Katolik Kilisesi'nin başı Papa 14. Leo, İsviçre merkezli gelenekçi Aziz Papa 10. Pius Rahip Topluluğu'nun (SSPX) kendi onayı olmadan dört yeni piskopos atama planına sert tepki gösterdi. Vatikan'ın resmi yayın organı Vatican News'in haberine göre Papa, topluluğun lideri Davide Pagliarini'ye bir mektup göndererek bu adımdan vazgeçilmesini talep etti.
Papa Mektubunda Ne Dedi?
Papa 14. Leo mektubunda, topluluğun geleneğe bağlılık arzusunu takdir ettiğini belirterek, "Size yalvarıyorum ve tüm kalbimle rica ediyorum. Lütfen (bu karardan) geri dönün." ifadelerini kullandı. Papa, atılması planlanan adımı "bölücü bir eylem" olarak nitelerken, bu atamaların gerçekleşmesi halinde "geçerli olmayacağını" vurguladı.
Aforoz Riski Kapıda
Kilise hukukuna göre, Papa'nın onayı olmadan yapılacak piskopos atamaları, Katolik Kilisesi'nin birliğine yönelik "bölücü" bir adım sayılıyor. Bu durumda, ataması yapılacak dört piskopos ile atamayı gerçekleştiren piskoposun aforoz edilmesi bekleniyor. Topluluk, Vatikan ve Papa'dan gelen uyarılara rağmen, 1 Temmuz'da Econe'de düzenlenecek törenle İsviçreli Pascal Schreiber, ABD'li Michael Goldade, Fransız Michel Poinsinet de Sivry ve Marc Hanappier'i piskopos olarak atamayı planlıyor.
SSPX'in Geçmişi ve Lefebvre Aforozu
SSPX, 1970'li yıllarda Katolik Kilisesi'nin 1962-1965 arasındaki İkinci Vatikan Konsili kararlarına karşı çıkmak amacıyla kuruldu. Topluluğun kurucusu Fransız Başpiskopos Marcel Lefebvre, 1988 yılında Papa'nın onayı olmadan dört piskopos atadığı için aforoz edilmişti. Vatikan, 2009 yılında Papa 16. Benediktus döneminde bu dört piskopos hakkındaki aforoz kararını kaldırmıştı. SSPX'in bugün bünyesinde 733 rahip, 264 öğrenci ve yaklaşık 250 rahibe bulunduğu belirtiliyor.
Kriz Katolik Kilisesi'nde Bölünme Endişesi Yarattı
İtalyan basınında çıkan haber ve yorumlarda, bu krizin 8 Mayıs 2025'te papalığa seçilen Papa 14. Leo'nun dönemindeki ilk ciddi iç kriz olduğu ve Katolik Kilisesi'nde bölünme olasılığını gündeme getirdiği ifade ediliyor. Vatikan'ın bu krizi yönetme şekli, Papa'nın otoritesi ve Kilise'nin birliği açısından kritik önem taşıyor.



