ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yemen'in güneydoğusunda yaşanan ve bölgedeki istikrarı tehdit eden son gelişmeler karşısında kaygılarını resmi olarak açıkladı. Rubio, tüm taraflara itidal ve diyalog çağrısında bulunarak, kalıcı çözümün ancak diplomatik kanallarla mümkün olabileceğinin altını çizdi.
ABD'nin Endişesi ve Diplomatik Çağrı
Marco Rubio, ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, "ABD, Yemen'in güneydoğusundaki son gelişmelerden endişe duyuyor" ifadelerini kullandı. Rubio, açıklamasının devamında, mevcut krizden çıkış yolunun şiddet değil, müzakere masası olduğunu vurguladı.
ABD'li diplomat, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) bölgede tansiyonu düşürmek için gösterdiği çabaları memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bu diplomatik girişimlerin, Yemen'deki kırılgan durum için hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Yemen'deki Son Gelişmeler ve Kontrol Değişimi
Rubio'nun bu çağrısının arka planında, Yemen'deki güç dengelerinde yaşanan önemli bir değişim yatıyor. 4 Aralık tarihinde, BAE destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçleri, ülkenin doğusundaki petrol zengini Hadramevt vilayetinde bulunan kilit bölgelerin, stratejik kentlerin ve petrol sahalarının kontrolünü ele geçirdi.
GGK Başkanı Ayderus ez-Zübeydi, 9 Aralık'ta geçici başkent Aden'de yaptığı açıklamada, Güney Silahlı Kuvvetleri'nin Mehra vilayetini de kontrol altına aldığını duyurdu. Bu hamleler, Yemen'deki meşru yönetim ile ayrılıkçı güçler arasındaki gerilimi önemli ölçüde tırmandırdı.
Yemen Yönetiminden Tepki ve Çekilme Çağrısı
Yaşanan bu askeri gelişmelere Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'den net bir tepki geldi. El-Alimi, Güney Geçiş Konseyi'ne, ele geçirdiği Hadramevt ve El-Mehra vilayetlerinden derhal çekilme çağrısı yaptı. Bu talep, uluslararası toplumun da dikkatini bölgeye çekti.
ABD'nin bu süreçte yaptığı itidal çağrısı, bölgede daha geniş çaplı bir çatışmanın önüne geçmeyi ve tarafları yeniden diplomasi masasına oturtmayı hedefliyor. Yemen'deki iç savaşın uzun yıllardır devam ettiği göz önüne alındığında, Suudi Arabistan ve BAE'nin arabuluculuk girişimleri bir umut ışığı olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Yemen'in güneydoğusundaki kontrol değişimi uluslararası dengeleri hareketlendirmiş durumda. ABD'nin öncülüğündeki diplomatik çabaların, bölgede yeni bir şiddet sarmalını engelleyip engellemeyeceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.