Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kudüs ve Bölge Barışına İlişkin Güçlü Mesajlar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının odak noktasını, İsrail'in Mescid-i Aksa'yı kapatma kararı ve bölgedeki artan gerilimler oluşturdu.
Mescid-i Aksa'ya Yapılan Saldırı Tüm Müslümanlara Yöneliktir
Erdoğan, "Siyonist katliam şebekesinin ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tuttuğunu" belirterek, bu durumu kural tanımazlık ve haydutluk olarak nitelendirdi. "İsrail'in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa'da 1967'den bu yana ilk kez bayram namazı kılınamadı" diyen Cumhurbaşkanı, bu eylemin 2 milyar Müslüman'ın inancına yapılmış küstah bir saldırı olduğunu vurguladı.
Hangi gerekçeyle olursa olsun, Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkının gasbedilemeyeceğini, engellenemeyeceğini ve yasaklanamayacağını ifade etti.
Kudüs'ü Savunmak İnsanlığı Savunmaktır
Erdoğan, merhum Akif Emre'nin "kainatın varoluş sırrına açılan kapı" olarak tarif ettiği Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmanın insanlığın gereği olduğunu söyledi. "Tutsak Kudüs'e borcumuz, Kudüs'ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır" diyerek, Kudüs'ün savunulmasının gerçek bağımsızlığın savunulması anlamına geldiğini belirtti.
Kudüs-i Şerif ve Mescid-i Aksa'yı savunmanın, aynı zamanda insanlığı savunmak olduğunu dile getirdi.
Çatışma İklimine Teslim Olunmayacak
Cumhurbaşkanı, bölgenin her karışında barış, adalet ve istikrarın tesisinden yana olduklarını ifade etti. Evrensel insani değerlerin ve farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusu olduklarını vurguladı.
Ancak her türlü hukuksuzluğun, haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısında olduklarını belirtti. "Devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız" dedi.
Bölgedeki Acılar Hepimizin Acısıdır
Erdoğan, İsrail'in kışkırtmalarıyla başlatılan savaşın bölgeyi kan ve barut kokusuna boğduğunu söyledi. Hiçbir günahı olmayan çocukların okullarında ders dinlerken füzelerin hedefi olduğunu ifade etti.
- Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir.
- Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır.
- Evlat acısıyla yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir.
Bombaların enkaza çevirdiği şehirlerin aynı şekilde kendi şehirleri olduğunu vurguladı.
Eski Defterleri Açmayı Doğru Bulmuyoruz
Cumhurbaşkanı, mezheplerimiz ve kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyanın dört bir yanında akan kanların hepimizin kanı olduğunu söyledi. "Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız" dedi.
Bölgede kan gövdeyi götürürken, bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı asla doğru bulmadıklarını ifade etti.
Bu Coğrafyada Birlikte Yaşayacağız
Erdoğan, sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekâtlara karşı son derece dikkatli olduklarını kaydetti. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek her türlü eylemi reddettiklerini belirtti.
"Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı, ortak coğrafyada yüzlerce yıldır acının, derdin ve sevincin bir olduğunu söyledi.
İçinde bulunulan toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak yine birbirlerinin yüzüne bakacaklarını ifade etti.
Kimse Türkiye'ye Diz Çöktüremeyecek
Önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden vatandaşı korumak olduğunu belirten Erdoğan, piyasalardaki dalgalanmaları doğal karşıladıklarını söyledi. Dönemsel ya da küresel şokların hedeflerinden alıkoymayacağını vurguladı.
"23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele rağmen yıkılmayan, sendelemeyen, kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var" diyerek, kimsenin bu Türkiye'ye diz çöktüremeyeceğini ifade etti.
CHP'nin Tuzağına Düşmeyeceğiz
Cumhurbaşkanı, ana muhalefet partisinin karikatür genel başkanı dışında aziz milletin ve bölgedeki tüm kardeşlerin Türkiye'nin ne yapmaya çalıştığının farkında olduğunu söyledi. Türkiye'nin doğru yolda, doğru yerde ve doğru bir politika izlediğini belirtti.
CHP'nin kendilerini çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceklerini, savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacaklarını ifade etti. CHP Genel Başkanı'nı artık kendi seçmeninin bile kale almadığını söyledi.
Son olarak, Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP'li vatandaşların gülüp geçtiğini belirterek, bu zavallıyı kendi hezeyanlarıyla baş başa bıraktıklarını ifade etti.



