Türkiye'nin Huzur Adası Haritası ve Bölgesel Stratejileri
Yüksel Aytuğ, 11 Mart 2026 Çarşamba günü yayınlanan köşe yazısında, Türkiye'nin bölgesel konumunu analiz eden bir haritaya dikkat çekti. Harita, doğudan batıya, kuzeyden güneye savaşlarla kuşatılmış bir coğrafyada Türkiye'nin barış, huzur ve istikrar abidesi olarak yükseldiğini gösteriyor. Bu durumun tesadüf olmadığını vurgulayan Aytuğ, Türkiye'nin bu konuma ulaşmak için çok çalıştığını, emek verdiğini, fedakarlıkta bulunduğunu ve bedel ödediğini belirtti.
Dış Politika ve Savunma Hamleleri
Yazıda, Türkiye'nin bu gurur verici haritaya ulaşmak için attığı adımlar detaylandırılıyor. Birleşmiş Milletler'de "Dünya 5'ten büyüktür, daha adil bir dünya düzeni mümkündür" söylemiyle pek çok mağdur ve mazlum ülkeyi inandırdığımız ifade ediliyor. Mevcut tehlikeleri sınırlar ötesinde durduran aktif bir önleyici dış politika ve askeri strateji uygulandığı vurgulanıyor. Her zaman barışın yanında saf tutulduğu ve samimi arabuluculuk girişimleriyle güven ve takdir kazanıldığı kaydediliyor.
Libya'dan Kosova'ya, Azerbaycan'dan Somali'ye, Suriye'den Katar'a kadar her yerde bayrak dalgalandırıldığı belirtilirken, vizyonsuz eleştirilere aldırış edilmediği aktarılıyor. Karadeniz'de füze denemeleriyle ilgili eleştirilere gülüp geçildiği, muhteşem savunma sanayii hamlelerine devam edilerek bölgenin en caydırıcı askeri gücü haline gelindiği ifade ediliyor.
İç ve Dış Tehditlere Karşı Stratejiler
Terörist gruplara silah bıraktırıldığı, kucaklayıcı ve barışçıl bir anlayışla her kültürel farklılığın zenginlik olarak görüldüğü, içeride safların sıklaştırıldığı belirtiliyor. "Huzur adasının" mimarlarına saygı ve minnet duyulduğu vurgulanıyor.
Yazıda, İran'da ateşten eli yanan ABD ile İsrail'in Ortadoğu'da yeniden "maşa" ararken terörist Kürt grupları düşündüğü iddia ediliyor. Dikkat çekici bir şekilde, "Kürtler" değil, "terörist Kürt gruplardan" söz edildiği belirtiliyor. Daha önce Irak ve Suriye'de denenen bu stratejinin, vizyoner, dirayetli ve kararlı müdahalelerle başarısız kılındığı ifade ediliyor.
Şimdi İran'ı PEJAK sayesinde bölmeyi amaçladıkları kaydedilirken, sağduyulu Kürt halkının buna izin vermeyeceği ve içlerindeki ayrık otlarını söküp atacağına dair güven dile getiriliyor. ABD ve İsrail'in Suriye'de YPG'yi ortada bıraktığı hatırlatılarak, hükümetin barış ve kardeşlik hamlesinin değerinin anlaşılması umuluyor.
Turizm ve Ekonomik Etkiler
Yazıda, savaşın Dubai, Beyrut, Güney Kıbrıs ve Tel Aviv'in turizm gelirlerine büyük sekte vurduğu iddia ediliyor. Önümüzdeki yaz için bu bölgelere yapılan rezervasyonların yüzde 70'inin iptal edildiği belirtilerek, Türkiye'nin turistik açıdan büyük bir avantaj elde ettiği vurgulanıyor.
Bu durumda, Türkiye'nin ekonomisine sekte vurmak isteyen Siyonist İttifak'ın, İran'daki ajanlarını veya askeri inisiyatif sahibi "hücrelerini" kullanarak Türkiye'ye art arda iki füze ateşlediği iddia ediliyor. Amaçlarının, turistlerin gözünde Türkiye'nin bölgedeki tek güvenli ülke olduğu imajını yıkmak olduğu öne sürülüyor.
Gaf'let Kürsüsü ve İlginç İddialar
Yazının son bölümünde, ABD'nin İran'da gerçek sandığı helikopter çizimine milyon dolarlık füze attığı belirtilerek "İşte Acem oyunu!" ifadesi kullanılıyor. Ayrıca, Kuzey Kore Lideri Kim Jong Un'un oğlu olduğunu iddia eden bir vatandaşın çıktığı ve yakında Gayrimeşru G7 Zirvesi'nin İstanbul'da toplanabileceği gibi ilginç iddialara yer veriliyor.
Son olarak, "Bugün internet gitti. Evdekilerle iki saat konuştuk, güldük, eğlendik. İyi insanlarmış..." şeklinde bir sosyal medya paylaşımına atıfta bulunuluyor. Yasal uyarı notunda, yayınlanan köşe yazısının tüm haklarının Turkuvaz Medya Grubu’na ait olduğu ve kaynak gösterilse dahi kullanılamayacağı belirtiliyor.



