Michael Rubin'den Türkiye'ye Skandal Tehdit: Trafik Verileriyle Hedef Gösterdi
Michael Rubin'den Türkiye'ye Trafik Verileriyle Tehdit

Michael Rubin'den Türkiye'ye Trafik Verileri Üzerinden Skandal Tehdit

ABD'li akademisyen ve FETÖ sevdalısı Michael Rubin, sosyal medyadan yaptığı Türkçe paylaşımla Türkiye'yi hedef alan skandal bir tehditte bulundu. Rubin, İstanbul ve Ankara'daki trafik kameralarının hacklenerek Türk siyasetçilerin, askerî yetkililerin ve savunma sanayii çalışanlarının takip edilebileceğini iddia etti.

"Dakikalar İçinde Hedef Alınabilirler" İddiası

Rubin paylaşımında, "İsrail'in Tahran'daki trafik kameralarını hacklediği için İranlı liderlerin yerlerini bildiği iddia ediliyor. Aynı durum İstanbul ve Ankara'da da geçerli olabilir" ifadelerini kullandı. Daha da ileri giderek, "Gelecekte İsrail ile Türkiye arasında bir çatışma olursa, bu kişilerin ne kadar süre hayatta kalacağı düşünülüyor? Bir dakika mı? Beş dakika mı? Muhtemelen daha uzun değil" şeklinde tehditkâr açıklamalar yaptı.

İBB'nin ABD ile İmzaladığı Anlaşma Yeniden Gündemde

Rubin'in bu sözleri, 22 Eylül 2020'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ABD arasında imzalanan "İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi" anlaşmasını akıllara getirdi. Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Yöneticisi olma suçundan cezaevinde bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dönemin ABD Büyükelçisi David Satterfield ile 5.1 milyon dolar hibe karşılığında bu anlaşmayı imzalamıştı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Anlaşma kapsamında:

  • İstanbul'un trafik ve ulaşım verileri ABD merkezli SAS Institute yazılım altyapısına taşındı.
  • Vatandaşların hareketleri, araç plakaları, Wi-Fi bağlantıları ve metro kullanımları gibi kişisel veriler anlık takip edilebilir hale geldi.
  • 16 milyon nüfuslu İstanbul'un tüm ulaşım verileri yabancı teknoloji üzerinden analiz edilmeye başlandı.

Kritik Görevliler İçin Güvenlik Riski

Bu sistemlerin, sadece trafik akışını değil, insanların günlük yaşamlarına dair detaylı bilgileri de ortaya çıkarabildiği belirtiliyor. Özellikle:

  1. Orduda, emniyette ve istihbaratta çalışanların hareketleri izlenebilir.
  2. Savunma sanayii mühendislerinin işe gidiş geliş saatleri kaydedilebilir.
  3. Yüksek teknoloji şirketlerindeki kritik personelin rutinleri kontrol edilebilir.

Bu durum, Türkiye'nin milli güvenliği açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

Savunma Sanayiindeki Başarılar Hedef Alındı

Rubin'in açıklamaları, Türkiye'nin son yıllarda yerli ve milli savunma hamleleriyle elde ettiği başarılara yönelik rahatsızlığın bir dışa vurumu olarak yorumlanıyor. Türk savunma sanayiinin geliştirdiği İHA ve SİHA'ların sahada dengeleri değiştirmesi, bazı çevreleri tedirgin etmeye devam ediyor.

Sonuç olarak, Michael Rubin'in skandal tehditleri, İBB'nin ABD'ye veri aktaran anlaşmasını yeniden gündeme taşırken, Türkiye'nin veri egemenliği ve milli güvenliği konusundaki hassasiyetlerini bir kez daha ortaya koydu. İmamoğlu'nun imzaladığı anlaşmanın Türkiye'ye getirdiği riskler, Rubin'in sözleriyle daha da netleşmiş oldu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması