecrübe ettiklerini söyledi. Dezenformasyonun kimi zaman kasıtlı yönlendirmelerle, kimi zaman da bilgi eksikliğinden kaynaklanan yanlış aktarımlarla yaygınlaştığına şahit olduklarını ifade eden Duran, şu bilgileri paylaştı:
"Toplumun huzuruna kasteden, afet sahasında asayişi zedeleyen ve arama kurtarma faaliyetlerini sekteye uğratan bu yanıltıcı bilgilerle mücadele edilmesi son derece önemliydi. Bu çerçevede, 200'e yakın dezenformatif içeriğe müdahale ettik, doğruları milletimizle paylaştık."
CİMER Üzerinden Etkin İletişim
Devletin ilgili kurumlarıyla koordineli şekilde kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla gayret ettiklerini söyleyen Duran, milletle kesintisiz iletişimi sürdürmek adına CİMER kriz iletişim stratejisini derhal uygulamaya geçirdiklerini açıkladı.
1,7 Milyon Başvuru Çözüme Kavuşturuldu
Duran, 6 Şubat sabahı saat 08.30 itibarıyla depremzede vatandaşlar için özel bir iletişim kanalı olarak hizmet veren CİMER 'Deprem Acil' uygulamasını kullanıma sunduklarını belirtti. CİMER 'Deprem Acil' uygulamasına gelen toplam 1,7 milyon başvuru kapsamındaki her türlü talep ve ihtiyacın kurumlarla eşgüdüm içinde takip edildiğini ve çözüme kavuşturulduğunu ifade etti.
CİMER Çağrı Merkezi üzerinden ise deprem sonrası 3 aylık süreçte 7 gün 24 saat çalışma esasıyla 220 binin üzerinde çağrıyı cevapladıklarını kaydeden Duran, bu süreçte iletişim kanallarının ne kadar etkin kullanıldığını gösteren önemli veriler paylaştı.
Uluslararası Basının İlgi Odağı
Duran, 6 Şubat depremleri sonrasında bölgede görev yapan 11 ülkeden 32 uluslararası gazetecinin geçen hafta yeniden deprem bölgesine geldiğini ve depremin yıkımına şahit olan basın mensuplarının 3 yılın ardından gerçekleşen büyük değişimi gözlemleme imkanı bulduğunu kaydetti.
26 Ülkeden 366 Gazeteci Misafir Edildi
2024'ten bugüne kadar toplam 26 ülkeden 366 gazetecinin Türkiye'nin yürüttüğü inşa ve ihya çalışmalarını yerinde görmesini sağladıklarını dile getiren Duran, "Bu bizim insanımızın diriliş, başarı hikayesidir ve tüm dünyanın da bunu alkışlaması yerindedir" dedi.
'Asrın Felaketinin 3. Yılı: İnşa ve İhya Çalışmaları' Kitabı
'Asrın Felaketinin 3. Yılı: İnşa ve İhya Çalışmaları' adlı kitabında da konunun dikkate sunulduğunu aktaran Duran, takdim yazısını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaleme aldığı eserde, asrın felaketinin ilk anından itibaren yürütülen çalışmaların yer aldığını söyledi.
Kapsamlı Bir Başvuru Eseri
Kitabın içeriğinde, dünyadaki büyük afetler ve 6 Şubat depremlerinin küresel etkilerinin değerlendirildiğini, afete yönelik detaylı verilerin infografikler şeklinde paylaşıldığını belirten Duran, şöyle konuştu:
"Bütün bunların yanı sıra, afet sonrası yürütülen çalışmalar; sağlık, eğitim, ekonomi, sosyal hizmetler ve iletişim gibi birçok başlık altında bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildi. Bu yönüyle kitabımız, dayanışma ruhuyla yürüttüğümüz inşa ve ihya tecrübesini kayıt altına alan ve gelecek nesillere de bunu anlatan bir başvuru eseri olmuştur."
İletişim Başkanı Duran'ın konuşması, deprem sonrası süreçte yaşanan zorlukların üstesinden gelinmesinde devlet-millet işbirliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yeniden inşa ve ihya çalışmalarının sadece fiziksel yapılanmayı değil, aynı zamanda toplumsal iyileşmeyi ve sosyal adaletin tesisini de hedeflediği vurgulandı.