Konya Sanayi Odası tarafından bu yıl 8'incisi düzenlenen Uluslararası Otomotiv Sektörünün Geleceği (OSEG) Konferansı, otomotivdeki küresel dönüşümün tüm boyutlarıyla ele alındığı önemli bir platform oldu. Konferansta, sektörün geleceğine yön verecek kritik başlıklar masaya yatırıldı. Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen'in açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, finansman ihtiyacı ve tedarik zincirindeki dönüşüm öne çıktı. Türkiye'nin rekabet gücünü koruması için teknoloji, yeşil dönüşüm ve stratejik iş birliklerine hız vermesi gerektiği vurgulandı.
Küresel Rekabet ve Türkiye'nin Rolü
İstanbul Topkapı Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Eski Büyükelçi Prof. Dr. Kerem Alkin'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen ilk oturumda, "Otomotivde Küresel Rekabet: AB Politikaları ve 'Made in EU', Çin Etkisi ve Türkiye'nin Stratejik Rolü" teması ele alındı. Oturumda, Aselsan Önceki Dönem UGES Sektör Başkanı ve KTO Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik ile Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Çağrı Koray Öztopçu sunumlarını gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Kerem Alkin, küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinin ardından otomotiv sektöründeki değişim ve dönüşüme dikkat çekti. Otomotivde yaşanan dönüşümün ülkelerin alacağı pozisyonları doğrudan etkilediğini belirten Alkin, Türkiye'nin bu dönüşümdeki rolüne de değindi. Alkin, "Türkiye, Gümrük Birliği, lojistik avantajı ve kaliteli tedarik kapasitesi sayesinde AB'nin en büyük otomotiv tedarikçilerinden biri konumundadır. Ancak yeni dönemde bu konumu korumak için teknoloji, yeşil dönüşüm ve stratejik entegrasyon kritik önemdedir. Türkiye, sistemin dışındaki ülke değil, sistemin içinde ama yeniden konumlanan aktördür. Yeşil dönüşümü hızlandırmak, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarını artırmak, küresel iş birliklerini derinleştirmek, tedarik zincirinde stratejik konum pekiştirmek ve nitelikli insan kaynağını güçlendirmek, Türkiye'nin 5 öncelikli adımı olmalı" dedi.
Elektrikli Araçlar ve Hibrit Köprüsü
Prof. Dr. Mehmet Çelik, küresel pazarda satılan her 4 yeni araçtan birinin artık elektrikli olduğunu söyledi. Hibrit segmentin, pazardaki en hızlı büyüyen alanlardan biri olarak tam elektrikli geleceğe geçişte kritik bir köprü görevi gördüğünü ifade eden Çelik, "İçten yanmalı araçların pazar payı bölgelere göre yüzde 55 ile 75 arasında değişiyor. Satış trendi daha düşük, elektrikli araçlar hızlı büyüme trendinde" dedi.
Finansman ve Fon İhtiyacı
Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Çağrı Koray Öztopçu ise, otomotiv dünyasının farklı bir boyuta doğru gittiğini ve finansmanın da bunun en önemli parçalarından biri olduğunu kaydetti. Otomotiv sektöründeki dönüşümde Çin'in lider konumda olduğunu ve Çin'in bu alana büyük bir fon aktardığını ifade eden Öztopçu, "Dünyada yaklaşık 105 milyonluk bir otomobil kapasitemiz var. Bu eksen kayması öyle bir noktaya gitti ki, önceden otomotivdeki en büyük ihracatçı olan Japonya, artık o unvanını Çin'e devretti. Bu 105 milyonluk kapasitede, 55 milyonluk kapasite Avrupa'da ve ardından Çin geliyor. Çin, tüm dünyadaki otomotiv sektörünü etkisi altına almış durumda. Çin, burada bir fon oluşturdu. Stratejik anlamda önde olması gerektiğine inandığı otomotiv ekosistemine yatırdı bu fonu. Buradan da çok farklı bir boyuta gidiyor" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin de elektrikli araç dönüşümü konusunda fon kurması gerektiğine vurgu yapan Öztopçu, "Bizim elektrikli araçlara dönüş adımında biraz daha hızlanmamız lazım. TOGG bence çok önemli bir yatırım. Otomotiv sektöründe yatırım kolay değil, her zaman başarı olmaya da bilir. Ama TOGG çok başarılı bir şekilde devam ediyor. Bizim hızlı bir şekilde elektrikli araç dönüşümünü oluşturmamız gerekiyor. Finansman şirketlerinin de bu ekosisteme hazırlanması gerekiyor. Bunun için bir fon ihtiyacımız var. Fonlama yapısı kurmamız lazım. Bunun içine yatırım bankalarından gelen fonları, yurt dışı exim kaynaklarını koymamız lazım. Böylelikle bu dönüşümü hızlandırmanın mümkün olacağını düşünüyorum" dedi.



