Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Külliye'de düzenlenen TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği programında çocuklara seslendi. Erdoğan konuşmasında, özellikle savaş ve çatışmaların ağır yükünü minik omuzlarında taşımak zorunda kalan Filistinli ve Lübnanlı çocuklara selam ve sevgilerini iletti. 23 Nisan Çocuk Bayramı'nın dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayram olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu bayramı armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm devlet büyüklerini, şehit ve gazileri şükranla andı.
Savaşların bedelini masum çocuklar ödüyor
Erdoğan, savaş, çatışma, kavga, yokluk ve yoksulluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamanın çocukların en doğal hakkı olduğunu belirtti. İçeride demokrasi ve özgürlükleri, dışarıda barış ve adaleti savunarak bu ideali gerçekleştirmeye çalıştıklarını ifade etti. Ancak tüm çabalara rağmen bölgedeki savaşlar ve zulümlerin devam ettiğini, bu savaşların bedelini genellikle masum çocukların ödediğini söyledi. Türkiye olarak ister bölgede ister başka yerde olsun, tüm acıları, hüzünleri ve hayal kırıklıklarını kalbinde hissettiklerini, bununla kalmayıp acıları dindirmek, çatışmaları durdurmak ve çocukların gözyaşlarını silmek için gayret ettiklerini vurguladı.
Gazzeli çocukları unutmayın
Erdoğan, tüm çabalarının tek bir amacı olduğunu belirtti: Dünyanın tüm çocuklarının huzur, güven ve kardeşlik içinde yaşaması. Bütün çocukların ve gençlerin okullarına güle oynaya gitmelerini, en güzel ve kaliteli eğitimi almalarını istediklerini ifade etti. Çocukların korkmadan uykuya dalmasını, bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyanmasını dilediklerini söyledi. Kendi çocukları için ne istiyorlarsa, Asya'dan Afrika'ya tüm çocuklar için de aynı güzellikleri samimiyetle istediklerini belirtti. Çocuklardan, Gazzeli ve Lübnanlı çocuklar başta olmak üzere sıkıntılı günler geçiren kardeşlerini dualarında unutmamalarını rica etti. İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan çocukların, inşallah geleceği şekillendireceğini söyledi.
İyinin ve doğrunun peşinden gidin
Erdoğan, kötülere ve kötülüklere rağmen dünyayı çocukların güzelleştireceğini belirtti. Çocukların birer gönül ve kültür elçileri olduğunu ifade ederek, aralarındaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen göstermelerini istedi. İyinin, doğrunun ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmemelerini, kardeşlik, dayanışma ve paylaşmanın dilinin aynı olduğunu söyledi. Aralarında kardeşliği yüceltmekten, dostluğu yaşatmaktan ve barışa inanmaktan geri durmamalarını istedi.
Dijital dünya uyarısı
Erdoğan, çocuklara dijital dünyanın uçsuz bucaksız koridorlarında gezinirken tehlikelere karşı çok dikkatli olmalarını, karşılarına çıkan her bilginin doğru, her karakterin güvenilir olmadığını unutmamalarını söyledi. Sanal dünyada eğlenceli vakit geçirmenin önemli olduğunu, ancak bunun sokakta oynamaktan, kitap okumaktan, spor yapmaktan ve arkadaşlarla doya doya koşturmaktan alıkoymaması gerektiğini belirtti. Çocukların tertemiz vicdanına ve aklına güvendiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda, geçen haftaki saldırılarda hayatını kaybeden öğrencileri ve Ayla öğretmeni rahmetle andı, acılı ailelerine sabır, tedavisi devam eden kardeşlere acil şifalar diledi. Hiçbir ülke ve millete böyle acılar yaşatılmaması temennisinde bulundu.
Gözyaşlarına hakim olamadı
Kabulde, üçüncü sınıf öğrencisi Mutlucan Korkmaz ve kardeşi ana sınıfı öğrencisi Gülsü Işıl Korkmaz şiir okudu. Mutlucan Korkmaz, Ziya Gökalp'in 'Asker Duası' şiirinden bir bölüm okurken gözyaşlarına hakim olamadı. O anlarda Erdoğan'ın da gözleri doldu. İkinci sınıf öğrencisi Bengü Yeşilbaş, kendi şiir kitabını Erdoğan'a hediye etti. Erdoğan da kitaptaki şiirleri okuyacağını söyledi.
Geleceğe inancım güçleniyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti. Erdoğan, koltuğunu temsili olarak beşinci sınıf öğrencisi Civan Boran Vargün'e devretti. Programda çocuklara seslenen Erdoğan, 23 Nisan'ı çocuklara armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Milli Mücadele'yi başarıyla yöneten Meclis üyelerini saygıyla andı. Işıl ışıl parlayan gözler, gökyüzü kadar temiz ve masum yüzler, şefkat ve merhamet dolu yüreklerle her bir çocuğun umut olduğunu belirtti. Çocuklarla her buluşmada Türkiye'nin aydınlık geleceğine olan inancının arttığını ve güçlendiğini ifade etti. İleride bu koltuklara çocukların oturacağını, bu makamlara onların geleceğini söyledi.
Yaşananlar kararlılığımızı pekiştirir
Beşinci sınıf öğrencisi temsili Cumhurbaşkanı Civan Boran Vargün de konuşmasında, okullarda yaşanan hadiselerin herkesin yüreğinde derin bir iz bıraktığını belirtti. Bu acının onları zayıflatmadığını, aksine daha güçlü bir dayanışma iradesi etrafında birleştirdiğini ve kararlılığı pekiştirdiğini ifade etti.



