İmralı'dan Devlete Sadakat Açıklaması: Görüşme Tutanakları Yayınlandı
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun İmralı'da gerçekleştirdiği görüşmenin resmi tutanakları kamuoyuyla paylaşıldı. Tutanaklara göre, Abdullah Öcalan, hedeflerinin federatif bir yapı veya özerklik olmadığını açıkça belirterek, "Türkiye artık benim de devletim" ifadesini kullandı. Bu açıklama, uzun yıllardır devam eden siyasi ve güvenlik tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.
Komisyon Üyelerinin Beklentileri ve Öcalan'ın Yanıtı
Görüşmede, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin büyük bir risk aldığını vurguladı. Yayman, milletin sorunların çözümü için daha hızlı adımlar beklediğini dile getirdi. Öcalan ise bu sözlere karşılık, "pozitif hamleler peşinde olduğu" mesajını verdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, silah bırakma çağrısında bulunurken, Suriye, Irak ve İran'daki yapıları da kapsayan bir çözümün önemine dikkat çekti. Yıldız, sorunların demokrasi çerçevesinde çözülebileceğini, ancak bunun terörsüz bir Türkiye'de mümkün olacağını belirtti.
Öcalan'ın Devlete Bağlılık İfadeleri
Öcalan, görüşmede şu önemli mesajları paylaştı:
- Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli'ye teşekkür ederek, ender görülen bir cesaret sergilediklerini söyledi.
- Erdoğan'ın Malazgirt'teki 'iç cephe' çağrısına ve Bahçeli'nin 'el uzatıyorum' ifadesine atıfta bulundu.
- "Türkiye mensubu olarak hareket edeceğim" diyerek, Türkiye'yi artık kendi devleti olarak gördüğünü vurguladı.
- Demokratik Cumhuriyet'in inşası konusunda AK Parti'nin ciddi adımlar attığını ifade etti.
Öcalan, "Devlete hizmet etmeye hazırım" sözünün arkasında olduğunu tekrarlayarak, hedeflerinin devletleşme, federatif yapı veya özerklik olmadığını, aradıkları devletin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu bildirdi.
Bölgesel Entegrasyon ve Süreç Değerlendirmesi
Öcalan, Türkiye merkezli entegrasyonun Suriye, Irak ve İran'ı da kapsayabileceğini belirtti. Suriye'de üniter devlete karşı çıkmadığını, ancak yerel demokrasi ve sivil toplumun vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Bazı siyasetçilerin söylemlerinin süreci olumsuz etkilediğine dair hatırlatmalar üzerine, çalışma imkanları artarsa tüm sorunların çözülebileceğini kaydetti. Ayrıca, Bahçeli'nin umut hakkı önerisine birkaç kez atıf yaparak, Komisyon üyelerinin gelmesinden umutlandığını ve tarihi bir aşamanın başladığını söyledi.
Bu gelişmeler, terörle mücadele ve demokratikleşme süreçlerinde yeni bir döneme işaret ederken, tutanakların yayınlanması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.