Umman'ın başkenti Maskat'ta, İran ve ABD arasında olası bir savaşı engellemek amacıyla ilk dolaylı müzakereler gerçekleştirilirken, Washington'dan İran ekonomisini hedef alan ekonomik operasyonun detayları bizzat ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından anlatıldı. Senato Bankacılık Komitesi önünde senatörlerin ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki yönetimin ekonomi politikalarına ilişkin sorularını yanıtlayan Bessent, stratejinin açıklamasını yaparak dikkat çekti.
İran Ekonomisine Yönelik Strateji: Dolar Kıtlığı Oluşturmak
Bessent, "Hazine Bakanlığı olarak yapabileceğimiz ve yaptığımız şey, ülkede bir dolar kıtlığı oluşturmaktır" ifadelerini kullanarak, İran ekonomisini çökertmek amacıyla uygulanan stratejiyi gözler önüne serdi. Bu stratejinin İran’a karşı uygulandığını vurgulayan Bessent, sürecin Aralık ayında İran’daki en büyük bankaların birinin çökmesiyle hızlı ve çarpıcı bir doruk noktasına ulaştığını belirtti.
Bankanın Çöküşü ve Halkın Sokaklara Çıkması
Bessent, "Bankaya hücum yaşandı. Ardından Merkez Bankası para basmak zorunda kaldı ve İran para birimi serbest düşüşe geçti. Enflasyon patladı ve bunun sonucunda İran halkını sokaklarda gördük" dedi. Bu açıklama, ekonomik operasyonun İran'da yarattığı sosyal ve finansal etkileri net bir şekilde ortaya koydu.
İranlı Liderlerin Para Transferleri ve "Fareler Gemiyi Terk Ediyor" İfadesi
Bessent, "İran’ın tüm partnerlerini izlemeye devam edeceğiz. İyi haber, İranlı liderlerin ülkeden çılgınca para transfer ettikleri ve bunu açıkça görüyoruz. Yani fareler gemiyi terk ediyor ve bu, sonun yakın olabileceğini bildiklerinin işareti" şeklinde konuştu. Bu ifade, İran yönetiminin içinde bulunduğu duruma dair önemli bir gözlem olarak kaydedildi.
Ayandeh Bank'ın Çöküşü ve 5 Milyar Dolarlık Zarar
İran’da rejime yakın çevrelerce yönetilen Ayandeh Bank, geçtiğimiz yılın Ekim ayında yaklaşık 5 milyar dolar zarara uğrayarak batmıştı. Banka, devlet tarafından devralınmış ve Merkez Bankası, açığı kapatmak için büyük miktarda para basma yoluna gitmişti. Bu olay, İran ekonomisindeki kırılganlığı daha da belirgin hale getirdi.
Maskat'taki Dolaylı Görüşmeler ve Diplomatik Süreç
Umman Dışişleri Bakanlığı, dün başkent Maskat'ta yürütülen dolaylı yoldan gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin, İran'ın nükleer sorunlarıyla ilgili diplomatik ve teknik müzakerelerin yeniden başlatılması için zemin hazırlamaya odaklandığını duyurdu. Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr bin Hamad Al Busaidi, süreci yönetmek amacıyla İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi liderliğindeki heyet ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff başkanlığındaki heyetle ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.
ABD Heyetinin Katılımı ve Erakçi'nin Açıklamaları
ABD heyetine ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper da katıldı. Müzakere heyetlerinin istişareler için ülkelerine döneceğini aktaran Erakçi, "İyi bir başlangıç yaptık. Nasıl devam edeceğimiz konusunda temas kuracağız. İyi bir başlangıç oldu. İstişare edildikten sonra görüşmelerin nasıl devam ettirileceğine dair bir karar verilecek. Görüşmelerin devam ettirilmesi ilkesinde bir fikir birliği olduğu görülüyor. Sürecin devam etmesi konusunda mutabık kalındı" ifadelerini kullandı.
Çerçeve Metin ve Güven İnşası
Erakçi, "Hemen yargıda bulunmak istemiyorum fakat görüşmeler bu şekilde devam ederse, üzerinde anlaşmaya varılmış bir çerçeveye ulaşılabilir" diyerek iyimser bir ton kullandı. Ayrıca, "Öncelikle güvensizliğin üstesinden gelmeli ve müzakereler için bir çerçeve belirlemeliyiz" şeklinde konuştu. İran heyetinin ABD'ye bir çerçeve metin sunduğu kaydedildi, bu da görüşmelerin somut adımlar atma potansiyeli taşıdığını gösterdi.
Bu gelişmeler, ABD ve İran arasındaki gerilimin hem diplomatik hem de ekonomik cephelerde nasıl şekillendiğini ortaya koyarken, uluslararası toplumun bölgedeki barış sürecine dair beklentilerini de etkileyecek gibi görünüyor.