Yoğun Bakım Süreleri Hastalık İznine Dahil Edilir mi?
Devlet memurlarının sağlık sorunları nedeniyle yoğun bakımda geçirdikleri sürelerin, hastalık izni hesaplamalarında nasıl değerlendirileceği sıkça sorulan bir konudur. Bu durum, özellikle uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklarda memurların haklarını korumak açısından büyük önem taşımaktadır.
Yasal Düzenlemeler ve Hastalık İzni Süreleri
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105'inci maddesi, memurlara verilecek hastalık izinlerini düzenlemektedir. Maddeye göre, memurlara aylık ve özlük hakları korunarak, raporda belirtilen gereklilik üzerine izin verilmektedir. Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli tedavi gerektiren durumlarda 18 aya kadar, diğer hastalıklarda ise 12 aya kadar izin hakkı tanınmaktadır.
Kanunun önemli bir hükmü, memurun hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi sürelerinin, hastalık izni süresinin hesabında dikkate alınmasıdır. Bu, yoğun bakım sürelerinin de izin hesaplamalarına dahil edileceği anlamına gelmektedir.
Yönetmelik Hükümleri ve Detaylar
29 Ekim 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik de konuyu açıklığa kavuşturmaktadır. Yönetmeliğin 6'ncı maddesinde şu hususlar belirtilmiştir:
- Azami izin sürelerinin hesabında, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinleri de dikkate alınır, ancak iki izin arasında geçen sürenin bir yıldan az olması gerekmektedir.
- Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık izni süresinin hesabında mutlaka dikkate alınmalıdır.
- İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, belirtilen süreler kadar uzatılabilir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
Hastalık izni sürelerinin hesaplanmasında, yoğun bakımda geçirilen sürelerin yataklı tedavi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu, memurların tedavi süreçlerinde hak kaybı yaşamaması için kritik bir noktadır. Ayrıca, farklı hastalık tanıları için azami sürelerin ayrı ayrı hesaplanması önem taşımaktadır.
Mülga Devlet Personel Başkanlığı'nın 6 Nisan 2016 tarihli görüş yazısında da, hastalığın uzun süreli tedavi gerektirip gerektirmediği konusunda tereddüt olması halinde, ilgiliden tabip tarafından verilen bir rapor istenmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Bu, süreçlerin sağlıklı ilerlemesi için önemli bir yol göstericidir.
Sonuç olarak, yoğun bakımdaki memurun hastanedeki süreleri, yasal mevzuat çerçevesinde hastalık izni sürelerine dahil edilmektedir. Memurların bu konuda bilinçli olmaları ve haklarını korumaları, sağlık sorunlarıyla baş etme süreçlerinde büyük kolaylık sağlayacaktır.