İran'da geçtiğimiz ay başlayan ve ülke geneline yayılan protestoların kontrol altına alındığı açıklanırken, gözler bu kez Washington yönetiminin atacağı adımlara çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın sert söylemlerini yumuşatmasına rağmen, bölgede alarm durumu devam ediyor. Uzmanlar, ABD'nin daha önce de diplomasi masasında otururken saldırı düzenlediğini hatırlatarak benzer bir senaryodan endişe duyuyor.
Protestolar ve Trump'ın Yumuşayan Söylemi
28 Aralık 2025'te Tahran'ın Büyük Çarşısı'nda ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlayan gösteriler, kısa sürede ülkenin diğer şehirlerine de yayılmıştı. İranlı yetkililer, olayların kontrol altına alındığını ve sokaklarda hayatın normale döndüğünü ilan etti. Ancak küresel kamuoyunun dikkati, İran-ABD hattındaki gerilime kilitlendi.
ABD Başkanı Donald Trump, bir açıklama yaparak "İran'ın göstericileri idam planı yok" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Washington yönetiminin olası bir askeri müdahale ihtimalini düşürdü. Fakat Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump için tüm seçeneklerin halen masada olduğunu vurgulayarak farklı bir mesaj verdi. Leavitt, İran'da planlandığı iddia edilen 800 infazın durdurulduğunu da öne sürdü.
ABD'nin Geçmiş Saldırı Taktiği Endişe Yarattı
Endişelerin temelinde, ABD'nin geçmişte izlediği strateji yatıyor. Haziran 2025'te, diplomasi trafiği devam ederken, ABD İsrail ile birlikte İran'a 12 gün boyunca saldırı düzenlemişti. Bu nedenle, Washington yönetiminin yine aynı "sinsi taktiği" uygulayabileceği konuşuluyor.
Konuyla ilgili görüşler şu şekilde:
- Reuters'a konuşan iki Avrupalı diplomat, isimlerini açıklamadan, ABD'nin İran'a saldırma riskinin hala yüksek olduğunu belirtti.
- The New York Times gazetesi ise ABD'nin, İran'ın güvenlik güçlerini hedef alan ve siber saldırı seçeneklerini değerlendirdiğini iddia etti.
İsrail Üzerinden Karşılıklı Güvence
Diğer yandan, The Washington Post gazetesinin haberine göre ilginç bir gelişme yaşandı. İran'daki protestoların başlamasından sadece birkaç gün önce, İsrail yetkilileri Rusya aracılığıyla Tahran yönetimine bir mesaj iletti. Haberde, iki ülkenin Rusya kanalıyla karşılıklı olarak "ilk saldırıyı başlatmama" konusunda güvence verdikleri öne sürüldü. Bu durum, bölgedeki gerilimin kontrol altında tutulmaya çalışıldığını gösteren bir hamle olarak yorumlandı.
Sonuç olarak, İran'da sokaklar sakinleşmiş olsa da uluslararası arenadaki gerilim tam olarak dinmiş değil. ABD'nin önceki saldırgan tutumu ve diplomatik kaynakların uyarıları, bölgedeki alarm durumunun devam etmesine neden oluyor. Tüm tarafların bir sonraki hamlesi, Ortadoğu'daki dengeleri yeniden şekillendirebilir.