Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ataköy'de düzenlenen Muslim Impact Forum 2026'da önemli açıklamalarda bulundu. Duran, doğru ve teyit edilmiş bilgiye dayalı bir enformasyon ekosisteminin kurulmasını öncelikli hedefleri olarak gördüklerini vurguladı.
Yeni cephe hatları
Duran, sahte videolar, manipüle edilmiş içerikler ve örgütlü propaganda ağlarının günümüz çatışmalarının yeni cephe hatlarını oluşturduğunu ifade etti. Bugün dünyanın derin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Duran, 20 yıl önce bu durumun olağan bir değişim olarak değerlendirilebileceğini ancak bugün çok daha vahim bir tablo ile karşı karşıya olduklarını söyledi.
Uluslararası kurumlar etkisizleşiyor
Duran, savaşlar, soykırımlar, pandemiler ve uluslararası kurumlara duyulan güvenin zayıflamasının kritik bir eşiğin aşıldığını gösterdiğini belirterek, uluslararası toplumun ileriye dönük açık bir vizyonunun bulunmadığını ifade etti. Büyük güçlerin artık sorumluluk üstlenmediğini, süper güçlerin liderlik konusunda isteksiz hale geldiğini kaydetti.
Anlatı çağı
Duran, içinde bulundukları dönemi 'anlatı çağı' olarak nitelendirerek, artık sadece iletişim rekabeti değil, gerçekliklerin nasıl çerçevelendiği ve kabul gördüğü üzerinden şekillenen bir anlatı rekabeti olduğunu vurguladı. Dezenformasyon, manipülasyon ve gerçeğe aykırı içeriklerin yayılımının arttığını, bunun hakikat ile yalan arasındaki sınırları bulanıklaştırdığını söyledi.
Türkiye'nin rolü
Duran, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bilgiyi akılcı yöneten, algı operasyonlarına karşı stratejik perspektifle hareket eden bir devlet kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını belirtti. Irak, Suriye, Azerbaycan-Ermenistan, Gürcistan, Ukrayna, İran ve Gazze'deki krizlerde Türkiye'nin arabulucu ve barış koruyucu rol oynadığını ifade etti.
Müslüman toplumlar için çağrı
Duran, Müslüman toplumların norm koyucu haline gelmesi gerektiğini, değerlerini sisteme taşımaları ve İslamofobi ile Batı merkezci düşüncenin dayattığı savunmacı yaklaşımları aşmaları gerektiğini söyledi. Kendi iletişim kurumlarını inşa etmeleri, dijital okuryazarlığı artırmaları ve dezenformasyonla mücadele etmeleri gerektiğini vurguladı.
Duran, Müslüman toplumların kendi anlatılarını yeniden sahiplenmesi ve kendi hikayelerini anlatması gerektiğini belirterek, aksi halde başkalarının onlar adına konuşacağını ve dünyadaki yerlerini onların tanımlayacağını ifade etti.



